KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2024/22
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
Karar Metni
1.207 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/178 Esas
KARAR NO:2024/22
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/03/2023
KARAR TARİHİ:16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşterileri tarafından talep edilen ürünlere ilişkin imalatlar yapıp sattığını, davalıya da faturaya konu imalatları yaparak teslim ettiğini, bir kısım borcu ödeyen davalının 179.118,96 TL bakiye borcu ödemediğini, bu nedenle kendisine noter aracılığı ile ihtar çekildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında ---------dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin imalını yapmış olduğu ürünlerin tasarımları yurt dışından gelen; ölçü, özellik ve nitelik itibariyle sipariş üzerine üretimi yapılan ve davalı tarafça ihracatı yapılan ürünler olduğunu, davacı firma tarafından imali sağlanan ürünlerin sayıca çokluğu ve niteliği sebebiyle;
ürünlerdeki imalat hatası ve ayıplar doğrudan muayene, tespit, kontrol ve ayrıştırmaya müsait olmayıp gizli ayıp hüviyetinde olduğunu, ancak ihracatı yapılıp son kullanıcıya ulaştığı anda hata ve ayıpların ortaya çıktığını, davacıdan alınan ürünlerdeki hatalı ürün ve kalite sorunları nedeniyle müvekkilinin 100.000,00 Euro zarara uğradığını, karşılıklı kabul ve mutabakat ile bakiye borcun hitamı konusunda tarafların anlaştığını beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 11.03.2022 tarihinde 179.118,96 TL cari hesap alacağı 26.704,67 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 205.823,63 TL üzerinden ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 19.03.2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 21.03.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ olmadığı belirlendi.İlgili vergi dairesinden davalının -------- formları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.Dosya taraf defter ve kayıtlarını incelemek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ----------- hazırlamış olduğu raporda özetle;
taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğunu, ve birbirlerini doğruladığını davacı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı--------açık hesabına 10/03/2022 takip tarihi itibariyle 179.118,96 TL tutarında BORÇ bakiyesinin bulunduğunu, eş deyişle davacının kendi ticari defterlerinde davalı açık hesabından takip tarihi itibariyle 179.118,96 TL tutarında alacaklı gözüktüğünü, davalı şirketin incelenen kendi ticari defterlerinde;
davacı -----------açık hesabına 10/03/2022 takip tarihi itibariyle 179.118,96 TL tutarında ALACAK bakiyesinin bulunduğunu, eş deyişle davalı şirketin kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabında takip tarihi itibariyle 179.118,96 TL tutarında borçlu gözüktüğünü, temerrüt tarihi itibari ile davacının talep edebileceği tazminat miktarının 26.786,87 TL olduğunu belirtmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibari ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: Taraflar arasında bir sözleşme bulunup bulunmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa edip etmediği, alacağa konu malları tam ve eksiksiz teslim edip etmediği, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağın bulunup bulunmadığı,
davacı tarafça yapılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.
6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle iki bin beş yüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir.Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan faturalar ve vergi dairesine yapılan bildirimlerden taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabittir.
Davalının davaya konu faturaları defterlerine kaydettiği anlaşılmakla faturaya konu malın teslim edilmediğini yahut taraflar arasında ticari ilişki olmadığını ispat yükü yapmış olduğu bildirimin aksini iddia eden davalı tarafta olup davalı tarafça buna ilişkin somut bir delil dosyaya sunulmamakla birlikte davalının iddiası malların ayıplı olduğuna ilişkindir.
Ancak malların ayıplı olduğuna ilişkin delil sunmayan faturaya itiraz etmeyen, ayıba ilişkin ihbarda bulunmayan davacının işbu iddiası ispatlanmamıştır. Bu kapsamda birbirlerini doğrulaya ve usulüne uygun tutulan taraf ticari defterleri doğrultusunda davacının davalıdan 179.118,96 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Öte yandan davacının davalıya noter aracılığı ile ihtar çektiği, ihtarında ödeme için 2 gün süre verdiği, davalının 14.04.2021 tarihi itibari ile temerrüde düşürüldüğü, bu tarihten itibaren talep edebileceği faiz miktarının 26.786, 87 TL olduğu,
davacının daha azını talep ettiği taleple bağlılık ilkesi gereği talep miktarı kadar hükmedilmesine karar verilmiştir.İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş,
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/178, K. 2024/22, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama