KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/236
- Karar No
- 2024/543
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
1.784 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/236 Esas
KARAR NO: 2024/543
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/03/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında ticari mal satış işlemi gerçekleştiğini, söz konusu satış ilişkisine istinaden müvekkili tarafından davalıya satışı yapılan ürünlere ilişkin olarak, fatura tanzim edildiğini, söz konusu faturaların e-fatura olarak tanzim edilmiş olduğunu, düzenlendiği tarihte davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket 8 günlük yasal süresi içerisinde faturalara itiraz etmeyerek fatura içeriklerini ve dolayısıyla müvekkil firmaya borçlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı firma tarafından müvekkil şirkete 1.883,15 USD olmak üzere, ilk faturaya mahsuben kısmi bir ödeme de yapıldığını,
faturaların vadesi geçmesine rağmen söz konusu ödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmadığından, yapılan kısmi ödeme mahsup edilerek kalan bakiye alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı firmanın söz konusu takibe (borca, faize ve ferilerine) haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ve takibin devamı için dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığından işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, davalının faiz itirazı yönünden.
İcra takibinin ----- üzerinden açılması sırasında, asıl alacak kalemlerine işletilen faiz oranı --------- faiz oranı olması gerekirken tarafların tacir olması nedeniyle sehven ticari avans faiz oranı işletildiğini, takip konusu alacağın likit bir alacak olması nedeniyle likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, likit alacağa haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçlu tarafça icra takibine kötü niyetli ve haksız yere itiraz edildiğinden,
söz konusu itirazın, davalı Şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde ifade edilen ------ bedelli fatura nedeniyle müvekkil şirketin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, ----- işletilen faizin hatalı olduğu hem ödeme emrinde yazan ibarelerle hem de davacının dava dilekçesindeki beyanı ile ortaya konduğunu, davacının ileri sürdüğü icra inkar tazminatı isteminin de reddi gerektiğini, haksız ve yasal dayanağı olmayan icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsilini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 04/11/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 19.849,11USD tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 12/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi---- rapor içeriğine göre; ------ döneminde 6 aya kadar vadeli ---- Bankalar arası en yüksek faiz oranı % 3,75 olduğunu, ---------- döviz cinsinden 6 aylık mevduata uygulanan faiz oranlarını % 3,75 olarak belirlediğini, davacının her iki faturadan davalıdan takip tarihi itibarı ile alacaklı olduğu tutarın;
----Cinsinden ---- Takip Tarihindeki ------ Türk Lirası tutarı :---- ------cinsinden : --- Olmak üzere Toplam = --------- Davacının davalıdan olan alacağının tespitini talep etmesi halinde; Takip Tarihi itibarı ile alacak ------ ---- Tarihinde yapılan ödeme ----- Alacak tutarı --------- olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ---- tarihli rapor içeriğine göre; davalı şirkete ait incelenen 2022 yılı ticari defter ve belgeleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı şirketin, 2022 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığını, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı şirketin incelenen ticari defterlerine göre dava konusu faturaların davalı ticari defterlerinde işlenmiş olduğunu, davalının defter kayıtlarına göre;
davacıya --- dava tarihi itibarıyla ---- borçlu olduğunu, dosyaya mübrez davalı şirketin ilgili vergi dairesi müdürlüğü yazısında; davalı şirketin---- formlarına göre; davacı şirketten satın aldığı mal veya hizmete ilişkin faturaların -------- olduğunun görüldüğünü bildirmiştir.Bilirkişi ----- rapor içeriğine göre; davacıya ait -----adresinde bulunan işyeri merkezine -------tarihinde gidilerek,
şirketin ---- yılı ticari e-defter kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucu tespitlerin yetkili muhasebe müdüründen alınan belgeler ve incelenen dava konusu hususların sunulduğunu, davacının ------yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığını, şirketin e-defter uygulamasına tabi olduğu tespit edildiğinden,
defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığını, davacı şirketin kayıtlarında davalı tarafın 18.504,94 USD borçlu gözüktüğünü, önceki bilirkişi raporunda yapılan tespitte, davalının muhasebesinde muavin kayıtlarında davacı şirket davalıdan 18.445,46 USD alacaklı olarak gözüktüğünü, taraflar arasında davacı aleyhine olarak 59,48 USD hesap bakiye farkı ------- bulunduğu tespitine varıldığını, yapılan tetkiklerde tarafların ------ cinsinden faturaları karşılıklı doğru şekilde kaydettiklerini,
ancak davalı tarafından davacıya 22.07.2022 tarihinde banka havalesi ile gönderilen 167.690,00 TL tutarındaki havale bedelinin hesaplara kaydedilirken uygulanan kurdan kaynaklandığının anlaşılmış olduğunu, davacı tarafın raporda sunulan -------davalının dövizli hesabına alacak kaydedildiğini, işlemin olması gerektiğini ve usule uygun olduğunu, yabancı para cinsinden mevcut ticari ilişki kapsamında, davacının davalı taraftan ------ alacaklı göründüğünü, davalıda görünen----- eksik bakiyenin hatalı olarak hesaplanan döviz kurundan kaynaklandığı tespitlerine varıldığını, muavin hesap kayıtlarında görüldüğü üzere,
davalının kayıtlarında davacının döviz üzerinden ----- gözüktüğünü, davalının davacıya------ tarihinde yaptığı ödeme neticesinde ---- davacının alacak bakiyesi kaldığını, geçerli ---- hesaplanan davacının kayıtlarında olduğu gibi 18.504,94 USD davacının davalıdan alacaklı kaldığının kabul edilmesi gerektiğini bildirmiştir.Bilirkişi ------ tarihli rapor içeriğine göre;
davacının davalı taraftan ----- tarihi itibariyle,------alacaklı göründüğünü, davalının davacıya ----borçlu göründüğünü, taraflar arasında --- farkının bulunduğunu, davalının davacıya ----tarihinde yaptığı ödeme neticesinde (Hatalı kur hesabından kaynaklandığı bunun neticesinde davalının davacıya ------ borçlu olduğunu, davacı şirketin, davalı şirketten işlemiş faizin ---olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup,
Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.
Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222.
Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle ----alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının --------- alacaklı olduğu, tarafların takip konusu faturaları ----- cinsinden doğru kaydettikleri, HMK.
221. maddesi gereği ----- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ----------davalının ---- bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının B/A formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği -----,
davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği ------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, taraf kayıtları arasındaki farkın ise davalının yaptığı TL cinsinden ödemenin hesaba kaydı yapılırken uygulanan kurdan kaynaklandığı, davacının kayıtlarına göre uygulanan kurun doğru olduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiği faiz oranının takip talebindekinden daha az olduğu,
Mahkememizce de resen yapılan hesaplamaya göre davacının 624,08USD faiz alacağının bulunduğu anlaşılmış, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 19.129,02 USD alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle,
hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/236, K. 2024/543, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama