KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/376
- Karar No
- 2025/248
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/376 Esas
KARAR NO:2025/248
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 24/05/2023
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile ---- yevmiye numaralı ve --- tarihli alacak temlik sözleşmesi imzalandığını, temlik sözleşmesi gereğince ----- tarafından kullandırılan kredilerden kaynaklı tahsili gecikmiş alacakların her türlü teminatı ile birlikte müvekkiline temlik edilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, bu sebeple müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, --- kredili müşterilerinden ------ imzalandığını, davalı da işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, --- gereğince kredi kullandırıldığını, ------- gereğince, kredili firma ve davalı kefil,
müvekkiline karşı borcun tamamından sorumlu olduğunu, ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi tüm borçlulara tebliğe çıkarıldığını, davalıların, gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz etmediğini, ihtarnameye itiraz edilmediğinden mevcut ihtarname İİK. m.68/b‘de sayılan belgelerden sayıldığını ve itirazın iptali gerektiğini, borcun ödenmemesi üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ---- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, akabinde ise borçlu davalı ------ tarafından haksız ve dayanaktan yoksun şekilde itiraz edilerek,
asıl alacağa, faize, faiz oranlarına, fer'ilerine ve takibin tamamına itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi incelendiğinde, borçlunun itirazında hiçbir haklı sebep sunamadığı soyut bir şekilde itiraz etmiş olduğunun görüldüğünü, imzalanan genel kredi sözleşmesinde, temerrüt faiz oranı, krediye uygulanan faiz oranının TL kredilerinde kredinin kullandırıldığı tarihte ----tarafından ilan edilen ------ oranına kadar faiz uygulanacağı hususunda tarafların mutabık kaldığı,
bu kapsamda takip talebinde talep edilen faiz oranında sözleşmeye aykırılık bulunmadığını, sözleşmede davalının kullanacakları kredilerden oluşan borç miktarına uygulanan akdi faiz oranının ve temerrrüt faiz oranının tesbiti ve uygulanmasına ilişkin hükümler T.T.K. ve BK.’nun hükümlerine uygun bulunduğunu, müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, davalı/borçlunun icra takibine itirazının haksız ve yersiz olduğunun belirli olduğunu, davalının haksız olarak yapmış olduğu itirazının iptali ve %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir--------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 23/10/2014 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 25.785, 19 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara --- tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu- davalı tarafından 17/11/2022 havale tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup Bilirkişi rapor içeriğine göre; davalının, temlik veren---- dava dışı---- arasında akdedilen ------- müteselsil kefil olarak imzası bulunduğu ve bu kapsamda davacının davalıyı takip etme hakkının bulunduğu,
temlik veren bankanın gönderdiği ihtarnameler yönünden yapılan incelemede, ---- krediler yönünden davalının adresine ihtarname gönderilmediği,------numaralı kredi kartı yönünden ise gönderilen ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyada tespit edilemediğinden davacının davalıyı 4 kredi alacağı yönünden de temerrüte düşüremediğinin değerlendirildiği, yapılan hesaplamalarda ---- numaralı kredi yönünden;
taraflar arasında akdedilen---- kapsamında gönderilen ihtarnamede gecikme faizi 227,12 olarak belirtildiğinden akdi faiz oranı %13,56, ---- numaralı krediler yönünden ----tarafından ilan edilen akdi faiz oranı %24,24, ----- numaralı kredi yönünden ---- maddesi kapsamında gönderilen ihtarnamede gecikme faizi %30 olarak belirtildiğinden akdi faiz oranı %15 ve ---- numaralı kredi kartı yönünden ise ----- tarafından ilan edilen akdi faiz oranı %24,24 baz alınarak hesaplamalar yapıldığını, yapılan hesaplamalar neticesinde; davacının, davalıdan ----sayılı dosyası ile talep edebileceği tutarın; ---- anaparalar toplamı olduğu,
-----kat-takip arası işlemiş akdi faizler toplamı olduğu, --- kat-takip arası işlemiş akdi faizler ---- toplamı olduğunu,------ kat tarihine kadar işlemiş faiz ve fer'ileri olduğunu, toplamın --- olduğunu, davacının takip talebinde --- nolu kredi için %27,52, ----- numaralı krediler içinse --- tarafından ilan edilen oranlarda temerrüt faizi isteyebileceğini beyan etmiştir.
TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir.
Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı temlik eden ---- ile dava dışı ----arasında ------ imzalandığı,
davalının da işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefaletin geçerli olduğu, temlik alan -davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 25.133,36 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
15/04/2025
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/376, K. 2025/248, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama