KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/54
- Karar No
- 2024/723
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/54 Esas
KARAR NO: 2024/723
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/01/2023
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket nezdinde ---- ile sigortalı davalı/borçlu --- malik ve dava dışı --- alkollü olarak sevk ve idaresinde olduğu --- plakalı aracın, ---tarihinde, ---- önünde seyir halinde iken ön kısımları ile dava dışı sürücü --- sevk ve idaresindeki ------ plakalı araca arkadan çarpması, akabinde aracın 23 metre savrularak ve ters yönde durması neticesinde yaralanmalı, iki araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı sürücü--- zorunluluk hallerine uymaması, arkadan çarpması,
alkollü olarak araç kullanması ve kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinden asli ve (%75) oranında kusurlu olarak sorumlu olduğunu, davalı(borçlu) -----aracın işleteni olduğunu, müvekkil şirkete vaki hasar ihbarına müteakip --- hasar dosya numarasından dava dışı ------vefatı gereğince destekten yoksun kalma tazminat bedeli olarak 120.000,00-TL sulh olunan tazminat ödemesi 19.01.2022 tarihinde ilgililerine yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkil sigorta şirketi, --------doğan alacağa, TTK m.1481 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu,
işbu rücuen tazminat alacağının dava dışı --------vefatı gereğince destekten yoksun kalma sulh olunan tazminat bedeli için ödenen 120.000,00-TL'lik bakiye hasar tazminat tutarının ödeme tarihi olan 19.01.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık değişen oranlarla işleyen avans faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,
yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, somut olayda husumet her ne kadar araç maliki sıfatıyla müvekkil şirkete yöneltilmiş ise de dava ve kazaya konu ----- plakalı araç yönünden müvekkil şirketin "işleten" sıfatı bulunmadığını, davaya konu kazanın 20.12.2014 yılında gerçekleştiğini, olay ile dava arasında 9 yıllık süre geçtiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kaza anında aracın müvekkil firma üzerine kayıtlı olduğunu davacı tarafından bilindiği halde 14.02.2022 tarihinde iadeli taahhütlü bir yazı gönderilerek sulh olunduğu ve sulhe ilişkin olarak ödenen bedelin taraflarınca karşılanması talep ettiklerini,
bu yazıya istinaden ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin keşide edildiğini, talep edilen bedelin hukuki bir dayanağının bulunmadığının bildirildiğini, bu süre zarfında görülmekte olan ------ esas dosyasına ilişkin olarak da taraflarına hiçbir bilgilendirilme yapılmamış olduğunu, savunma sunma olanağı tanınmadığını, öncelikle davanın, gerçek "işleten" sıfatını haiz olan ------ ihbarına, işleten sıfatının müvekkil şirkete ait olamaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddini,
yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi gereği zmms poliçesi kapsamında davacı sigortacı tarafından ödenen tazminatın alkollü araç kullanımı nedeniyle sigortalı araç sahibinden rücuen tazmini hususunda başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 122.257,50 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği,
borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 04/04/2024 tarihli rapor içeriğine göre; yapılan ödemeye dair rücu talebinin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada; poliçe başlangıç tarihinin 26.08.2014 yani o dönemki genel şartların yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden sonra ve ödeme tarihinin de ------- kararından sonra gerçekleştiği, ödemenin yapıldığı tarihte ---yürürlük tarihli ----- tarafından zarar hesabı ile ilgili maddelerinin iptal edilmiş olduğu ve geçerli içtihatlar dikkate alınarak ------ göre hesaplama yapıldığını,
dava dışı paydaşların bakiye teminat limiti kapsamında kalan toplam bakiye garame zararının 211.370,73 TL olduğunu, davacı----- tarafından rücuen talep edilen 120.000,00 TL anapara ödemesinin dava dışı paydaşların hesaplanan toplam zararını aşmadığı, ---- plakalı aracın Davacı ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- sigortalı olduğu, poliçede ----- yer aldığı, bu halde uyuşmazlık konusu kaza 20/12/2014 tarihinde meydana gelmiş olmakla, kaza tarihi itibariyle ---- yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davacı ---------teminatı sunma yükümlülüğünün mevcut olduğunu, dosyada mübrez -------- incelendiğinde;
------ tarihinde imzalandığını, işbu sözleşmenin uzun süreli kiralanmasına ilişkin temel hususları kapsasan çerçeve bir sözleşmesi olduğunu, dosyada mübrez konusu ilave otomobil olan Ek Sözleşme incelendiğinde; ---- tarihinde imzalanan sözleşme ile kiralanmış otomobile ek olarak 1 adet ---- aracın tarafların karşılıklı mutabık kalması sonucu 36 ay kiralama süresi ile ------ tarihinde karşılıklı imzalandığını, belirlenmiş olup ek sözleşmede bilgileri iletilen aracın plaka numarası belirtilmediği,
ancak ----olduğunu, “Araç bilgisinde plakanın ----- olduğunu, Teslimat Tarihinin ---olduğunun tespit edildiğini, ancak ------ tarihli yazı cevabı incelendiğinde; -----üzerinden yapılan tetkiklerde --- plaka sayılı aracın ------ tarihinden itibaren herhangi bir kiralama bilgisinin bulunmadığının tespit edildiğinin bilgisinin verildiğini, tüm bu açıklamalar muvacehesinde denetime elverişli bir değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle sözleşmenin uygulandığına/yürürlüğe girdiğine dair faturanın, damga vergisi ödemesinin,
teminat yazısının dosyaya celp edilmesi gerektiğini,---- üzerinden yapılan tetkiklerde -------- tarihinden itibaren herhangi bir kiralama bilgisinin bulunmadığı bilgisine davalı tarafından açıklık getirilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, talep edilen evrakların dosyaya celp edildiği varsayıldığında söz konusu kiralama işleminin uzun süreli kiralama kapsamına girdiği kanaatine varılacak olduğunu, dava dışı -------- plakalı aracın maliki olacağı kabul edilebilecek ve bu kapsamda da davacının davalıdan rücu talebinde bulunmasının yerinde olmayacağı,
hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiğini, Yargıtay içtihatları gereği kazanın oluş şartları dikkate alındığında, dava konusu trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediğine yönelik nihai değerlendirmenin nörolog tarafından yapılması gerektiğini beyan etmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin 14/08/2024 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre; -----araç sürücüsü-----meydana gelen kazada ASLİ KUSURLU olarak % 80 oranında kusurlu olduğunu, ---- plakalı araç sürücüsü -----meydana gelen kazada tali kusurlu olarak %20 oranında kusurlu olduğunu,------ yasal sınırı aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş olduğunu, kazada kusur bilirkişisine göre %80 asli kusurlu olduğundan, yani kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu, karşı taraf kusuru v.s gibi sebeplerden, karşı taraf kusuru da olduğundan, kazanın münhasıran alkol etkisinde olmadığı kanaatinin hasıl olduğunu,
dosyaya sunulan evraklar ve kök raporda belirtildiği üzere söz konusu kiralama işleminin uzun süreli kiralama kapsamına girdiği ve ----olay tarihinde ---- plakalı aracın maliki olacağı, Nörolojik yönden yapılan değerlendirme kapsamında dava konusu kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediğinin belirlendiğini, zararın alkol nedeniyle teminat dışı bırakılamayacağı ve davalının itirazının haklı olduğunu beyan etmişlerdir.
----- sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; dosyamız davacısı sigortacının sigortaladığı, dosyamız davalısı ----malik ve dava dışı --- alkollü olarak sevk ve idaresinde olduğu ---- plakalı aracın, -----önünde seyir halinde iken ön kısımları ile dava dışı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca arkadan çarpması sonucu ------vefatı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu, Mahkemece --- aldırılan raporda "Davalı sürücü ---- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, davacılar yakını sürücü -----%25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" kanaatine yer verildiği,
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ------maddesinde; sigorta şirketinin, sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkı doğduğunu ve maddede sayılan hallerin somut olayda mevcut bulunduğunun ispat yükü sigortacıya aittir.
Genel şartlarda belirtilen rücu hallerinden birisi de, kazanın alkollü sevk sırasında ve münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmiş bulunmasıdır.KTK 94. maddesi uyarınca motorlu aracın işletenin değişmesi halinde devreden işletenin 15 gün içinde bu durumu sigortacıya bildirmek zorunda olduğu, yeni işletene karşı sigorta sözleşmesini devam ettirip ettirmeme hakkı sigorta şirketine ait olduğu, sigorta şirketi sigorta poliçesini durumun kendisine bildirilmesinden itibaren 15 gün içinde sözleşmeyi feshedebilme hakkı olduğu, belirtilmiş olup, KTK 94/2. maddesi gereğince de;
zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketinin sorumluluğu bildirimden itibaren 15 gün süresince devam edecektir. Ayrıca ----- maddesine göre “sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için de geçerlidir”.
2918 sayılı KTK'nın 95.maddesinde de "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Tüm bu yasal düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde; ----- sigortacısı olan davacı şirket ile davalı sigortalı arasında, sigorta akdi mevcut olup, sözleşmenin tarafı araç malikidir.
Dolayısıyla KTK'nun 95/2 maddesine göre, davacı ---- zarar gören 3.kişi hak sahibine ödediği bedeli ancak akidine rücu edebilir.---- ---- Bu anlamda, Uzun Dönem Kiralama Sözleşmesi nedeniyle, hem poliçenin tarafı olan sigortalının sigortacıya karşı olan sorumluluğu bakımından herhangi bir etkisinin olmayacağı ve işleten savunmasının, ancak gerçek işletenin, zarar gören hak sahibine karşı yöneltebileceği savunmalardan olduğu açıktır.
Poliçenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan -----kapsamında, sigortacının kendisine rücu edebileceği kişiler ancak sözleşme akidi olan sigortalısıdır. Bu nedenle davalı taraf her ne kadar işleten sıfatının bulunmadığını ileri sürmüş ise de; genel şartlar B-4/2 madde kapsamında sigortacı ancak sigortalısına karşı rücu hakkına sahiptir. Açıklama kapsamında davalının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiş, esas yönden incelemeye geçilmiştir.
------karar sayılı ilamı" Sigorta ettirene rücu edilebilecek hallerin düzenlendiği ------ tarihinden önceki genel şartların B.4. maddesinde d bendinde "Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa," hükmüne yer verilmiş iken, yeni genel şartlarda c bendi ile "Aracın,
uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," düzenlemesine yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere eski genel şartlarda "güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olma" şartı aranırken yeni genel şartlarda "mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alma" şartı aranmıştır. ----alkollü sürücüyle ilgili yeni genel şartlara göre verilmiş kararlarında yine mevzuattaki alkol sınırı değil, alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması koşulu aranması gerektiği kabul edilmiştir. ---------- O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.
Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409/2 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir." şeklindedir.
Somut olayda davacı sigortacı tarafından zarar görenlere ödenen tazminatın alkollü araç kullanımı nedeniyle sigortalı araç sahibinden rücuen tazmini amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, takibe itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı,
emsal ------- Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiği, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda kazanın salt alkolün etkisi altında gerçekleşmediğinin tespit edildiği anlaşılmakla açılan davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/54, K. 2024/723, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama