KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/662
- Karar No
- 2024/354
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/662 Esas
KARAR NO:2024/354
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
----- maddesine göre----adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketi tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait olan-------- araçlar ile gerçekleştirilen ihlâlli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ------ icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz sonrası takibin durdurulduğunu,
yapılacak yargılama neticesinde davalının----- dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketinin tüm araçlarında ----- bulunduğunu, kaçak geçişin yapıldığı iddia edildiği tarihte müvekkilinin ---hesabında yeteri kadar bakiye de bulunduğunu, ----- sayılı araçların yarı römork niteliğini haiz olan araçlar olduğunu, bu araçların bir çekiciye bağlı olarak geçiş yaptıklarını, bağlı oldukları çekicilerin de ---- hesaplarının yeterli olduğunu, --- plaka sayılı araçların------- bakiyelerinin de geçiş anında yeterli olduğunu, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz olarak ikame ettiği işbu davanın reddini, icra takibinin ve dolayısı ile cezaların iptalini, alacak konusu bedelin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasasının 30/5 ve 7. maddesi uyarınca geçiş ücretinin ve cezanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacının işlettiği otoyoldan davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapıp yapmadığı geçiş ücreti ve eklenen cezadan davalı tarafın bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.İcra dosyası tetkikinde, davacı alacaklı şirket tarafından otoyol kullanım ücreti ve ceza bedeline ilişkin alacağın tahsili için takip yapıldığı,
borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, süresinde takibe itiraz neticesinde takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Davacının İhlalli Geçiş Ücreti ve 4 Katı Tutarındaki Ceza Bedeli Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede. Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesine göre.
4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edileceği,Davalıya ait ------- tarihleri arasında davacı şirketin işlettiği otoyoldan geçiş yaptığının, davacı vekilince sunulan ihlalli geçiş listesi ve kamera görüntüleri ile sabit olduğu,Davalının, ödemesiz geçiş yaptığı gün ve devam eden on beş gün içerisinde,
otoyol kullanımına dair borcunu davacı şirkete ait------ bulunan hesaplara yatırdığına dair herhangi bir delil sunmadığı, keza ihlalli geçişten sonra, ihlalli geçiş tarihinden sonraki 15 gün içinde ---hesabında yeterli bakiye bulundurmadığı, Geçişlerde, -------- hesabında para bulunmaması yahut da herhangi bir nedenden ötürü geçiş ücreti tahsil edilemediği hallerde, geçiş yapan araç sürücüsüne ihlalli geçiş bildirimi tebliği yapılarak, geçiş bariyerlerin açıldığı bu saatten sonra geçiş ücretinin ödenmemesi sorumluluğunun ihlalli geçiş yapan araç sürücüsünde olduğu, söz konusu olayda da ihlalli geçiş bildirimlerinin düzenlendiği,
geçiş yapan davaya konu araç sürücülerine tebliğ edilmesine rağmen, ihlalli geçişten itibaren 15 gün içinde geçiş ücreti ödenmediğinden, geçiş ücreti ve cezasının kesilmesinin kanuna uygun olduğu,Davalı şirkete ait aracın, davacının işletmekte olduğu otoyoldan, aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 7 adet geçişten bir tanesi dışında tamamının ihlalli geçiş yaptığı, ----- Karar sayılı kararı dikkate alındığında davacı tarafından ihlalli geçiş bildiriminde bulunulmasının zorunlu olmadığı, ihlalli geçiş bildiriminde belirtilen geçiş ücret(ler)inin ------- yayınlanan köprü ve otoyollar ücret tarifesine uygun olduğu,
davalı araç sürücüsünün otoyolda ödemesiz geçiş yaptığı ve devam eden 15 gün içinde de geçiş ücretini ödemediği anlaşılmakla, geçiş ücreti ve 6001 sayılı kanunun 30/5.maddesine göre tahakkuk ettirilen geçiş ücretini dört katı tutarındaki cezanın 6 tane ihlalli geçiş yönünden yerinde olduğu, bilirkişice bu ihlalli geçişlere tekabül eden miktarın 10.272,00 TL olduğu belirtilmekle, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. -----Bu kapsamda somut olayda, alacağın likit olduğu ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi şartları gerçekleştiği anlaşılmakla, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/662, K. 2024/354, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama