KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1008
- Karar No
- 2024/973
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1008
KARAR NO : 2024/973
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 30/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; kredi kartlarının takibe düşmesi nedeniyle ekonomik sıkıntı hengamesinde, bankaların haraç mezat satmasına mani olmak maksadıyla ve geri almak üzere ---- ticari vasıflı taşınmazı davalı ---’a devrettiğini, -----’ın ise kendisi ile aralarında husumet bulunan -----’a, onun ise diğer davalıya devrettiğini, ancak taşınmazın asıl malikinin kendisi olduğunu, taşınmazın tapusunu istediği zaman geri alabilmek için ---- tarafından kendisine ----Noterliğinden 7/9/2021 tarih ve ------ yevmiye sayılı satış vekaletinin verildiğini ancak davalıların kötü niyetli olarak devir işlemleri yaptığını,
beyan ederek taşınmazın tapu kaydının iptali kendi adına tescil edilmesini mümkün olmaması halinde güncel değerinin tespit edilerek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak kendisine ödenmesin talep ve dava etmiştir.
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde taşınmazların rayiç bedellerinin tahsili isteğine ilişkindir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 30.12.2024 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticari niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre,
bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır.
Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Somut olayda; uyuşmazlık inanç sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve mahkemenin uyuşmazlığı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla çözmesi için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Taraflar gerçek kişi olup, tacir olduklarına ve aralarındaki ilişkinin ticari işletmeleri ile ilgili olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamaktadır.Tüm bu açıklamalar ışığında davacı tarafın inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istediğine ilişkin işbu davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1008, K. 2024/973, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama