KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/138
- Karar No
- 2025/231
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/138 Esas
KARAR NO: 2025/231
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/02/2024
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ------- tarihinde ------- adresinde yapılan kazı çalışmaları sırasında, müvekkiline ait olan /o ek kutusuna hasar verildiğini, ve fiber optik eklerin dağıtıldığını, hasar neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili tarafından davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderildiğini, ancak haksız fiili gerçekleştiren davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasarın tazmini amacıyla müvekkili tarafından ----- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen adreste müvekkilinin herhangi bir projesi, operasyonu, tasarrufu, taşınmazı, hak sahipliği, yükleniciliği bulunmadığını, zararın meydan geldiği alanın ---- alanı içinde İlbank'ın sorumluluğunda olduğunu, zarara sebebiyet verdiği iddia edilen işlemlerin de bu dava dışı kurum tarafından yapılmış olabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.------ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 1.283,76 TL asıl alacak, 70,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.354,25 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 08.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 11.09.2023 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.---- yazı yazılarak davaya konu adreste davalının kazı çalışması bulunup bulunmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabında; davalı verilen bir ruhsat bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür.Tanık ---- tarihli duruşmada;
“ben ---taşeronu ------- Mühendislikte yaklaşık 10 yıldır çalışıyorum, dava konusu kabloları ben yaptım, -----güzergahı değiştirdi ve kantar kurdu, kantar kurarken de bizim kabloları kopardı, oradaki ana yüklenicinin ------olduğunu biliyorum, zira tam hatırlamamakla birlikte o zaman tabela da ---- yazıyordu, şuanda da binalar bitti, mahkeme keşif yapsa dahi göremez kazı çalışmasını, bu zarar nedeniyle biz kabloyu 3 ay sonra başka bir yere taşıdık, zararın ne kadar olduğunu bilmiyorum, çünkü onu hesaplamada uzman kişi ben değilim.” şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.Tanık ------ tarihli duruşmada;
“yaklaşık 20 yıldır ------- çalışmaktayım, bu tarz olaylarda bana taşeron firmadan bildirim gelir bende hakedişlerini yaparım, olaya ilişkin bildirim geldiğinde sahaya indiğimde fiber eki yapıldığını ve kabloların zarar gördüğünü gördüm, taşeron firma zarar veren şirketin ----- olduğunu söyledi, ------ orada yaptığı binalar var ancak olay tarihinde orada -----kazı çalışmasını yaptığı tabelalar var mı yok mu hatırlamıyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.Dava haksız fiilden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: ------ adresinde davalının ------- tarihinde kazı çalışması yapıp yapmadığı,
yaptı ise davacının kablolarının zarar görüp görmediği, zarar gördü ise zarar miktarının ne kadar olduğu,bu kapsamda davacının başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde;
davacı vekili dava dilekçesinde 24.01.2023 tarihinde müvekkili şirkete ait kabloların davalı tarafından hasara uğratıldığını bu sebeple hasarın davalıdan tazminini talep ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle davanın husumetten reddini mahkeme aksi kanaatte ise davalının hasardan sorumlu olduğunun ispat edilememesi nedeniyle esastan reddini talep etmiştir.
Davacı tarafından sunulan tutanağın davacı personeli tarafından olaya ilişkin tutanak tutularak imzalandığı, söz konusu tutanakta zarar verenin davalı olduğunun belirtildiği, tutanağın tek taraflı imza altına alındığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesinde, dinlenen tanıkların olaya ilişkin net bilgi ve görgüsünün olmadığı, olay günü olay yerinde herhangi bir alt yapı çalışmasına ilişkin ruhsat verilmediğinin ----- tarafından bildirildiği göz önüne alındığında, salt davacı personelleri tarafından tutulan tutanağın davalının davacıya ait kablolara zarar verdiğinin ispatına yeterli olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurumuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/138, K. 2025/231, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama