KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/208
- Karar No
- 2025/695
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/208 Esas
KARAR NO: 2025/695
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunduğu kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin dosya takipte asıl alacak olan 31.708,62-TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın davacı --- alacağını -----temlik ettiğini, müvekkilinin işbu davada husumetinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin ----- imzalamış olduğu -------- ------ ile banka müşterisi ------- unvanlı borçlu grubunun alacağını temlik aldığını, banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan ------- Davacı --------- müteselsil kefil sıfatıyla --- sorumlu olmak üzere imzaladığını, asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekinde hesap özeti hem borçlu hem de müteselsil kefillere tebliğ edilerek kredi hesabı kat edilmiş ve borcun 24 saat içinde ödenmesi ihtar edildiğini, ihtarname ve hesap özeti asıl borçlu ve kefile ----- tarihinde tebliğ edildiğini borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını,
takibin kesinleştiğini, davacının davasının haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- yönünden dava tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmiştir.------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --- hazırlamış olduğu raporda özetle;
dosya ile ilgili icra takibi ------- tarafından başlatıldığını, bankanın alacağını -------temlik ettiğini, Banka ile Asıl Borçlu Müşteri arasında---- limitli Sözleşme imzalandığını, ----- kadar müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, ---- tarihinde hesabın kat edildiğini, ------- tarihinde borçluların temerrüde düşürüldüğünü, yapılan inceleme neticesinde; şeklinde hesaplama yapıldığını, temerrüt faizinin yıllık % 29,88 oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
İtirazlar üzerine dosya aynı bilirkişiye gönderilmiş düzenlemiş olduğu ek raporda itirazları değerlendiren bilirkişi kök raporda değişikliğe gitmemiştir.Dava menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı----ile dava dışı şirket arasında imzalanan ve davalı---- tarafından temlik alınan kredi sözleşmesinde davacı yanın geçerli bir kefaletinin bulunup bulunmadığı işbu sözleşme kapsamında davalının davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller taraf beyanları banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi,
genel kredi sözleşmesi , genel kredi sözleşmesi içeriğinde bulunan kefalet sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre ---- dava dışı asıl borçlu şirket arasında ---- genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının işbu sözleşmede kefil sıfatıyla müşterek ve müteselsil borçlu olarak sözleşmeyi imzaladığı tespit edilmiştir.Davacı yan ihtarnamenin tebliğ edilmediğini iddia etmiş ise de yapılan incelemede tebligat yapıldığı asıl borçlunun ve kefilin temerrüde düşürülmüş olduğu görüldü.Davacı vekili rehine başvurulmadan kefile başvurulamayacağı iddiasında bulunmuş ise de ------ karar nolu ilamında belirtilen;
“rehinle temin edilmiş alacak için ayrıca müteselsil kefil varsa, rehin alacaklısı müteselsil kefile karşı haciz yoluyla takip yapabilir. Bir başka ifadeyle, İİK'nın 45. maddesi hükmü, müteselsil kefiller hakkında uygulanamaz.
Asıl borç için rehin verildiği halde kefalet borcu için herhangi bir rehin verilmediğine göre kefile takip başlatılmasında engel bulunmadığından davacının itirazı yerinde görülmemiştir.Menfi tespit davasının reddi halinde, davalı - alacaklı lehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesini tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder.
Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. Bu kapsamda somut olayda, takibin durdurulması yönünden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklamalar ışığında bilirkişi hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Zira davacı yan 31.708,62 TL asıl alacaktan borçlu olmadığını iddia etmiş ise de alınan rapor ile 30.548,96 TL yönünden borçlu olduğu anlaşılmıştır.Davacı yan dava dilekçesinde asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş olup ferileri dahil etmeksizin 31.708,62 TL bedel üzerinden harç yatırdığı ancak karar verilirken bu husus mahkememizce sehven gözden kaçırılarak bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş olmakla birlikte HMK'nun 304/1 fıkrasının basit yazı ve hesap hatalarına ilişkin olduğu,
ne tashih ne de tavzih yolu ile hükümle taraflara yüklenen hakların ve borçların değiştirilemeyeceği, arttırılamayacağı veya azaltılamayacağından kısa karar doğrultusunda işbu gerekçe hazırlanarak harç ve yargılama giderleri hesaplanmış olup gerekçeli kararda kısa kararda düzeltme yapılmamıştır.Harçlandırılmayan manevi tazminat talebine ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/208, K. 2025/695, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama