KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/261
- Karar No
- 2024/885
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C.İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/261 Esas
KARAR NO: 2024/885
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2024
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin yemek dağıtım işleri de yapan catering firması olarak faaliyet yürüten bir firma olduğunu, davalının müvekkilinden yemek alım talebinde bulunmuş ve müvekkilinin de kendilerine anlaşma dahilinde düzenli olarak yemek dağıtımı yaptığını, müvekkili şirketin anlaşma gereği üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak yaptığını, ancak davalı şirketin ödemekle yükümlü olduğu bedelleri müvekkiline ödemediğini, bunun akabinde davalı aleyhine ------- dosyasında takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz şekilde borca itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın iptali, takibin devamı ile birlikte haksız ve mesnetsiz itirazından dolayı davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili;------- Sayılı icra takip dosyasının konusunu oluşturan cari hesapta yer alan son 9 adet faturanın müvekkili şirket yetkilisi tarafından atılmış imzasını taşıyan sevk irsaliyeleri asıllarını ve diğer ispat belgelerini dosyaya ibraz etmek üzere davacı tarafa kesin süre verilmesini, yasal koşulları oluşmayan, ispatlanamayan ve hukuka aykırı davanın reddini, alacağın %20 tutarında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ----- takip dosyasında, "cari hesap" sebebine dayalı olarak 58.003,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 16.02.20224 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık.
Davacının, davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, cari hesap alacağının tahsiline ilişkin yapılan takibe, davalıca yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği ve yine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususundadır.
Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;Davacının, davalı yandan taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia ettiği, davacı vekili teslime dair bir vesika sunmamışsa da ticari defterler taraflar lehine delil olabilecekitir, zira uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu yani iki tarafında defter tutma yükümlülüğü bulunduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari defterlerine geçirilmesi gereken bir işten doğmuş olduğu, davacının defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olduğu bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır.
TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur. ----- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. -------Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere inceleme günü verilmiş, bu karar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde, davalının ticari defterlerini sunmadığı, bilirkişi raporunun davacının ticari defterlerinin incelenmek suretiyle hazırlandığı,
dava konusu fatura alacağının davacı şirketinin defterlerinde ise kayıtlı olduğu ise, bilirkişi raporu ile sabittir. HMK 222/3'e göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle, maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartlara uygun olarak tutulmuş davacının ticari defter kayıtlarının kendi lehine delil teşkil ettiği, bunun aksinin davalı tarafça senet veya diğer bir kesin delille de ispatlanmadığından,
davacının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporuna göre 58.003,00 TL asıl alacağı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın kabulü ile davacının yaptığı takibe davalının itirazının iptaline karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/261, K. 2024/885, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama