KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/290
- Karar No
- 2025/555
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/290 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ---------ŞTİ ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının ise işbu krediyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun gereği gibi ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini bunun üzerine müvekkili tarafından borçlular aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------- Banka Alacakları İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine toplam 33.150,33 TL bedelli takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 18.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 23.08.2022 tarihinde borçlunun ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği görüldü.
Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede; yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu İstanbul İcra Daireleri, TBK'nın 89. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu ---------- İcra Daireleri ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir, seçimlik haklarından davalının yerleşim yerinin bulunduğu --------- İlçesinin yargı alanındaki ---------- İcra Dairesi'nde usulüne uygun takip başlattığından,
davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının yerinde olmadığı kanaatine varıldı.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----------- hazırlamış olduğu raporda özetle; dava dışı asıl borçlu firma --------- Şti. ile davacı banka arasında.
04.06.2021 tarihinde 750.000 TL Limitli Genel Kredi Sözleşmesi, (GKS) İmzalandığını, davalı ----------- taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi Kefalet Sözleşmesi alanını 750.000 TL limitli, müteselsil kefil olarak, imzaladığını, hesabın kat edildiğini, ancak kefile tebliğ yapılmadığını, yapılan inceleme neticesinde; ¸ şeklinde hesaplama yapıldığını, takipte yıllık % 25,20 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi uygulanabileceğini belirtmiştir.
Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, davalı gerçek kişi açısından sözleşme şartlarının mevcut olup olmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre;
dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/290, K. 2025/555, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama