KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/400
- Karar No
- 2024/462
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/400 Esas
KARAR NO:2024/462
DAVA
6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 03/06/2024
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı yan ile -------- tasarruf finansman sözleşmesi akdedildiğini, müvekkiline ilgili sözleşmeler kapsamında genel işlem şartı niteliğinde belgeler imzalatıldığını, yüz yüze verilen taahhütler davalı yanca yerine getirilmediğini, ilgili sözleşme gereğince tasarruf birikim sürecinin tamamını kapsaması gereken organizasyon ücretinin tamamı peşin olarak tahsil edildiğini, ilgili dava konusuna ilişkin ------ bakmakla görevli mahkemelerinin belirlendiğini, buna göre;
------- kaynaklanan davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, huzurda işbu dava ikame edildiğini, esasa ilişkin olarak, müvekkilin hatalı bilgiler ile yanıltılması ve taahhüt edilen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle, müvekkilce cayma hakkından haberdar olunan gün olan 18.12.2023 tarihinde cayma hakkı kullanılarak ilgili sözleşmelerin feshedildiğini, o güne kadar yapılan tasarruf birikim ödemelerinin iadesi ile peşin ödenen organizasyon bedelinin iadesi talep edildiğini, Yönetmeliğin 16/A ve 17. Maddesinde de düzenlendiği üzere, cayma hakkı tasarruf finans sözleşmesinin asli unsurlarından biri olarak sayılmış,
ilgili yönetmelik maddesinde "Şirket sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce dördüncü fıkradaki hususları içeren bir ön bilgilendirme formunu müşteriye iletmekle yükümlüdür.
Bilgilendirme formlarında tarih ve devam eden belge numarasının yer alması zorunludur." hükmü konulmuş, cayma hakkının kullanılması için müşteri birikim sahibinin sözleşme öncesi bilgilendirilmesi yükümlülüğünün getirildiğini, davalı şirket tarafından müvekkil ile sözleşme kurulması aşamasından fesih aşamasına kadar geçen süre içerisinde hiç bir bilgilendirme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı,
taleplerle ilgili gelişme sağlanamadığını, arabuluculuk süreci sonrasında, müvekkilin cayma hakkını kabul etmek suretiyle müvekkilce ödenen tasarruf birikimlerini müvekkil hesabına iade etmişse de oraganizasyon ücreti adı altında tahsil ettiği bedelleri uhdesinde tuttuğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ------tasarruf finansman sözleşmesinden cayma ve davalı şirkete ödenen organizasyon ücretlerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, Tasarruf Finansman Sözleşmesi kapsamında, ayıplı ifa ve sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen organizasyon bedelinin iadesi istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar,
yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;
k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
Somut olayda; davacı taraf davalı ile ---------tasarruf finansman sözleşmesi imzalandığını, yüz yüze verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, hatalı bilgiler ile yanıltılması ve taahhüt edilen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle 18/12/2023 tarihinde cayma hakkının kullanılarak sözleşmelerin feshedildiğini, fesih tarihine kadar yapılan ödemelerin ve peşin ödenen organizasyon bedelinin iadesinin talep edildiğini fakat ödeme yapılmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre özel ve sonra yürürlüğe giren bir Kanun'dur. Davaya tasarruf finansman sözleşmesi -Türk Ticaret Kanunu'na göre özel nitelikte ve sonradan yürürlüğe giren bir kanun olan- 6502 sayılı Kanun'un 3/1-l hükmü gereğince mutlak bir ticari davaya konu olmayacaktır. Eldeki uyuşmazlıkta.
Uyap entegrasyon ekranından yapılan incelemede davacının gerçek mükellefiyet kaydının olmadığı anlaşılmış olup davacı tüketici olup tasarruf finansman sözleşmesi ise bir tüketici işlemi niteliği taşıdığından ----------- 6502 sayılı Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca eldeki davada Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesine göre, görev bir dava şartıdır.
Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğinden, Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/400, K. 2024/462, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama