KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/435
- Karar No
- 2025/811
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/435 Esas
KARAR NO: 2025/811
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 13/06/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile davalı arasında imzalanan Ticari Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu lehine kredi açılmış ve kullandırıldığını, davalı/borçlu tarafından-------- arasında ticari kredi sözleşmesi imzalanmış olup davalı/borçlu tarafa 62.500,00-TL limitli kredi kullandırıldığını, davalı tarafından Ticari Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine açılan ve kullandırılan kredi hesapları yönünden ödenmeyen kredi borcuna ilişkin asıl alacak, faiz ve ferileri dahilinde 67.378,02 TL tutarında alacaklarının olduğunu, davalı tarafından yapılan itiraz haksız ve dayanaksız olduğunu,
davalı itiraz dilekçesinde takipte yer alan borca kısmi itirazda bulunduğunu, davalı/borçlu ile------ arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesi kapsamında 62.500,00-TL limitli kredi kullandırılmış olduğunu, müvekkil alacağı likit ve davalı yanca takibe haksız olarak itiraz edilmiş olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra- inkar tazminatına hükmedilmesini,----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/ borçlunun %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 25/06/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 67.378,02 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 04/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
borçlu tarafından 08/07/2022 havale tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, bu hali ile itirazın iptali davasının yasal süresinde açıldığı görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; dava dilekçesinde talep edilen her bir kalem itibarı ile talep edilen, incelemede tespit edilen tutarlar karşılaştırıldığında, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibarı ie takipte talep edilebilecek ve fazla talep edildiği kanaatinde olunan tutarların tabloda gösterildiği; takip talebine bağlı kalarak faizler ve ------dâhil olmak üzere Bankanın toplam alacağının 13.132,16 TL olduğu, 54.245,86 TL fazla talep yapıldığı,
takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarına değişen yasal faiz oranlarından temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir.Bilirkişi ek rapor içeriğine göre; bankanın dosyaya ----e bildirdiği faiz oran listesini sunarak hesaplama talep ettiği, ancak----- kararına göre hesaplama yapılması gerekmekle birlikte terditli olarak 3 hesaplama yapılması gerektiğine kanaat getirilmiş olduğunu, takip tarihine kadar vadesi gelip ödenmeyen taksit anapara tutarları haricinde Muacceliyetin oluşmadığı (takip tarihinde kredi bakiyesinin muaccel olacağı tabiidir),
ihtamame keşide edilmemesi nedeniyle bakiye kredi tutarı için temerrüdün oluşmadığı esasına göre, her ne kadar ----- faiz oranları bildirilse de----- bildirilen ancak uygulanmayan faiz oranlarının hesaplamaya esas alınamayacağı yönündeki ------kararına göre yapılan hesaplama sonunda;- muacceliyet oluşmadı temerrüt faiz oranı akdi faizin % 50 fazlası, şayet Mahkeme ------ bildirilen faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine karar verecek ise;-muacceliyet oluşmadı, temerrüt faizi oranı -----bildirilen faiz oranın %50 fazlası,----hükmü kapsamında bir taksitin ödenmemesi nedeniyle muacceliyetin gerçekleştiği kararına varacak ise,
ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle muacceliyetin gerçekleştiği ancak bu defa temerrüdün oluşması için ihtarname keşide edilmemesi nedeniyle muacceliyeti oluşan tutarın sadece akdi faiz hesabının yapılabileceği esasına göre yapılan hesaplama sonunda;- muacceliyet olustuğu, ihtarname keside edilmediğinden temerrüt oluşmadığı, durumlarına göre 3 farklı tablo halinde alacağın hesaplandığı, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarına.
Birinci tablo esas alınacak ise yıllık %6,75, İkinci tablo esas alınacak ise yıllık % 42,00, Üçüncü tablo esas alınacak ise yıllık %6,75 veya Sayın Mahkeme'nin kararına bağlı olarak --------- bildirilen oranın %50 fazlası ile yıllık %42,00 oranından temerrüt faizi hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.".
Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin borçlu /davalı tarafından ödenmediği,
aradaki sözleşme 4.1.1 maddesi gereği alacağın muaccel hale geldiği fakat temerrüt faizi talep edilebilmesi için alacaklı - banka tarafından ihtarname tebliğ edilmesi gerektiği fakat dosyada ihtarname tebliğine yönelik belge bulunmadığından takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu kabulüne göre yapılan hesaplama sonucu davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu tespit edildiği, kredi kartı alacağı bulunduğu iddia edilse de buna dair bilgi- belge sunulmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığı, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
,
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/435, K. 2025/811, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama