KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/57
- Karar No
- 2024/931
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/57 Esas
KARAR NO: 2024/931
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/01/2024
KARAR TARİHİ: 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankanın ----numaralı müşterisi olduğunu, müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla --------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, takip açılması ile dava açılması arasında bir kısım gayrinakdi çek yaprakları tazmin olduğunu, dava tarihi itibari ile Nakdi alacak 31.417,76 TL, gayri nakdi alacak ise 1.600,00 TL olduğunu toplam takip çıkışına göre alacağın 33.017,60 TL asıl alacak ve takipte talep edilen 469,37 TL--- olmak üzere toplamda takip çıkışından davaya konu asıl alacak 33.486,97 TL olduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.------sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 09.05.2019 tarihinde 16.937,73 TL kurumsal kredi alacağı,---- 17.407,10 TL deposu talep edilen gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 34.814,20 TL üzerinden takip başlattığı, borçlunun süresinde takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği belirlendi.
Dosya banka kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ----- hazırlamış olduğu raporda özetle; taraflar arasında doğrudan akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, ancak, çek karnesi teslim tutanakları ile yanlar arasında temel ilişkinin kurulmuş olduğunun aşikar olduğunu, her ne kadar sözleşme yok ise de, bahse konu çek karnesi teslimi ile temel ilişkinin kurulduğunun kabulü halinde, Nakdi krediler yönünden asıl alacak miktarının 17.838,32 TL olduğunu taleple bağlılık ilkesi gereğince 16.937,73 TL olarak belirlendiğini,
işlenmiş faizin 205,51 TL olduğunu toplam alacağın 17.143,24 TL olduğunu, ------Yönünden bedeli tanzim edilen çek yapraklarının bedelinin 12.180,00 TL olduğunu, bedeli depo edilecek çek yapraklarının ise 4.060,00 TL olduğunu ancak, 5 yıllık yasal yükümlülük süresinin dolmuş bulunması ve diğer yandan alacağın varlık yönetimi şirketine TEMLİK edilmiş olması nedeniyle, anılan davacı şirketin gerek sözleşmesel ve gerekse de yasal olarak çek hamillerine karşı herhangi bir yükümlülüğü/sorumluluğu bulunmadığı için, çek taahhüt bedellerinin depo edilmesinde kanımızca hukuki bir yararın bulunmadığı söylenebileceğini belirtmiştir.Dava,
kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından,
bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve yasal deliller birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme sunulmamış ise de çek karnesi teslim tutanakları ile yanlar arasında temel ilişkinin kurulmuş olduğunun aşikar olduğu tespit edilmiş olup hüküm kurmaya elverişli rapor ile Nakdi krediler yönünden asıl alacak miktarının 17.838,32 TL olduğunu taleple bağlılık ilkesi gereğince 16.937,73 TL olarak belirlendiğini, işlenmiş faizin 205,51 TL olduğunu toplam alacağın 17.143,24 TL olduğu,
Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedeli Kredisi Yönünden bedeli tanzim edilen çek yapraklarının bedelinin 12.180,00 TL olduğu, bedeli depo edilecek çek yapraklarının ise 4.060,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
5 yıllık yasal yükümlülük süresinin dolmuş bulunması ve diğer yandan alacağın varlık yönetimi şirketine TEMLİK edilmiş olması nedeniyle, anılan davacı şirketin gerek sözleşmesel ve gerekse de yasal olarak çek hamillerine karşı herhangi bir yükümlülüğü/sorumluluğu bulunmadığı için, çek taahhüt bedellerinin depo edilmesinde kanımızca hukuki bir yararın bulunmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/57, K. 2024/931, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama