KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/732
- Karar No
- 2026/83
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/732 Esas
KARAR NO : 2026/83
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında, "---------" costumer to costumer pazaryeri altyapı yazılım geliştirmesi işine ilişkin 02/01/2024 tarihinde davalı yan tarafından davacı şirkete gönderilen teklifin, davacı yanca kabulü ile 06/01/2024 tarihinde davalı yanın işe başladığını, Davalı yanca yapılacak web arayüzünün web de, mobil arayüzünün mobilde, -------- mobil uygulalamalarının ------- ve ------- yayınlanması gerektiğini, yine altyapı çalışmasının '---------' domain adresinden yayınlanabilecek düzeye gelmesi gerektiğini, sözleşme süresinin 70 iş günü (16.03.2024) olduğunu,
davalı yanca sözleşmede öngörülen sürede işin tamamlanıp teslim edilmediğini, davacı yan tarafından davalı yana çeşitli toplamda 98.250,00TL ödendiğini, davalı yan tarafından hiçbir sözleşmesel edimin yerine getirmemesi nedeniyle ödenen bedelinin iadesi amacıyla, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, davalarının kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll.
CEVAP: Davalı vekili; işin zamanında teslim edilmediği ve bu durumda tek başına kusurun davalı şirkete ait olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arası akdedilen sözleşmenin 2 tarafa sorumluluk yüklediğini, davacı yanca doldurulması gereken bilgilerin, davalı yana gecikmeli gönderildiğini, hatta bu süreçte davalı yanın herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığı halde, davacı yana yardım dahi ettiğini, davacı yanca dava dilekçesinde belirtilen tarihler (06/01/2024-16/03/2024) arasında 50 iş günü olduğunu, diğer bir ifade ile sözleşmede öngörülen 70 iş günü süresinin geçirilmediğini, davanın reddine, davacının;
alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, -------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı takip dosyasında sözleşmeden kaynaklı alacak sebebine dayalı olarak 98.250,00 TL alacak için ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık: Taraflar arasında "----------" costumer to costumer pazaryeri altyapı yazılım geliştirmesi işine ilişkin 02/01/2024 tarihinde anlaşılımış, 06/01/2024 tarihinde de işe başlandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp, davalıca işin süresinde teslim edilip edilmediği, davalıca sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirilip getirilmediği, davacıca sözleşmenin feshinin haklı nedenle feshedilip edilmediği, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi gerekip gerekmediği, --------- İcra Dairesi ---------- dosya numaralı icra takibine yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;
Taraflar arasında "---------" costumer to costumer pazaryeri altyapı yazılım geliştirmesi işine ilişkin 02/01/2024 tarihinde anlaşılmış, 06/01/2024 tarihinde de işe başlandığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, mahkememizce yaptırılan mali inceleme neticesinde davacı şirketin yetkilisi olan ---------- tarafından davalıya toplamda 98.250,00 TL'nin banka yoluyla ödendiğinin tespit edildiği, davacı tarafından davalıya --------- Noterliği'nden 29.04.2024 tarihinde gönderilen--------- yevmiye numaralı ihtamamede özetle sözleşme gereğince 16.03.2024 tarihinde teslimin davalı tarafça yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği,
davalı tarafından üstlenilen işin davacıya teslim edildiğini gösteren bir delilin sunulmadığı, bu halde sözleşmeden dönme halinde TBK madde 125/2 deki sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler, hükmü uyarınca bu kapsamda verilenlerin geri istenebileceği iadesinin talep edilebileceği değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bilirkişi raporunda sebepsiz zenginleşme noktasında verilenlerin iade istenebileceği belirtilmişse de,
sözleşme hükümleri uygulanabildiği durumlarda sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanamayacağından rapora bu yönüyle iştirak edilmemiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/732, K. 2026/83, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama