KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/937
- Karar No
- 2026/205
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
Karar Metni
1.027 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/937 Esas
KARAR NO : 2026/205
DAVA
Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleme kapsamında müvekkilinin davalıya kredi kullandırıldığını, davalının borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından davalı aleyhine -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına,
davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlular aleyhine 50.348,56 TL --------- (İstenen:%54.6 Yıllık Diğer) (İstenen:%54.06 Yıllık Diğer), 9.270,00 TL kaynağa dönüşmüş 1 adet çek yaprak (istenen:%60 yıllık diğer), 111.240,00 TL 12 adet çek yaprak bedeli, 6.235,37 TL asıl alacağın (yıllık) %54,6 işlemiş faizi ve 32,45 TL asıl alacağın (yıllık) %60 işlemiş faizi olmak üzere toplam 177.126,38 TL toplam alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçlu --------- 11.05.2024 tarihinde, borçlu şirkete 22.05.2024 tarihinde, ---------- 13.05.2024 tarihinde tebliğ olduğu,
borçluların süresinde itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) --------- STİ firması arasında 50.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların müteselsil kefil olarak sözleşmede taraf olduklarını, 03.05.2024 tarihli ihtarname ile hesabın 03.05.2024 tarihi itibariyle kesilip kat edildiğini, davalı asıl borçluya yapılan tebligatın iade geldiğini, kefillere tebligatın yapılmadığını, temerrüdün takip tarihi itibari ile oluştuğunu,
yapılan hesaplama neticesinde; davalı asıl borçlu yönünden;
¸şeklinde hesaplama yapıldığını, davalı kefiller yönünden ---------- nolu kredi kartı borcundan kefalet limiti ile bunun takip tarihi itibariyle temerrüdünün sonuçlarından dolayı müteselsilen sorumlu sayılabileceklerini, asıl borçlu şirketin, gayrinakdi çek taahhüt bedeli 92.700,00 TL (9.270,00 TL X 10 adet çek yaprak bedeliz) DEPO etmeleri gerektiğini, kefillerin ise gayrinakdi çek DEPO bedelinden gerek sözleşmesel anlamda ve gerekse de emsal içtihatlar bakımından sorumlu tutulamayacaklarını belirtmiştir.Dava;
ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takiplere itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir.
Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz.
Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı şirket ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 62.504,10 TL olduğu, takip öncesinde temerrüde düşürülmeyen kefillerin sadece 50.000,00 TL alacaktan sorumlu oldukları tespit edilmiştir.Gayri nakdi ek depo bedeli yönünden risk devam ettiğinden garanti bedeli olarak davalı asıl borçludan 92.700,00 TL depo bedeli talebinin yerinde olduğu, davalı kefiller için talebinin uygun olmadığı tespit edilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/937, K. 2026/205, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama