KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/146
- Karar No
- 2025/355
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/146 Esas
KARAR NO : 2025/355
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/02/2025
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunduğunu, davalının -------- numaralı tesisatın bulunduğu --------- Mah. ---------- Cad.
No:--------- ----------- adresindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olduğunu, müvekkil Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında ilgili ekip tarafından 21.08.2024 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “Şirketimizde kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici bir hat çekmek suretiyle ve ölçümsüz şekilde” kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----------- seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini,
bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık 486.223,96 TL miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığının tespit edildiğini, bu tutanağın tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi amacıyla işbu davanın açılması gerektiğini, dava konusunun ticari dava olması nedeniyle 7155 Sayılı Kanun çerçevesinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde taraflar anlaşamadıklarını,
anılan nedenlerle davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamı maksadıyla huzurdaki davayı ikame etme gereği hâsıl olduğunu, davanın kabulü ile davalı tarafından ----------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesini, Arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tüzel kişiliğe haiz şirket olmakla birlikte davalı gerçek kişi olduğundan Mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda tacir araştırması yapılmış,-------- Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabına göre davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı,------------ Başkanlığı cevabına göre esnaf kaydının bulunduğu belirlenmiştir.Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır.
Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Görev hususu HMK'nun 114/1-c'ye göre dava şartlarındandır. Dava şartları HMK 115/1 ve 2.maddelerine göre davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Davanın; kaçak elektrik kullanımına dayalı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali olması nedeniyle mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalının gerçek kişi olması nedeniyle nispi ticari dava niteliği de taşımadığı sabit olup; uyuşmazlığın genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Eldeki dava davalı yanca kaçak elektrik kullandığından bahisle düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe itirazın iptali istemiyle açıldığı, tüketim yapılan yerin düzenlenen tutanaklarda ticarethane olarak yazıldığı, ticarethane mahiyetindeki yere ilişkin abonelik bakımından davalının yasadaki tüketici tanımına uymadığı, ayrıca yapılan araştırmada davalının tacir olduğuna dair delil bulunmadığı, elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması,
davanın kaçak elektrik kullanımı- haksız fiil nedenine dayalı olması ve davanın da mutlak yada nispi ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/146, K. 2025/355, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama