KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/89
- Karar No
- 2026/19
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/89 Esas
KARAR NO : 2026/19
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/01/2025
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
13.07.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucu müvekkiline ait -------- plakalı aracın hasar gördüğünü, kazaya davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında --------- poliçe numarası ile sigortalı olan ---------- plakalı aracın sebebiyet verdiğini, araçta oluşan değer kaybı zararının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline,
araç değer kaybının ZMM teminat limitini üstünde çıkması halinde teminatı üstünde çıkan kısmın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile davalı ---------- alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinin ekinde sunulmuş olan poliçenin incelenmesinde; ----------- plakalı aracın davalı sigorta nezdinde 11.07.2024-11.07.2025 tarihleri arasında ---------poliçe numarası ile sigortalı olduğu belirlendi.Davalı sigorta davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını ileri sürmüş ise de davanın dayanağının trafik kazası olması nedeniyle itirazı yerinde görülmemiştir.Zamanaşımı açısından defi bulunduğu,
kazanın 13.07.2024 tarihinde gerçekleştiği, davanın 30.01.2025 tarihinde 2 yıllık sürede açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.---------- Noterler Birliğine müzekkere yazılarak dava konusu araçların tescil bilgileri istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.--------- yazı yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya rapor tanzim etmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı yan araç sürücüsünün özen yükümlülüklerine dikkat etmediği, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol özen yükümlülüklerine dikkat etmediği, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol durumuna göre ayarlamadığı, kaza sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere kavşaklarda geçiş önceliğine riayet etmediği,
sola dönüş yapmak istediği esnada davacı yan aracının gidiş istikametini yakın mesafeden kapatarak davacı yan aracının sol ön kısımlarından çarpması ile kazaya sebebiyet verdiğini, işbu sebeple meydana gelen kazada %100 oranında asli kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının 50.000,00 TL olduğunu sigortanın 25.000,00 TL ödeme yaptığını bakiye zararın 25.000,00 TL olduğunu,
aracın onarım süresinin 10 gün olacağını işbu 10 günlük sürede günlük 1.500,00 TL olmak üzere hak mahrumiyet bedelinin 15.000,00 TL olacağını belirtmiştir.Davacı vekili bedel artırım dilekçesi sunmuştur.Davalı sigorta vekili artırılan kısma ilişkin zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; dava HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir.
6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür.
HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden itiraz yerinde görülmemiştir.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 13.07.2024 tarihli kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle aracında hasar kaybı meydana gelip gelmediği, var ise oranı ve talep edebilecek tazminat miktarı ile işbu zarar nedeniyle değer kaybı alacağı, ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilirse talep edebileceği alacak miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır.
Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.TTK.1459 tazminat İlkesi başlığı altında” Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder” hükmünü öngörmüştür sigortacının sorumlu olduğu gerçek zarar kalemleri arasında değer kaybı da söz konusudur.Değer Kaybı Trafik Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi kapsamında olan aracın gerçek değeri olup teminat dışı hallerden olmadığı gibi A.3 te sayılan teminat dışı hallerden de değildir.Değer kaybının hesabı,
teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.--------- - --------- sayılı kararlarında vurgulandığı üzere.
Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve aracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 50.000,00 TL olarak tespit edildiği 25.000,00 TL ödendiği, 25.000,00 TL bakiye zarar kaldığı,
kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan davalıların işbu zarardan sorumlu oldukları tespit edilmiştir.Kira alacağı talebi yönünden aracın arızalı olduğu dönem için 15.000,00 TL hak mahrumiyet bedeli yönünden davacının haklı olduğu kanaatine varılmış olup işbu bedel yönünden davalı araç malikinin sorumlu olduğu anlaşılmakla işbu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Tüm açıklamalar ışığında davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/89, K. 2026/19, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama