KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/77
- Karar No
- 2018/1135
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/77 Esas
KARAR NO : 2018/1135
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2017
KARAR TARİHİ : 14/11/2018
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası .. kullandığı. plaka sayılı araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve ZMSS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı otobüsün 26.01.2015 günü saat 15.30 sıralarında çarpıştıklarını, meydana gelen kaza sonucu müvekkillerinin babası .... vefat ettiğini, trafik bilirkişinin davalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğuna dair rapor tanzim ettiğini, işbu raporun eksik ve hatalı olduğunu, müvekkillerinden ...'ın,,,, doğumlu, ...'ın da ,,,,,, doğumlu olduklarını, babalarının maddi desteğinden yoksun kaldıklarını, müteveffa ....müvekkillerinin hayattaki tek dayanakları olduğunu,
başka bir gelir kaynaklarının olmadığını, müvekkillerinin babalarını zamansız, tanıyamadan çok küçük yaşta kaybettiklerinden ömür boyu hem annesizliğin hem babasızlığın acısı ile yaşayacaklarını, müvekkillerinin bundan sonra yaşamlarındaki boşluğun ve eksikliğin doldurulamayacağını iddia ile ızdıraplarının bir nebze de olsa azaltılabilmesi için destekten yoksun kalma tazminatı tutarının belirlenerek şimdilik ,,,, TL 'nin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte,
cenaze ve defin masrafları olarak 1.000,00 TL'nin yine ödeme tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili, her iki çocuk için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ,,,,. vekili cevap dilekçesinde; Davacıların zararlarını tahsil için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları gerektiğini, böyle bir başvurunun mevcut olmadığını davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkili şirket ile davalı sürücünün ikametgahının Kayseri olması nedeniyle yetkili mahkemenin Kayseri Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi ...... dikkatsizliği ve tedbirsizliğinin neden olduğunu ve asli kusurlu olduğunu, ortada miktarı belli ve muaccel bir alacak bulunmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, tüm kusurun müteveffa.... olduğu halde manevi tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde.
Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesinde görülmüş ve kusur raporu alınmış ve dosya Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilerek rapor alındığını, işbu raporda davacıların murisi .....asli kusurlu olduğu, müvekkili ...'ın ise tali kusurlu olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile şayet müvekkiline atfedilecek bir kusur oranının mahkemece belirlenmesi durumunda müvekkilinin kusuru oranında tazminat talep edilebileceğini, meydana gelen kazadan müvekkilinin etkilendiğini, manevi açıdan yıprandığını,
şöförlük mesleğini bıraktığını, memleketine yerleşerek emekli aylığı ile yaşamaya başladığını, davacının talep ettiği tazminat miktarının çok fahiş olduğunu, bu miktarı karşılayacak durumunun bulunmadığı gibi fakirleşmesine neden olacak mahiyette olduğunu, davacıların yaşları itibari ile söz konusu defin ve cenaze giderini yapmış olmalarının imkansız olduğunu, yapan kişinin söz konusu giderleri talep hakkının bulunmadığını savunarak haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...
Sig.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Karayolları Trafik Kanununa göre araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlüğünün olmayacağının yazılı olduğunu, buna göre öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, şayet sigortalı araç sürüsünün kusuru kanıtlanamaz ise müvekkiline de sorumluluk yüklenemeyeceğini,
müteveffanın mirasçılarından ....... tarafından açılan davanın yargılaması sırasında sulh olunarak hasar dosyasından 97.705,93 TL ödeme yaptıklarını, bu nedenle poliçe teminatından kalan bakiyenin 170.294,07 TL olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini, davacıların talep ettikleri cenaze masraflarının poliçe teminatı kapsamına girmediğini, faize hükmedilmesi halinde faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle trafik kazası sonucu vefat edenin desteğinden yoksun kalan davacıların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın 26/01/2015 tarihinde meydana gelen kazada davacıların vefat eden babalarının desteğini kaybetmiş olmaları nedeniyle tüm davalılardan talep edebilecekleri maddi tazminat ve defin giderleri ve sigorta dışındaki davalılardan talep edebilecekleri manevi tazminat ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık tespiti doğrultusunda, kaza nedeniyle tarafların kusuru ve Aktüer hesabı yapılmak üzere dosya bilirkişiler ... ile ,,,, tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi heyeti ortak raporunda; müteveffa sürücü ,,,,,, %75 oranında asli kusurlu olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında tali kusurlu olduğunu, davacılardan ...'ın talep edebileceği Destekten Yoksun Kalma Tazminatı tutarının 17.962,40 TL olarak hesaplandığını, Davacılardan ,,,, talep edebileceği Destekten Yoksun Kalma Tazminatı tutarının 8.728,40 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Davalı ... Sig.A.Ş. Vekili vermiş olduğu 29/08/2018 tarihli dilekçesinde aktüer raporuna göre asıl alacak ve ferileriyle toplam 36.343,70 TL ödeme yaptıklarını bu nedenle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, dilekçesi ekinde ödeme makbuz fotokopisini sunmuştur.
Davacı vekili son celsede; ..... Sigorta ile ödeme yapılmış olduğundan sulh olduklarını, maddi tazminat yönünden davanın konusunun kalmadığını, diğer davalılar yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, 26.01.2015 günü davacıların eşi ve babası olan ,,,, vefat ettiği tazminatın TBK 53/3 uyarınca yapılan hesaplama şekli ve kusur oranına göre davalı sigorta tarafından maddi tazminatın ödendiği ve tarafların sulh olduğu davanın konusu kalmadığı,
müteselsil sorumlulardan biri tarafından yapılan ödemenin diğer borçlularıda sorumluluktan kurtaracağından davacıların maddi tazminat davasının konusu kalmadığı ve maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat talebinin ise davacı ile davalıların sosyal ekonomik durumları, kazanın meydana gelmesinde davacının eşi olan ölenin asli derecede kusurlu olduğu ancak trafik kazası sonucunda vefat den eşin 38 yaşında olduğu,
davacı çocuk Yükselin küçük yaşta babasız kaldığı TBK 56 maddesi gereğince davacıların yaşadığı üzüntü ve manevi tazminatın niteliği gereğince takdiren davacı eş için 25.000,00 TL davacı çocuk için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesinin yerinde olacağı anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/77, K. 2018/1135, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama