KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/835
- Karar No
- 2020/143
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2020
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2018/835 Esas
KARAR NO : 2020/143
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2018
KARAR TARİHİ : 21/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, taraf şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaba göre davalıdan alacaklı olduklarını, bu nedenle davalı aleyhine Anadolu ----- İcra Müdürlüğünün ---Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, haksız bir itirazla takibin durdurulduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya tebligat yapılmış ancak davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, icra takibinin faturadan kaynaklanan cari hesaba dayandırmış, 45.435,10 TL'nin icra tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı takibe süresi içinde itiraz ederek, --- İcra Dairelerinin yetkili olmadığını, kendisinin ikametgah yeri olan---- Dairelerinin yetkili olduğunu; her ne kadar takip faturaya dayalı deniyorsa da, icra takibine eklenen bir faturanın bulunmadığını, cari hesap ekstresinin bulunduğunu; takip konusu alacağında zaman aşımına uğradığını bildirdiği; süresinde yapılan itirazla takibin durduğu, iş bu davanında bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz nazara alınmış; taraflar arasındaki akdi ilişki icra takibine itirazın kapsamı çerçevesinde ihtilaflı olduğundan; BK'nun 89. Maddeye göre, yargı sahamızdaki icra dairesinin yetkili olabilmesi için taraflar arasındaki akdi ilişkinin ortaya konması gerektiği kanaati ile bu hususta yapılacak bilirkişi incelemesinden sonra karar verilmesi uygun görülmüş; taraf kayıtları ve özellikle davalı kayıtlarına göre taraflar arasındaki akdi ilişki ihtilafsız olduğundan ve kurulduğu belli olduğundan; davalı tarafın icra dairesine yapmış bulunduğu yetki itirazına itibar edilmemiştir.
Öte yandan davalı tarafın zaman aşımı itirazına da itibar edilmemiştir. Zira, davalının --- yılı itibariyle davacıya olan borcunun doğduğu, icra takibinin 2018 yılında yapıldığı, alım satım akitlerinde zaman aşımı süresinin çok daha uzun olduğu sebebiyle, takibe konu alacağın zaman aşımına uğramadığı da tespit edilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının karşılıklı olarak incelenmesine geçilmiş, davacıya ait kayıtlar burada olduğu için mahkememizce inceleme yaptırılmış; bilirkişi----------- tarihli raporunda, davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten ------- alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
Davalıya ait kayıtların ise,----- mahkemesi vasıtasıyla ve talimat yoluyla incelenmesi sonunda alınan ve bilirkişi ---- ait olan --- tarihli rapordan ise bizzat takip tarihi itibariyle davalının davacıya ----- borçlu olduğunun kayıtlı olduğu; davalı kayıtlarına göre takibe ----- takip miktarından daha fazla olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce ------- kayıtları getirtilmiş olup, davalıya ait BA kayıtlarında da davacıya ilişkin faturaların kullanıldığı belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, hem ------- kayıtlarına göre davacıdan aldığı faturaların ----------- kullanan davalının aynı zamanda kendi kayıtlarına göre dahi takip miktarından daha fazla borçlu olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne, icra takibinin aynen devamına karar vermek gerekmiş; alacağın mal alım satımından kaynaklandığı, likit olduğu, takibe itirazın haksız olduğu nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/835, K. 2020/143, 21 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama