İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/13 K.2023/625

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/13Karar2023/625Tarih4 Ekim 2023Okuma9 dk · 1.897 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/13
Karar No
2023/625
Karar tarihi
4 Ekim 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.897 kelime·9 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/13

KARAR NO : 2023/625

DAVA

Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 25/03/2011

KARAR TARİHİ : 04/10/2023

Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili -----ve dünyada tanınmış bir marka olan müvekkili şirket ------ kurucusu olduğunu ve bu şirketi temsil, ilzam ve idare yetkisine sahip ortağı olduğunu, müvekkili şirketin ----alanında faaliyet gösterdiğini, üretimde kullanmak üzere davalı ---- ile davalı ----- bir miktar krom satın aldığını ve karşılığında dava konusu 14 adet senedin düzenlenerek davalı lehtarlara teslim edildiğini, ----- lehine düzenlenen 10.10.2010 vade tarihli 10.000.00 TL bedelli senet borcunun ----- yetkilisi bulunan ----- ödendiğini ve----- tarafından işbu senedin teslim edilmediğini,

müvekkili şirkete bu senedin ödendiğine dair kendisinin imzasını içeren bir makbuz verildiğini, 14 adet senet borcuna istinaden davalı ----- yetkilisi bulunan ------ 11.03.2011 tarihinde müvekkili şirkete ait ------ bulunan fabrika binasında dava dışı fınans müdürü ----- tarafından 142.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını, karşılığında da -----14 adet senedi önce yırtıp, yırtılan parçalarını iade ettiğini, dava dışı ----yırtılan senetler ile şirkette bulunan asıl senet fotokopileri arasında yaptığı karşılaştırma sonucunda 6 adet senedin müvekkili ----- imzaladığı senetler olmadığını fark ettiğini,

durumu fark eden -----adresine gittiğini ve ---- yanına alarak ---- işletmeye geldiklerini, -----önce sahte olarak düzenlediği senetleri inkar ettiğini, sonra da asıl senetleri tefeciye verdiğini ve orada karışmış olabileceğini söylediğini, bunun üzerine ---- davalı ----- senetlerden doğan borca istinaden 142.000,00 TL ödeme yaptığına dair belge istediğini, ancak tartışma nedeniyle alınamadığı,

daha sonra---- tarafından-----hakkında verdiği ifade ile şikayette bulunduğunu, anılan 14 adet senetten şüpheli ----- adına düzenlenen 20.09.2010 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli, 20.10.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli, 25.12.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli, 25.01.2011 vade tarih ve 12.500,00 TL bedelli ve 25.03.2011 vade tarihli 17.500,00 TL bedelli senetler ile şüpheli----- adına düzenlenen 10.11.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli senet borcunun işbu firmaların yetkilisi bulunan şüpheli ----11/03/2011 tarihinde ödenmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete iade edilmediğini ve yerine hile ve desise ile imza,

kaşe ve el yazısı sahte olarak düzenlenen 6 adet senet verildiğini, şüphelilerin eylemine uyan resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve yağma suçlarından dolayı haklarında gerekli kovuşturmanın yapılarak cezalandırılmaları için hakların müvekkili ----- tarafından -----Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, Müvekkili şirketin bedellerini ödediği 6 adet senede ilişkin olarak davalılara borcu olmadığını, müvekkili şirket tarafından her türlü resmi defter ve fatura kayıtlarının düzenli olarak kayıt altına alındığını beyanla müvekkili şirket tarafından davalı ------adına düzenlenen 20.09.2010 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli,

20.10.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli, 25.12.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli, 25.01.2011 vade tarih ve 12.500,00 TL bedelli ve 25.03.2011 vade tarihli 17.500,00 TL bedelli senetler ile şüpheli ----- adına düzenlenen 10.11.2010 vade tarih ve 10.000,00 TL bedelli senetlerin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, ciro yolu ile temlikin önlenmesi, tahsile verilememesi için üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde mahkemenin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati tedbir konulmasına,

bedelleri ödenen 6 adet senetle ilgili olarak müvekkili ----- ile müvekkili şirket ------ borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkillerinin davacılardan -----üretmiş olduğu mobilyalarında---- kaplama işini yaptıklarını ve uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, müvekkillerinin haksız kazanç peşinde koşmadıklarını, hak etmedikleri bir parayı almayacaklarını ve dava dışı---- haksız kazanç peşinde olmayan birisi olduğunu en iyi bilen kişinin -----olduğunu, buna rağmen davacı----- şirketinin müvekkillerine 70.000,00 TL borçlarının olduğunu da bildiğini, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığını, -----bu davayı açmasında hukuki bir yarar olmadığını, davanın -----yönünden reddinin gerektiğini, müvekkillerine borçlu olanın davacı şirket olduğunu,

Müvekkillerinin 10.08.2010 tarihi itibariyle davacı şirketten 154.500,00 TL alacaklarının olduğunu, bu alacağın 92.500,00 TL'sinin -----62.000,00 TL'sinin de ----- ait olduğunu, borçlu şirketin dosyaya sunduğu belgelerle borçlarını kabul ettiğini, davalı şirketin işbu borcuna karşılık önce 12.500.00 TL ödediğini, daha sonra 11.03.2011 tarihinde 72.000.00 TL ödendiğini ve bu yaptığı ödemelere karşı müvekkillerine imzalayıp teslim ettikleri senetlerden 20.08.2010 tarihli 10.000,00 TL, 25.11.2010 tarihli 10.000,00 TL, 25.12.2010 tarihli 10.000,00 TL, 25.02.2011 tarihli 12.500,00 TL, 10.12.2010 tarihli 10.000,00 TL,

15.01.2011 tarihli 10.000,00 TL, 15.02.2011 tarihli 10.000,00 TL, 15.03.2011 tarihli 12.000,00 TL ve toplam 84.500.00 TL ödeme yapıldığını ve vaptıeı ödemelerin karşılığı olan kambiyo senetlerini de müvekkillerinden teslim aldığını.

Davacı şirketten bakiye kalan alacaklara ait kambiyo senetlerini ödemediklerinden dolayı şirket aleyhinde ihtiyati haciz istemiyle ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasına müracaatta bulunarak almış oldukları ihtiyati haciz kararını--- İcra Müdürlüğünün-----sayılı dosyasında infazını talep ettiklerini, ayrıca takibe de geçtiklerini, ancak davacıların mahkemeden aldıkları ihtiyati tedbir kararı ile takibin durduğunu, davacıların müvekkillerine 11.03.2011 tarihinde 72.000.00 TL ödediğini,

ancak şirketin fınans müdürü ----- ödemiş olduğu 72.000.00 TL've karşılık----- 142.000.00 TL tutarında ibraname almaya kalkıştığını.-----ödeme gecesi evinden alarak fabrikaya götürdüğünü, ibranameyi zorla imzalatmaya zorladığını, ------ senetlerin hiçbirisini yırtmadığını, davacılara sahte senet de vermediğini, ibranameyi kabul etmeyen dava dışı---- hakkında yine dava dışı---- haksız ve kötü niyetli olarak---- hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, senelerin tefeciye değil ----- tahsile verdiğini,

tarafların tüm defter kayıtları incelendiğinde mahkemeye sundukları belgelerden de görüleceği üzere müvekkillerinin davacı şirketten 25.03.2011 tarihi itibariyle 70.000,00 TL alacaklı olduklarını, Sonuç olarak; mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile duran ----- İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyasının kaldığı yerden devamına, davanın haksız ve kötü niyetle açıldığından alacağın %40'ından az olmamak üzere davacıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davacılardan------ davasının husumet yönünden reddine ve diğer davacı şirketin davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle menfi tespti talebine ilişkindir.

Davacılar vekili 11/01/2013 tarihli dilekçe ile dava dilekçesindeki taleplerinin ıslahını, ---- Tarafından ----lehine düzenlenen ciro yoluyla ----devrildikten sonra -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasına konu edilen 10/10/2010 vade tarihli ve 10.000,00 TL bedelli senet yönünden de müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline ve İİK m.72 ye göre ihtiyati tedbir uygulanmasına, müvekkilinin menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile müvekkilinin dava sebebi ile uğradığı zararların giderilmesi için davalıların takip konusu alacağın %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizin ----Esas -----Karar Sayılı kararı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.

Hukuk Dairesi -----Esas ----- sayılı kararı ile "Somut olayda, davacılar vekili ıslah dilekçesinde talep edilen senetle beraber toplam 7 adet senet bedeli olan 80.000,00 TL. yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği halde ----. alınan bilirkişi raporunda 6 adet senetle ilgili değerlendirme yapıldığı,----gerekçeli kararında da 6 adet senedin dava konusu edildiği belirtilmiş olup ıslah edilen senetle ilgili değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporunda, “Davacı tarafın sunduğu delillerden ----tarafından 10.10.2010 vadeli senede istinaden ----- 10.000,00 TL aldığı,

dolayısıyla davacının sadece bu senetten dolayı menfi tespit talebinin yerinde olduğu” sonucuna varıldığı yönünde tespitte bulunulduğu, mahkemece bilirkişi raporunun benimsendiği belirtildiği halde bilirkişi raporunda belirtilen “Davacı tarafın sunduğu delillerden -----tarafından 10.10.2010 vadeli senede istinaden ----- 10.000,00 TL aldığı, dolayısıyla davacının sadece bu senetten dolayı menfi tespit talebinin yerinde olduğu” sonucuna varıldığına yönelik tespitin kabul edilmediğine yönelik bir değerlendirme olmadığı, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporundaki hangi tespitleri esas aldığını ortaya koymamıştır.

Davaya konu eylemle ilgili olarak davalılar ve dava dışı ----- hakkında----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----Sayılı dosyası ile Resmi Belgede Sahtecilik suçundan dava açıldığı ve 10.03.2016 tarihinde sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verildiği ancak bu kararın henüz kesinleşmediği tespit edilmekle, TBK'nın 74. maddesi uyarınca, hukuk hakimi, ceza hakiminin beraat kararıyla veya kusurun varlığına ve oranına ilişkin kararıyla bağlı değilse de mahkumiyet kararıyla bağlıdır.

Ceza dosyasında verilecek olası bir mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacak olması nedeniyle; davaya konu eylemlerle ilgili olarak açılmış olan ceza yargılamasının HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici sorun sayılarak sonucunun beklenmesi uygun olacaktır. Aksi takdirde birbiriyle çelişen mahkeme kararlarının ortaya çıkma ihtimali vardır.

Bu yasal düzenlemelere rağmen ilk derece mahkemesince, 13/11/2014 tarihli duruşmanın ara kararı ile ceza dosyası bekletici mesele yapıldığı halde 07/06/2017 tarihli duruşma ara kararı ile bekletici mesele yapılması ara kararından vazgeçildiği halde neden vazgeçildiğinin gerekçeli kararda tartışılmaması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bu durumda, TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, dava konusu olayla ilgili ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- sayılı ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan işlemlerin yapılmamış olması bakımından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne,

mahkeme kararının kaldırılmasına, " karar verilerek dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.Dava dosyasının önceki bilirkişiye tevdii ile BAM kararı ve taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak ek rapor aldırılmasına, karar verilmiştir.

Bilirkişi 24/01/2023 tarihli ek raporunda, BAM kararı, kesinleşmiş ceza mahkemesinin beraat kararı ve taraf vekillerinin itirazları da dikkate alındığında, 11.06.2014 tarihli kök raporunda herhangi bir değişiklik gerekmediği, kök rapordaki tespit ve hesaplamaların aynen muhafazası icap ettiğini rapor etmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle ve BAM kararı da dikkate alınarak dava sonuçlandırılmıştır.

Tüm dosya kapsamı, BAM kararı, bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde. Dava tarafından imzalanmış 7 adet senet vardır.

Davacı taraf davasında bu senetlerin içinde bulunduğu 14 adet senedin bedelinin ödendiğini, karşı tarafın senetleri yırtırak yırtık hallerinin dava dışı Finans Müdürü ----- teslim edildiği, ancak Finans Müdürünün şirkette bulunan asıl senet fotokopileri ile bu yırtık senetler üzerinde yapılan incelemede yırtılan 7 adet senedin sahte olduğunu fark ettikleri ve kendilerince imzalanan senetlerin onlarda kaldığını fark ettiğini böylece sahte senetlerin yırtılmış gösterilerek kandırıldıklarını iddia etmektedirler, ancak bu ispat edilememiştir.

Bununla ilgili ceza yargılaması ise beraat ile bitmiş ve dosya kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı dayandığı kandırılmanın gerçekleşmediği mahkemece kabul edilmiş fakat dava konusu senetlerden 10/10/2010 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli senedin ödendiği kayden sabit görülmüş, onun yönünden dava kabul edilmiş diğerleri yönünden reddedilmiştir.

Teminat karşılığı takip durdurulmuş ve davacı şirketin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından takip tarihi itibarı ile davacı şirketin % 20 tazimnat ile mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, takip konusu senetlerde davacı ----- takip konusu senetleri şirket adına imzaladığı şahsi iması bulunmadığı anlaşıldığından bu davacı tarafından açılan davanın aktif husumet nedeni ile reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:

1-Davacı ----- yönünden açılan davanın aktif dava sıfatı bulunmadığından REDDİNE,

2-Davacı------ yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile;

3-Davacı-----aleyhine başlatılan -----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takibe konu; 10/10/2010 vade tarihli, 10.000,00 TL senet yönünden davacı ----- davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, bu senedin davacı ----- yönünden iptaline, fazlaya dair taleplerin reddine,

4-Davalının tazminat talebinin davacı------ şirketi yönünden kabulü ile bu davacının İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulduğu bedel 70.000,00 TL'nin %20'ı oranında tazminat ile mahkumiyetine, davacı ----- alınarak davalılara verilmesine,

5-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 683,10 TL harcın, peşin alınan 1.039,50 TL harcın ve ıslahta yatırılan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 527,20 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,

2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ----- ödenmesine,

3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ------ alınarak davalılara verilmesine,

4-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin alınan 1.039,50 TL harcın ve ıslahta yatırılan 170,80 TL harcın yargılama giderine katılmaksızın davalılardan alınarak davacı--- -- ödenmesine,

5-Davacı tarafça gerekçeli kararın kaldırılmasından önce ve sonrasında yapılan toplam yargılama gideri olan 13.018,50 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden kabul edilen kısma isabet eden 1.859,79 TL'sinin davalılardan alınarak davacı----- verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalıların yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/13, K. 2023/625, 4 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2020/13
  4. Karar No : 2023/625
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 25/03/2011
  7. Karar Tarihi : 04/10/2023
  8. Dava
  9. Cevap
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/13
Karar No
2023/625
Tarih
4 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/19 K.2023/1201
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/23 K.2023/665
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/24 K.2023/658
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/25 K.2023/1822
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/31 K.2023/1799
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/32 K.2023/663

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.