KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/358
- Karar No
- 2024/438
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/358 Esas
KARAR NO:2024/438
DAVA
Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/08/2020
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ölümlü Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacılar vekili, 21/02/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------plakalı aracın karşıdan karşıya geçen yaya ----- çarparak ölümüne neden olduğunu; davacılarımızdan ---- murisin eşi,----- ise kızı olduğunu, 68 yaşındayken ölen murislerinin ölümünden dolayı davacı eşin hem destekten yoksun kaldığını hem de her iki davacının manevi tazminatı gerektirecek şekilde elem ve üzüntü duyduklarını, maddi tazminattan davalılardan ---- sürücü, ---- malik, davalı ----olarak müteselsilen sorumlu olduklarını manevi tazminattan ise sigorta şirketi dışındaki davalıların müteselsil sorumlu olduklarını belirterek;
davacılar için 400.000,00'er TL manevi tazminat ve davacı ----- fazlaya dair haklar saklı tutularak 10.000,00 TL destekten yoksu kalma tazminatının tahsiline karar verilmesi talep ve dava olunmuş; bilahare alınan raporlardan sonra destekten yoksun kalma tazminatı da 579.550,28 TL ye yükseltilmiş, tamamlama harcı karşılanmıştır.
SAVUNMA
Davalı----- vekili, kaza tarihi itibarıyla ----- plakalı aracın ---- olduklarını, ancak kendi sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı, sigorta poliçesi ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının ve kusur oranlarının dikkatlice tespit edilmesi gerektiğini, kaldı ki davadan önce kendilerine, 2918 sayılı yasanın 97. Maddesinde belirtildiği üzere usulünce bir başvurunun bulunmadığını;
dilekçelerinde tazminat hesaplaması için gerekli tüm bilgi ve belgelerin sigorta şirketine iletilmesi gerektiğini, bunu içermeyen dilekçelerin başvuru dilekçesi sayılmayacağından dolayı davadan önce başvuru şartı yerine gelmediğinden davanın reddi gerektiği savunulmuştur.Davalı --------- tarafından kusurlu olduğu iddia edilse de, bunu kabul etmediğini zira ölenin birdenbire yola atladığını, havanın puslu olduğunu, ölenin koyu renk kıyafetli olduğunu, birden önüne çıkınca aracı durdurmasına imkan kalmadığını bu nedenle kusursuz olduğunu; kazadan sonra ölenin hastaneye kaldırıldığını sonra taburcu edilip sonra yeniden yatırıldığını;
hatta müteveffadan kazadan sonra alınan ifadesinde yaya geçidinden geçmediğinin kendisince de beyan edildiğini; ceza soruşturmasının devam ettiğini, kusurunun bu nedenle kesinleşmediğini; ölenin yaşlı ve emekli olduğu göz önüne alınarak tazminatların hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür.Diğer davalı --- davaya cevap vermemiş, herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır.21/02/2021 tarihinde meydana gelen kazada davacılarımızın murisi----- plakalı aracın çarptığı, aracın sürücüsünün --- olduğu, işleteninin ------- olduğu, davalımız olan sigorta şirketinin de ---- olduğu, ----- yevmiye nolu veraset ilamına göre davacımız ----- eş olarak 1/4, davacımız ----- tek çocuk olarak 3/4 hisse ile mirasçı oldukları, kaza anında 68 yaşında olan ------ tarihinde kazadan 1 ay sonra vefat etmiş olduğu ihtilafsız olup;
ihtilaflı olan hususun davacılarımız yönünden ölümün kaza sonucunda meydana gelip gelmediği, kusur durumlarına göre maddi ve manevi tazminat şartlarının doğup doğmadığı hususunda toplandığı belirlenmiştir.Mahkememizce kazadan itibaren murisin gördüğü tüm tedavi evrakları toplanmış olup, olayla ilgili bir ceza soruşturması ve davası takip edilmiş, ölenin kazancı ile ilgili ve tarafların sosyo ekonomik durumları ile ilgili gerekli bilgiler toplanmış, kusur yönünden ve destekten yoksun kalma tazminatı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca varılmıştır.Gerek tedavi evraklarından gerekse ceza soruşturması ve yargılamasında toplanan tüm delillerden ve dinlenen tanık beyanlarından, davacılarımızın murisinin trafik kazasından önce bu kadar sürede ölmesini gerektirecek bir hastalığının bulunmadığını, kazadan sonra iyileşemediği ve tüm hastane tedavilerine rağmen 1 ay içinde vefat ettiği;
bu sebeple ölümle kaza arasında gereklin illiyet rabıtasının bulunduğu kabul olunmuştur.Mahkememizce kusur tespiti yönünden mahallinde keşif yapılmış kazayı gören tanık mahallinde dinlenmiş, kaza yeri----------keşifte zapta geçirilmiş, bilirkişi -------- kusur yönünden rapor alınmış, makine mühendisi uzman bilirkişi raporunda davalı sürücünün %85 ölen yayanın %15 oranında kusurlu olduğunu tespit etmiş, ancak savcılık aşamasında alınan 06/07/2020 tarihli raporda davalı sürücünün tam kusurlu ------- tarihli bilirkişi raporunda ise davalı sürücünün tali kusurlu olduğunun belirlenmesi üzerine;
birbirleriyle çelişik bu raporlar nazara alınarak mahkememizce bir kezde ----rapor alınmış olup,-----kazada davalı sürücüyü %85, ölen yayayı %15 oranında kusurlu bulmuştur.
Mahkememizce bu nedenle davalı sürücünün kazada %85 kusurlu olduğu kabul edilerek destekten yoksun kalma tazminatı yönünden de bu oran nazara alınmak suretiyle hesaplama yaptırılmıştır.Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken davacının kazanç durumu yönünden de gerekli araştırmalar yapılmış olup, davacı taraf murislerinin inşaat işleri yaptığını beyan etmiş, --------imar işlem dosyası bildirmiştir.
Ancak davacının yaşının 68 olduğu, her ne kadar çalışmakta olduğu tespit edilse de; inşaat işlerinde uğraştığının ve asgari ücreti geçecek şekilde bir kazanç elde ettiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edilemediği, iddia edilen bu işten kazancının ispat edilemediği ve ne miktar iş aldığı, ne yoğunlukta çalıştığı hususları ortaya konamadığından esasen bu sektörde değişen kazanç miktarına göre sabitlenen bir kazancının da söz konusu olmadığı nazara alınarak bilirkişi tarafından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması,
ölenin emeklilikten sonra çalıştığı sabit görüldüğünden, emeklilik maaşının artık kazancından düşülemeyeceği vurgulanarak hazırlanan maddi hesap bilirkişi raporunun gerek hesaplama şekli gerekse gerekçelerinin yerinde olduğu, buna göre davacı eş ------ destekten yoksun kaldığının kabulü gerekeceği, kaza tarihinde zorunlu sigortanın limitinin 410.000,00 TL olduğu (her ne kadar sigorta şirketinin cevap dilekçesinde 360.000,00 TL olduğu bildirilmişse de) buna göre destekten yoksun kalma tazminatının ilk 410.000,00 TL sinden davalı ---- sorumlu olacağı değerlendirilerek,
Trafik kazasından kaynaklanan davalarda oluşan maddi tazminattan, araç sürücüsünün Borçlar Kanununun haksız fiil hükümleri gereğince, araç malikinin (işletenin) Karayolları Trafik Kanunu araç işleteni yönünden getirdiği objektif sorumluluk hükümleri gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının ise sigorta poliçesi gereğince sorumlu oldukları; bu sorumluluğun müteselsil sorumluluk niteliğinde olduğu;
elbette sorumluluğun kazadaki kusur oranlarına isabet eden miktarlar oranında olacağı ve sigorta şirketi yönünden de poliçe limitini geçemeyeceği nazara alınarak maddi tazminat niteliğindeki destekten yoksun kalma tazminatından davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuş, Manevi tazminattan ise sadece aracın sürücüsünün B.K'da ki haksız fiil hükümleri gereği, araç malikinin KTK'da ki objektif sorumluluk kuralları gereğince müteselsil sorumlu oldukları nazara alınarak; manevi tazminatın bir cezalandırma aracı olmadığı ancak davacıların eş ve babalarını kaybetmekten dolayı duydukları üzüntüyle bir nebze azaltacak nitelikte olması gerektiği;
tarafların sosyo ekonomik durumları ve murisinde bir miktar kusurlu olduğu sebebiyle o miktara uygun bir indirim yapılmak suretiyle belirlenmiş, işlemiş faizlerden sürücü ve araç malikinin kaza tarihinden itibaren, davalı sigortanın ise kazadan önce tüm belgeleri gönderip ödeme yapmaz ise hakkında dava açılacağı ihtarını içerir bir ihtarla temerrüte düşürülmediği nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/358, K. 2024/438, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama