KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/572
- Karar No
- 2025/495
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/572 Esas
KARAR NO: 2025/495
DAVA
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2020
KARAR TARİHİ: 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili,---- yetkilisi olduğunu, davalılardan------ üzerinden yapılacak ticaret için davacı şirketten -- adet ----- talep ettiğini, bunun üzerine davacı şirketin ------ bedelli bir poliçe düzenlediğini, düzenlenen bu poliçe çerçevesinde davacının da 135.000 EURO hak edişe hak kazanıp bu miktarı fatura ettiğini; davalıların poliçeyi ödemek için ------- ortaklık kurduklarını, onu davalı şirkete ortak ettiklerini; davacı ile davalılardan ---- da mutabakat imzalandığını, poliçe aslının 15 gün içinde teslimi konusunda anlaştıklarını;
faturayı da ---- teslim ettiklerini belirterek----- vasıtasıyla ------para geldiğini, bu poliçe için 800.000 EURO gönderilmiş olduğunu, ----- parayı şahsi hesabına alıp -------- birlikte yurt dışına transfer ettiklerini; davalı şirket dışındaki tüm davalıların teminat poliçesi sağlanan ------ ortakları olduğunu; birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin hak ettiği 135.000 EURO hak edişi ödemediklerini belirterek söz konusu bu bedelin davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini, dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılardan ----yapılamadığı için bu davalılar davaya cevap verememişler, Davalı ------ vekili, 8.000 EURO bedelin yurt dışına kaçırıldığına yönelik iddianın soyut bir beyan olduğunu, müvekkili ile yapılan bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, davanın sadece davalı şirkete karşı açılabileceğini ileriye sürmüş ve müvekkili yönünden açılan davanın husumetten reddini savunmuştur.Davalı -------davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu ancak arabuluculuğa başvurulmadığı için dosyanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduğunu, ona husumetin düşmediğini,
alacak talebinin ancak davalı şirkete yöneltilebileceğini belirterek müvekkili yönünden davanın husumetten reddini talep ettiği; kaldı ki iddiaların ispat edilmiş de olmadığını, tek taraflı kesilen faturanın söz konusu teminat poliçesinin sağlandığı ve 135.000 EURO alacaklı olduğunu ispat edemediğini belirterek esas yönünden de davanın reddi gerektiğini bildirdiği,Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, yargılamaya da katılmamışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava teminat poliçesine aracı olmaktan kaynaklanan alacağa ilişkindir.Davalılardan -------dışında ikamet etmekte olup, bu davalılara yurt dışı tebligatı yapabilmek için gerekli yurt dışı tebligat giderleri tüm ihtarlı ara kararlara rağmen davacı tarafından karşılanmadığı ve tamamlanmadığı için bu iki davalı yönünden davanın usulden reddine kara verilmiştir.Davacının iddiasına göre de söz konusu teminat poliçesi davalı şirkete sağlandığı için ve diğer davalıların birlikte davacı şirketi zarara uğratmak için bu davalı şirketler birlikte kötü niyetli hareket ettikleri ispat edilemediğinden;
öte yandan limited şirketlerde şirket ortaklarının şirketin borçlarından şahsi mal varlıkları ile sorumlu olmamalarının karine teşkil ettiğinden davalılar -------- yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.Diğer davalı şirket yönünden ise ortada davacı tarafça kesilen bir fatura mevcut olup, esasen fatura tek taraflı kesilen bir belge olduğu için alacağı ispat etmediği; sadece davacı şirket ile davalı -----tarafından düzenlenen ------ tarihli bir protokolün mevcut olduğu, o protokolde poliçenin-----tarihinde teslim edildiğinin yazılı olduğu,
''poliçe hizmet bedeli -----------tarafından belirtilen hesaplara yatırılmadığı takdirde poliçe geçersiz sayılacak'' şeklinde açıkça yazılı olması karşısında.
10 iş günü içinde poliçe hizmet bedeli davacı şirket tarafından belirilen hesaplara yatırılmasının düzenlendiği, poliçenin geçersiz sayılması halinde davalı -----poliçe hizmet bedelinden uğrayacağı zararlarında nakden ve defadan ödeneceğinin taahhüt edildiği; bu durumda davacı tarafın önce belirtilen hesaplara poliçe hizmet bedelini yatırması gerekeceği, yatırmazsa herhangi bir ücrete hak kazanamayacağı, bunu da yatırdığı ispat edilemediğinden ortada vaktinden önce açılmış davanın bulunduğu kabul edilerek davalı şirket yönünden de bu yönden davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/572, K. 2025/495, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama