KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/644
- Karar No
- 2025/875
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
1.339 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/644
KARAR NO : 2025/875
DAVA
Menfi Tespit ve İstirdat
DAVA TARİHİ : 01/08/2019
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkilinin ---- İli, ------ İlçesinde yaşayan, özel idareden emekli 83 yaşında ve hiç ticaret yapmamış bir kişi olduğunu; davalılardan ...'ın onun komşusu olduğunu, bu vesile ile tanıştıklarını, aralarında bir samimiyet oluştuğunu, bir müddet sonra davalının davacıdan sürekli para istemeye başladığını, ona ''----- hanımıma sarkıntılık ediyor'' şeklinde iftira attığını, ------ Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu; ayrıca müvekkili aleyhine -----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile de icra takibi başlatıldığını;
icra takibinin dayanağının 06/10/2018 keşide tarihli, 16/10/2018 vade tarihli, 650.000,00 TL bedelli senet olduğunu; davacı müvekkilinin senette ''keşideci'' konumuyla yer aldığını, senedin lehtarının davalı ... olduğunu, ...'ın cirosu ile senedin davalı ...'a geçtiğini, icra takibinin de ... tarafından başlatıldığını;
davalıların birlikte hareket ettiklerini, söz konusu senet yönünden öncelikle sahtecilik iddialarının bulunduğunu, müvekkilinin böyle bir senedi bilerek imzalamadığını ancak bazı belgeler içinde kendisine imzalatılmış olabileceğini, o takdirde de senedin hile ile alınmasının söz konusu olduğunu ve her halükarda sahte senette olsa, hile ile alınmışta olsa dayanak yapılan icra takibinin iptalini gerektirdiği;
müvekkili tarafından ----İcra Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyasında imzaya itiraz edildiğini, bu davanın devam ettiğini, ayrıca davalı ... ve suça iştirak eden diğer şahıslar aleyhine de ----- cumhuriyet Başsavcılığının ----- soruşturma sayılı dosyasıyla şikayette bulunduklarını; bu soruşturma dosyasında ... ifade vererek; ''----- mahallesinde bir taşınmazın satışı için anlaştık, satış bedeli 550.000,00 TL idi, ödeme yaptım ancak tarlayı bana devretmedi, verdiğim paranın faizi de hesaplamak suretiyle 650.000,00 TL'lik senedi aldım'' dediğini, oysa senedin ''nakden'' verildiği hususunda senet üzerinde sebebin açıklandığını;
böylece davalı lehtarın senedi talil ettiğini, artık senedin bir borç karşılığı verilmediği, taşınmaz satışı için verildiğini ispatla onun sorumlu olduğunu; aynı zamanda kendi beyanına göre ödediği paranın da 550.000,00 TL olduğunu, senedin 650.000,00 TL olması sebebiyle 100.000,00 TL'den dolayı onun beyanına göre dahi borçlu olmadığının sabit olduğunu; bu davalının amacının açıkça müvekkilinden para koparmak olduğunu, davalı ...'ın da ...'a aracılık ettiğini, el ve işbirliği içinde olduklarını;
davalı ...'un iddia ettiği gibi bir taşınmaz satış taahhüdü olmamakla birlikte, olmuş sayılsa da satış vaadi yönünden zaman aşımının oluştuğunu, bu nedenle davanın buna dayanamayacağını, bu senedin verilmesini gerektirir ticari yada hiçbir ilişkinin söz konusu olmadığını; taşınmazı almadan 550.000,00 TL veren bir kişinin makbuz almamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki bu davalının 550.000,00 TL çıkarabilecek ekonomik bir gücününde bulunmadığını; senet tarihinde davacının gözlerinin yeteri kadar görmediğini, fiili ehliyetinin bulunmadığını bildirerek;
-----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında yapılan icra takibinden dolayı şimdilik 10.000,00 TL lik kısmında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, bu dosyada yapılan ve yapılacak olan ödemelerde istirdada hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... vekili davanın menfi tespit davası olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, harcın tamamlatılması gerektiğini bildirmiş, ayrıca söz konusu senedin arsa satışı ile ilgili alındığını, davalı müvekkilinin davacıya ait arsayı almak için ödeme yaptığını, arsa devrinin gerçekleşmemesi halinde geçerli olmak üzere söz konusu senedin düzenlendiğini; ortada müvekkiline iadesi gereken bir para olduğunu, senedin ''devir gerçekleşmemesi halinde'' kullanılmak üzere verildiği için, o vakit yönünden iadesi gereken bir para alacağı yani bir para borcu doğacağı için senet sebebinin ''nakden'' yazılmasının doğru olduğunu;
davalının tam tersine senedin bedelsiz olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacıdan %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuş,
Davalı ... vekili ise keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmediklerini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, aksinin ispatı gerektirdiğini bildirmiş, davanın reddi ile davacıdan %20 kötü niyetli dava tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK 72 madde gereğince açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır. Dava -----.Asliye Hukuk Mahkemesinden ----- Esas sayılı dosya üzerinden açılmış, o aşamada davacıya harcı tamamlaması için süre verilmiş, davacı harcı tamamlamış ,bilahare davanın bir senet alacağına dayalı olarak açılmış olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı kesinleşince dosya süresi içinde yapılan başvuru nedeniyle mahkememize gelmiş ve esasımıza kaydedilmiştir.Yargılama esnasında davacı ... 17/05/2023 tarihinde vefat etmiş, tek mirasçısı olan kızı ... tarafından dava vekil aracılığıyla takip edilmiştir.
Mahkememizce öncelikle davacının ''imza inkarı'' incelenmiş olup; aynı icra takibinden dolayı davacımızın -----.İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasında ''imzaya itiraz sebebi ile takibin iptali'' talebinde bulunduğu, imza örneklerinin toplandığı, Adli Tıptan rapor alındığı, adli tıp raporunda senedin sağ alt kısmında yan yan iki imzanın bulunduğu, soldaki (daha içe doğru olan) imzanın davacıya ait olduğu, diğer imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği; böylece o dosyada davacımızın söz konusu senedi imzaladığı,
yapılan yargılama sonunda da icra hukuk mahkemesi tarafından davacının imzaya itiraz davasının reddedildiği belirlenmiş; mahkememizce de davacının örnek imzaları toplanmış, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, mahkememiz tarafından alınan raporda da senedi davacımızın imzalamış olduğu belirlenmiştir.
Senetteki imzanın davacıya ait olduğu mahkememizce de belirlendiği nazara alınarak davacı tarafın bu kez ehliyetsizlik iddiasının incelenmesine geçilmiş;
Bu çerçevede senedin miktarı da nazara alınarak adli tıp kurumundan ''senedin keşide tarihindeki davacının yaşı, durumu, senedin bedeli ve düzenleniş biçimi açısından'' bu senedi düzenlemekte davacımızın ehil olup olmadığı hususunda rapor istenmiş; davacının tüm sağlık raporları ve tetkikleri ile birlikte alınan ATK raporuyla davacımızın senet tarihinde bu senedi düzenlemek için fiil ehliyetinin mevcut olduğu belirlenmiştir.Davacının, gerek imza inkarı gerekse ehliyetsizlik iddiası sabit görülmediğinden artık senedin hile ile alındığına dair iddiasının incelenmesine geçilmiş.
Bir kısmı talimatla alınan taraf tanıkları beyanları ile; her iki tarafın tanıklarının kendilerini doğruladığı, ancak kesin bir kanaate varmanın mümkün olmadığı; taraf tanıklarının beyanları yönünden çelişkinin de giderilemeyeceği görülmüş,Bu nedenle ----- Ağır Ceza Mahkemesinde ''hile ile senet alınmasına dair'' davanın takibine başlanılmış; o dosyada ...'ın ''beraat'' ettiği, resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı verilen beraat kararının istinaftan geçmek suretiyle 14/01/2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının incelenmesinde davacımız olan tarafın tüm delillerinin toplandığı, davalı tarafında savunma delillerinin toplandığı; taraf tanıklarının teferruatlı olarak ifadelerinin alındığı, yargılamanın sonunda kararın gerekçe kısmında belirtildiği üzere davamıza konu olan senedin devri gerçekleşmeyen bir taşınmaz satışı için ödenen paranın; satış gerçekleşmediği takdirde iadesi için hazırlandığının kabul edildiği; ağır ceza mahkemesinin kabul ettiği bu maddi vakanın mahkememizce de dosya kapsamımıza göre kabulü gerektiği; böylece aynı zamanda yargılama birliğinin de sağlanacağı;
her ne kadar delil yetersizliğinden verilen beraat kararı hukuk mahkemesini bağlayıcı değil ise de; toplanan her iki mahkemede aynı hususta aynı iddia ile toplanan aynı deliller çerçevesinde aynı sonuca varıldığı; varılan sonucunda dosyamız kapsamına uygun olduğu; söz konusu olan senedin bir nevi teminat senedi olarak verildiği,
davalı ...'ın ödediği taşınmaz bedeli sebebiyle ve bir şekilde tapu devri sağlanamazsa ödenen bedelin iadesi yönünden düzenlendiği kabul edilmiştir.Davacı taraf her ne kadar savcılık ifadesinde ...'ın senedi talil ettiğini iddia etmişse de mahkememizce de kabul gören bu oluşa göre artık gerçekleşmeyen tapu devri için alacağın tahsil amacıyla verildiği, ''nakden'' olarak düzenlenmesinin bu sebeple senedin talil sayılmayacağı; menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklı da ise de, davalı alacaklının elinde geçerli bir senedin bulunması halinde ispat külfetinin yer değiştirdiği,
senedin bedelsiz olduğunu yada hükümsüz olduğunu, borçlu davacının ispatı gerektirdiği; yukarıda izah edildiği gibi davacı tarafın dava sebeplerinin ispat edilemediği, bu durumda davanın reddi gerektiği kanaatine varılmış,Davacının, senedin geçersizliği ve bedelsizliğine ilişkin iddialarını ispat etmiş olması halinde davalılar arasındaki ''el ve iş birliği'' halinin inceleneceği, ancak o aşamaya kadar olan kısımda davacı tarafça ispat sağlanamadığından davalılar arasındaki ilişkiyi de incelemeye gerek kalmadığı,Davalı her ne kadar kötü niyetli dava tazminatı talep etmişlerse de;
buna hükmedebilmek için mahkemece ''icra veznesine girecek paranın takip alacaklısına bu tedbir kararıyla ödenmemesi'' gerektiği; icra dosyasında böyle bir durumun olmadığı yazışma ile sabit olduğu; tam tersine icra veznesine giren bir kısım paranın takip alacaklısı ...'a ödenmiş olduğu; ihtiyati tedbir kararımızdan dolayı geciken bir tahsilatın bulunmadığı nazara alınarak davalıların kötü niyetli dava tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/644, K. 2025/875, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama