KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/703
- Karar No
- 2024/922
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
1.942 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/703 Esas
KARAR NO: 2024/922
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2016
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ adresinde bulunan taşınmaz, müvekkili Şirketçe depo olarak kullanıldığını, --- elektrik hizmeti daha önce ----tarafından verilmekteyken, ----- davalı Şirkete devri neticesinde elektrik hizmetleri davalı Şirket tarafından verilmeye başlandığını, ----- tarafından verilmekteyken müvekkil Şirketçe elektrik hizmet bedelleri düzenli olarak ödenmiştir.
Uzun süre boyunca depo müvekkili Şirketçe kullanılmamış, bu sebeple elektrik hizmeti de alınmadığını, Bu dönemlerde,----tarafından veya davalı Şirketçe müvekkil Şirkete de herhangi birfatura tebliğ edilmediğini, --- dönemi faturası müvekkili Şirketçe tebliğ alınmış, fatura tetkik edildiğinde "eski borç (bakiye)" açıklaması ile faturaya ------- borç yansıtıldığı görüldüğünü, Müvekkili Şirketçe, 10.08/2016 tarihinde faturaya itiraz edilerek eski borcun sözkonusu olmadığı davalı Şirkete bildirildiğini, davalı Şirketçe 04.05.2011 vade tarihli,
10.035,94-TL tutarındaki borcun ödenmemesi sebebiyle bu borcun faturaya yansıtıldığı müvekkili Şirkete bildirilmiş, borcun silinmesinin mümkün olmadığı belirtildiğini, 04.05.2011 tarihi itibariyle müvekkili Şirketin davalı Şirkete herhangi bir borcu olmadığını beyanla, 04.05.2011 tarihli borcun Temmuz 2016'da istenmesi de mümkün olmadığını, zira davalı Şirketin varsa alacağı zamanaşımına uğradığını, İşbu sebeple zamanaşımı itirazımızı açıkça sunarak,
zamanaşımına uğramış alacak sebebiyle müvekkili Şirketin borçlu olunmadığının tespitini 04.05.2011 tarihinden önce ve sonra müvekkil Şirkete herhangi bir şekilde borç bildirimi adı altında veya fatura tebliğ edilmemesi de müvekkili Şirketin davalı Şirkete borçlu olmadığının açık kanıtı olduğunu belirterek davalı Şirkete müvekkili Şirkete tebliğ edilen Temmuz 2016 dönemi faturasında belirtilen 10.035,94-TL (ayrıca bu bedele işletilen faiz, gecikme faizi, gecikme cezası, açma kapatma bedeli) tutar hakkında borçlu olmadığının tespitine,Davalı Şirketçe müvekkili Şirkete Temmuz 2016 dönemi öncesinde herhangi bir fatura tebliğ edilmemiş olup,
bu nedenler gecikme cezası, gecikme faizi, açma kapama bedeli yansıtılması hukuka aykırı olduğundan ve talep edilen zamanaşımına uğramış olduğundan müvekkili Şirketin bu kalemler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine,İhtilaf çözülene kadar müvekkil Şirketin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.
Mahkememizce ihtilafın davacının temmuz 2016 döneminde davalı tarafından kesilen faturadan dolayı borçlu olup olmadığı ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizin ------ sayılı kararı ile "HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının temmuz 2016 döneminde davalı tarafından kesilen faturadan dolayı borçlu olup olmadığı konusundadır.
Mahkemece ,mahallinde talimat yolu ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış ,yapılan keşif vebilirkişi raporuna göre ; davaya konu elektrik enerjisinin kullanıldığı iddia edilen yerin tek katlı betonarme ,2 odalı bir bina olduğu, sayaç vs her şeyin sökülmüş ve 25/09/2017 de tahliye edildiğinin tesbit edilmiş olduğunun tesbit edildiği görülmüştür. ----- keşif yapılarak ön rapor düzenlenmesinden sonraki aşamada ,mahkemece davalıya muhtıra tebliğ edilerek,
davacıya ait abonelik dosyası ve abone bilgilerinin ------- tarihleri arasındaki KW-TL bazında tüketim ekstrelerini, abone ile ilgili sayaç sökülme tutanağının tebliğden itibaren 10 günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması, ayrıca sayacın nerede olduğuna dair de aynı sürede beyanda bulunulması ihtar edilmiş,davalı tarafça belge sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davalı tarafın istinaf dilekçesinin ekinde tüketim ekstrelerini sunmuş olup, dilekçesinde ileri sürdüğü üzere ; davalıdan önce davacı tarafın ------ elektrik aldığı açıkıktır.Bu sebeple sözkonusu belgelerin bu şirketten istenmesi, gerekirse her iki şirketteki kayıt ve belgeler yönünden bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerekirken, resen de celbi gereken deliller kapsamındaki bu deliller celp edilmeden ve incelenmeden, davalı tarafa gönderilen muhtıraya uyulmadığından bahisle ve hatalı ihtara dayanarak karar verilmesi usul ve hukuka aykırı olmakla ,davalının istinaf başvurusunun kabulü ile,
kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine" denilerek dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Dava dosyasının Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlığı çözümleyen rapor düzenlemesinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi 30/05/2023 Tarihli raporunda.
Dava konusu 10.035,04 TL tutarındaki fatura içeriğinin dosya kapsamında görülmediği ve faturanın asıl alacak mı, yoksa asıl alacak + faiz toplamımı veya ödenmeyen faturalar toplamı + faiz’mi olduğu hususu tespit edilemediği, bu nedenle söz konusu faturanın izaha muhtaç olduğu, ---- kararı doğrultusunda, davalı tarafında dosya kapsamına sunulan tüm tüketim ekstreleri incelenmiş olup, ----- dönemlerini içeren tüketim ekstrelerinde, çeşitli tarihlere ait faturaların ödenmediği hususunun tespit edildiği,
ancak ödenip ödenmediği doğruluğunun Mahkemece görevlendirilecek Mali Müşavir tarafından tarafların defter incelenmesinin neticesinde ortaya çıkabileceği, denetime elverişli rapor tanzim edilebilmesi için davalının, dava konusu 10.035,04 TL tutarındaki fatura içeriğinin detaylı olarak dosya kapsamına sunması ve tüketim ekstresinde ödenmediği iddia edilen faturalara ilişkin tarafların defterlerinin incelenmesi hususunda Sayın Mahkemenizce Mali Müşavirin görevlendirilmesinin gerektiği rapor edilmiştir.
Dosyanın elektrik mühendisi bilirkişisine tevdii ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ---- raporunda; davacı ile davalı arasında --- tarihinde ---tesisat numaralı ----sözleşme nolu elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ----sunduğu yazı ekinde, dava konusu kullanım yerinde bulunan -- seri numaralı sayacın---- endekse sahipken sökülerek yerine---- numaralı sayacın takıldığına dair sayaç sökme takma tutanağının tutulduğu görüldüğü Aynı yazıda--- yılında saha tespiti yapıldığı esnada tesisatın yıkık olduğu ve sayacın hurdaya ayrıldığı ve herhangi bir belgenin bulunmadığı belirtiltiği,
----- tarihinde söküldüğüne dair tutulan tutanak yazı ekinde olmasına rağmen yazı içeriğinde--- yılında yapılan saha tespitinde tesisatın yıkık olduğu ve herhangi bir belgenin bulunmadığı belirtildiği, Yine -------tarihinde endeks okuma personelinin sayacın yerinde olmadığını belirtmesi üzerine sistemdeki sayacın söküldüğü ve fiili olarak ekiplerin yerinde bulamamasında dolayı sayacın nerede olduğuna dair bir bilginin de bulunmadığı belirtildiği, Harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanılması durumunda harici hattan kullanılan enerji sayaç üzerinden geçmemekte olduğu,
Tespit esnasında tesisatta kayıtlı olan sayacın demant (sayacın ilk kullanılmaya başlandığı andan itibaren üzerinden geçen en fazla anlık güç) değeri 17,70 kW, harici hattan beslenen cihazların kurulu güçleri ise 36 kW'tır.
Dolayısıyla harici hatta bulunan cihazların daha önce sayaç üzerinden hiç beslenmediği ortada olduğu, Sayacın imal yılının 2014, kaçak tespit tarihinin ise 05.05.2023 olduğu düşünüldüğünde kaçak elektrik kullanım süresinin 1 yıldan fazla olduğu ve davalının, kaçak elektrik tahakkuk süresini 12 ay almasının mevzuata uygun olduğu değerlendirilmekte olduğu, davalı ----Mahkemeye sunduğu --- sayılı yazı ve ekleri ile ---- sayılı yazı ve ekleri incelendiğinde; tahakkuk tutarı---- olarak belirtilen dosyada ilk okuma tarihinin -----, son okuma tarihinin --- ilk endeks değerinin ----- olduğu tespit edildiği,
davalı ile davacı arasında imzalanan ve Mahkemeye sunulan abonelik sözleşme tarihi ---- olan alacak davacının aboneliğinden öncesine ait olduğunu, ayrıca bu tahakkuk incelendiğinde tahakkukun neredeyse 5 yıllık ---- tüketimi kapsadığı tespit edildiğini, Abonelik tarihinden (22.04.2011) önceki abone, davacı olsa dahi bahse konu 5 yılda davacıya herhangi bir elektrik faturasının çıkarılıp çıkarılmadığı belli olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen Temmuz 2016 dönemine ait tahakkuk detayı incelendiğinde.
8.789,06 TL (KDV'siz ve vergisiz) tutarın istatiksel kalemden alacak giriş olarak tanımlandığı tespit edildiği, davalının sunduğu belgeler incelendiğinde; abonelik tarihi 22.04.2011 olup abonelik tarihinden 5 yıl öncesine kadar olan tüketimin tahakkuka dönüştürüldüğü, tahakkuka dönüştürülen elektrik kullanımı döneminde davalı şirketin değil ----- lisansına sahip olduğu ve davacının bu dönemden kalma bir borcu varsa davalıya değil ----- borcunun olması gerektiği, 5 yıllık tüketimi içeren tahakkukun --- döneminde son ödeme tarihi 03.05.2011 olarak belirtilmesine rağmen Temmuz 2016 döneminde yani tam 5 yıl sonrasında faturalandırıldığı,
son ödeme tarihi 03.05.2011 olarak belirtilmesine rağmen ilgili tahakkuka ait fatura, dava dosyasına sunulmadığından 2011/04 döneminde ilgili tüketimin faturalandırılıp faturalandırılmadığının bilinmediği, mükerrer tahakkuk olmasa bile dava konusu tüketimi gösterir elektrik sayacının nerede olduğunu davalı şirketinde bilmediği tespit edildiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu tüketimi gösterir elektrik sayacının nerede olduğunun bilinmediği belirtilmesine rağmen -------endekse sahip olarak belirtilen bir sayaç sökme/takma tutanağının dosyaya sunulduğu,
davalının ise sunduğu belge içeriğinde ne faturalar, ne sayacın nerede olduğuna dair bilgi, ne dava konusu elektrik tüketiminin hangi tarih aralığında gerçekleştirilen tüketim miktarı olduğunun ispatı sunulmadığı, Ayrıca ----- kararında da belirtildiği üzere ilgili tüketimin gerçekleştirildiği dönemde Davalı, ---- enerji almakta olduğu,
dolayısıyla ortada herhangi bir elektrik kullanım borcu varsa, muhatabı davalı değil ------ olmalısı gerektiği, Bütün bu sebeplerle davalının davacıya düzenlediği elektrik kullanım faturasının iptal edilerek davacının, davalıya Temmuz/2016 döneminde düzenlenen fatura kapsamında borcunun olmaması gerektiği değerlendirilmekte olduğu rapor edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile BAM kararı doğrultusunda Mahkememizce elektrik bilirkişiden aldırılan, denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında ---- adresli kullanım yeri için ------ nolu elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığı,
dava dışı ---- --- yazı cevabında, dava konusu kullanım yerinde bulunan ---seri numaralı sayacın ---- toplam endekse sahipken sökülerek yerine ---- seri numaralı sayacın takıldığına dair sayaç sökme takma tutanağının tutulduğu ancak ----- yılında saha tespiti yapıldığı esnada tesisatın yıkık olduğu ve sayacın hurdaya ayrıldığı ve herhangi bir belgenin bulunmadığı belirtilmiş olup; davalı ---- yazı cevabında sunulan ---- sayılı yazı ve ekleri ile ---- sayılı yazı ve ekleri incelendiğinde; tahakkuk tutarı 10.180,90 TL olarak belirtilen dosyada ilk okuma tarihinin ----, ilk endeks değerinin ---- olduğu tespit edildği;
davalı ile davacı arasında imzalanan ve Mahkemeye sunulan abonelik sözleşme tarihi -----olan alacak davacının aboneliğinden öncesine ait olduğu, ayrıca bu tahakkuk incelendiğinde tahakkukun neredeyse 5 yıllık ----- tüketimi kapsadığı tespit edilmiş olup. abonelik tarihinden (22.04.2011) önceki abone, davacı olsa dahi bahse konu 5 yılda davacıya herhangi bir elektrik faturasının çıkarılıp çıkarılmadığı belli olmadığı, Temmuz 2016 dönemine ait tahakkuk detayı incelendiğinde.
8.789,06 TL (KDV'siz ve vergisiz) tutarın istatiksel kalemden alacak giriş olarak tanımlandığı tespit edildiği, davalının sunduğu belgeler incelendiğinde; abonelik tarihi 22.04.2011 olup abonelik tarihinden 5 yıl öncesine kadar olan tüketimin tahakkuka dönüştürüldüğü, tahakkuka dönüştürülen elektrik kullanımı döneminde davalı şirketin değil -----elektrik dağıtım lisansına sahip olduğu ve davacının bu dönemden kalma bir borcu varsa davalıya değil --- borcunun olması gerektiği, 5 yıllık tüketimi içeren tahakkukun ---- döneminde son ödeme ----olarak belirtilmesine rağmen Temmuz 2016 döneminde yani tam 5 yıl sonrasında faturalandırıldığı,
son ödeme tarihi 03.05.2011 olarak belirtilmesine rağmen ilgili tahakkuka ait fatura, dava dosyasına sunulmadığından --- döneminde ilgili tüketimin faturalandırılıp faturalandırılmadığının bilinmediği hususları tespit ve rapor edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davalının davacıya düzenlediği elektrik kullanım faturasının iptal edilerek davacının, davalıya Temmuz/2016 döneminde düzenlenen fatura kapsamında borcunun olmadığı yönünde Mahkemece kanaat getirilmiş olup davacı tarafından her 10.035,94 TL dava tarihinden önce ödenmiş ise de dava dilekçesi ile faiz talep edilmediği ıslah dilekçesi ile faiz talep edildiğinden haksız ödenen 10.035,94 TL nin ıslah tarihi 06.03.2019 tarihinden itibaren taraflar tacir olmakla avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiği,
davacı tarafından her ne kadar davadan sonra davalı tarafından düzenlenen 15.12.2017 tarihli faturayıda ödediğinden bu bedelinde ıslah ile davalıdan tahsili talep edilmiş ise de ıslah dilekçesinin HMK 180 maddesindeki davanın tamamen ıslah niteliğinde olmadığı, ilk dava dilekçesi ile dava konusu yapılmayan bir hususun da ıslah dilekçesi ile ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla bu konudaki talebinin reddi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/703, K. 2024/922, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama