KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/105
- Karar No
- 2025/874
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/105
KARAR NO : 2025/874
DAVA
Örtülü Kazanç Aktarımından Kaynaklanan ve 6362 sayılı SPK M.21'e göre açılan Alacak Davası
DAVA TARİHİ : 10/02/2022
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Örtülü Kazanç Aktarımından Kaynaklanan ve 6362 sayılı SPK M.21'e göre açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili, ------Şirketinin sermaye artırımı için (B) grubu paylarının Şubat 2012 tarihinde halka arz ederek, ''halka açık şirket'' haline geldiğini v bu şekilde SPK'nın denetimine girdiğini; davalı şirketin ise-------Şirketinde hakim ortak olup %56,09 oranında hissesinin bulunduğunu, aynı zamanda davalı şirketin-----de %99,99.88 oranında hissedarı olduğunu; davalı şirketin -----ki bu hissesinin SPK'lı olan ------ Şirketine devir ettiğini;
devir bedeli olarak 15.440.984,00 TL nin belirlendiğini, bunun 13.323.735,00 TL sinin davalı şirketin ----- Şirketine olan borcuna mahsup edildiğini, kalan 2.117.248,00 TL nin de davalı şirkete nakit olarak ödenmesine karar verildiğini;
ancak Bağımsız Değerlendirme Şirketi olan ------ raporuna göre tespit edilen bu rakamların SPK müfettişleri tarafından yapılan incelemesinde hatalı belirlendiğinin ortaya çıktığını, devre konu olan ------ değerinin esasen 10.122.082,00 TL fazla belirlenmiş olduğunun tespit edildiğini, bunun amortisman giderleri yönünden 9.644.730,00 TL, tahmini nakit akışı yönünden 5.288.310,00 TL olarak fazla miktar belirlenip ancak 2 kalem yönünden de düşük değer belirlendiğini,
bunların birbirinden mahsup edilmesi halinde 10.122.082,00 TL fazla belirlenmiş bir şirket değerinin ortaya çıktığını belirterek;Bunun ilk 100.000,00 TL sinin kısmi dava olarak ------.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında dava konusu ettiklerini, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın tam kabulüne karar verildiğini, kalan 10.022.082,00 TL nin de mahkememizde talep edildiğini belirterek bu miktarın yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınıp SPK'lı olan dava dışı ----- Şirketine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaları da takip etmemiştir.
Ancak davalı -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada kök davaya cevap vermiş olup; o cevapta Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, idari yargının görevli olduğunu, davacı kurumun iş bu davayı açmakla hukuki yararının bulunmadığını, ------ Şirketinin veya hissedarlarının bu davayı açabileceklerini;
kaldı ki devre konu şirketin hissesinin----- genel kurulunca görevlendirilen saygın ve yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetim şirketi niteliğindeki ---- tarafından hazırlandığını, bu şirketin hazırladığı raporda devre konu şirketin değerinin 19.301.231,00 TL değerinin tespit edildiğini, %20 iskonto ile 15.440.984,00 TL'ye ulaşıldığını, raporun yerinde olduğunu, SPK deneticilerinin hatalı değerlendirme yaptığını; raporda emsal şirketlere uygun piyasa teamülleri, ticari hayattaki basiret ve dürüstlük kurallarına uygun davranıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu görülmüştür.
Dava, Örtülü Kazanç Aktarımından Kaynaklanan ve 6362 sayılı SPK M.21'e göre açılan Alacak Davası olarak açılan bir davadır. Mahkememizdeki dava EK DAVA niteliğinde olup, kök dava ---.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasında görülmüş, mahkemece 100.000,00 TL olarak açılan kısmi davada davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar taraflarca istinaf edilmeyerek 19/03/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizce, ek dava olarak ikame edilen bu davada; hükmü kesinleşen kök davada devir tarihi itibarıyla ------ gerçek değerinin tespiti yönünden birden çok bilirkişi raporu alınmış ise de; birbirinden farklı sonuçlar çıkan bu raporlar çerçevesinde bir kez daha devre konu bu şirketin duran ve yürüyen tüm değerlerinin, demirbaşlarının varsa mevduatlarının devir tarihi itibarıyla değerlendirilmesi için yeniden bir inceleme yaptırılması istenilmiş ise de; kayıtlarının incelenmesi için bu şirketin adresinin bir türlü tespit edilemediği; ticaret siciline kayıtlı olan adresinin fiiliyatta bulunmadığı,
bu nedenle bir an için adreslerinin o mahalde yeniden düzenlenmiş olabileceği değerlendirilerek ilgili makamlarla yazışma yapıldığı; ancak sicildeki adresin eskiden beri mevcut olmadığının tespit edildiği; hiçbir şekilde devre konu bu şirkete ulaşılamadığı görülmüş olup; bu nedenle zorunlu olarak artık kök dosyadaki bu yönde alınan raporların incelenmesine geçilmiş,Bu raporlar içinde en son alınan ve -----Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da hükme esas alınan 20/06/2019 tarihli bilirkişi uzman ekonomist Müşteki ----- ve bilirkişi Prof.Dr. ----- isimli öğretim görevlileri tarafından düzenlenen raporda;
uygulanan tespit formülleri ve şirketin değerlerine nazaran tespit edilen bedeller esasa alınmak suretiyle mahkememizce hüküm oluşturulmuş, buna göre devir tarihinde------ gerçek değerinin %20 iskonto miktarı ile birlikte 15.440.984,00 TL olmadığı, 12.479.251,07 TL olduğu; bağımsız değerlendirme şirketi olan ---- tarafından yapılan hesaplamada şirket değerlendirmesinde esas alınan tüm versiyonlar geçerli kabul edilse bile hesaplamanın doğru yapılmadığı,
net işletme sermayesinin ticari alacaklar ilke stoklar toplamından ticari borçlarının düşülmesi suretiyle hesaplanması gerekirken 2013 yılı için işletme sermayesi değişme tutarının olması gibi hesaplanmadığı; sabit büyüme oranının dikkate alınmaması nedeniyle de bir miktar şirket değerinin yanlış hesaplandığı, stoklar hesabı tutarının yanlış hesaplandığı, tahmini nakit akışı ve amortisman giderlerinin fazla belirlendiği tespit edilmiş olup, farkın bunlardan doğduğu, böylece 15.440.984,00 TL (-) 12.479.251,07 TL = 2.961.732,93 TL nin devre konu şirketin değeri yönünden fazla belirlendiği;
bunun ilk 100.000,00 TL sinin kök dosyada hüküm altına alındığı için kalan 2.861.732,93 TL'lik kısmının dosyamızda hükme bağlanması gerektiği; bu miktarın devre konu şirketin fazla belirlenen değeri olarak SPK'lı----- Şirketinin zararına yol açtığı dikkate alınarak; aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜNE
2.861.732,93 TL'nin iş bu dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak dava dışı ------Şirketine verilmek üzere ancak bu şirketin mal varlığı hazineye devir olduğu için HAZİNEYE (-----) VERİLMESİNE,
Fazlaya dair talebin reddine,SPK harçtan muaf olduğu için harçsız olarak açılan bu davada alınması gereken 195.484,97 TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 702,25 TL tebligat giderinin kabul ve ret oranı gereğince 198,54 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,Karar tarihindeki AAÜT gereğince 414.025,28 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/105, K. 2025/874, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama