KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/431
- Karar No
- 2024/442
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/431 Esas
KARAR NO: 2024/442
DAVA
Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 07/06/2022
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili bankanın ---- dava dışı ---------kullandırıldığını, şirket yöneticisi olan davalının sözleşmeyi ''müşterek borçlu müteselsil kefil olarak'' imzaladığını; kredinin ödenmediğini, bunun üzerine hesabın kat edilerek kat ihtarının borçluya ve davalımız kefile tebliğ edildiğini; kredinin yine ödenmemesi üzerine de davalı aleyhine----- dosyasından icra takibi başlatıldığını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davanın sadece kefile karşı açıldığını, kefilin kredi borçlusu olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileriye sürerek görevsizlik kararı verilmesini; takibin hangi sözleşmeye dayalı olarak açıldığının belli olmadığını, borç için verilen ipoteğin söz konusu olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaksızın kendi aleyhine dava açılmasının usulsüz olduğunu, ayrıca ödemelerin bulunduğunu, ödemelerde düşülmeden icra takibi yapıldığını; kredi borcundan doğan alacak likit olmadığından ötürü icra inkar tazminatı da istenemeyeceğini belirterek; davanın öncelikle usulden ve bu kabul edilmezse esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davasıdır.
Davacı banka davalı kefil aleyhine 774.024,06 TL asıl alacak, 7.143,96 TL işlemiş temerrüt faizi, 357,20 TL temerrüt faizinin gider vergisi ---- ve 3.020,62 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 784.545,84 TL üzerinden icra takibi başlatmış; iş bu takibe davalı taraf süresi içinde itiraz etmiş; itiraz üzerine takip durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Davalı icra takibine itirazında takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını ileriye sürmüş ise de; davalının ikametgahının mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde olduğu,
kredinin verildiği şubenin mahkememizin ve icra dairesinin yargı sahası içinde kaldığı; kaldı ki yetki itirazında yetkili icra dairesinin de gösterilmediği ve bu haliyle yetki itirazının usulünce yapılmadığı nazara alınarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın ilk celse reddine karar verilmiş; her ne kadar davacı taraf görev itirazında bulunmuş ise de, kefil olduğu kredinin ----- kaynaklandığı, teselsül karinesi gereğince tacirin borcuna kefil olanın davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekeceği nedeniyle mahkememiz görevli bulunmuş;
Her ne kadar aynı kredi sözleşmelerinde ipotek alınmışsa da; bu ipoteğin asıl borç için alındığı; kefilin borcu için alınan bir ipoteğin bulunmadığı nedeniyle, davalımızın ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla bir ödeme söz konusu olursa bundan faydalanabileceği nazara alınmış; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da --------- dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak bir tahsilat sağlanmadığı; bir tahsilat olursa her iki dosyadan da yapılacak tahsilatların tekerrür ettirilmemesi yoluyla icra takiplerinin devamı gerektiği mahkememizce belirlenmiş;
yine davalımızın şirket yöneticisi olduğu çıkarılan firma kaydından anlaşıldığı için, eşin rızası aranmaksızın alınan kefaletinde geçerli olduğu belirlenmiş.
Kredi sözleşmesinde taraflar arasında anlaşmazlık çıktığında banka kayıtlarının geçerli olacağına dair ''Delil Sözleşmesi'' niteliğindeki düzenlenin kefili de bağlayıcı nitelikte olduğu nazara alınarak davacı alacağının tespiti yönünden banka kayıtları esas alınarak bilirkişi raporu alınmış, Uzman bilirkişi raporunun incelenmesinde, bilirkişi tarafından ödenmeyen ilk taksitten itibaren bankanın sözleşmedeki yetkisini kullanarak hesabı kat ettiği, hesabın katıyla birlikte tüm kalan banka alacağının muaccel hale geldiği;
ödenmeyen taksitler ile hesap katının tebliği arasında banka alacağına bu tür kredilere uygulanan akdi faiz oranı uygulanmış olduğu, hesap katıyla icra takibi arasında temerrüt faizinin uygulandığı; takip tarihinden sonra ödemelerin bulunduğu, söz konusu bu ödemelerin takip talebinde açıkça önce faiz ve ferilerine sayılacağı yazılı olduğundan faiz ve ferilerinden düşüldüğü; dava anındaki alacağın bu şekilde belirlendiği görülmüş; bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplama şekli kabule şayan bulunarak hükme esas alınmış; ancak takipten sonra fakat davadan evvel yapılan ödemelerin öncelikle faiz ve ferilerinden düşülmesiyle artık takibin;
takip tarihi itibarıyla değilde dava tarihi itibarıyla nasıl devam edeceği hususunda hüküm oluşturularak ''Mahkeme kararının infazı kabil olması'' sağlanmış,
Davacının icra inkar tazminatı talep ettiği; kredi sözleşmesinden kaynaklı alacakların likit olduğu, hüküm altına alınan miktarlar yönünden davacının haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmetmek suretiyle ve davadaki haklılığın belirlenmesi yönünden takip anındaki davacı alacağının da gösterilmesi suretiyle, fakat dava anında takibin nasıl devam edeceği belirtilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/431, K. 2024/442, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama