KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/833
- Karar No
- 2024/1060
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/833 Esas
KARAR NO:2024/1060
DAVA
İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/10/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ------ ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 20/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) ile birleşen dosyadakiAlacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, davalı şirketin unvanı -------- kredi kullandığını, ancak kredi borcunu ödemediğinden dolayı banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının kendisine tebliğ edildiğini; buna rağmen ödeme sağlanamayınca davalı şirket aleyhine------ sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, icra takibine konan alacağın zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, söz konusu kredilerin -------- yılındaki -------- meydana gelen olaylardan dolayı, bu ülkede ticaret yapan şirketlerin olaylar üzerine -----devletinden hak edişlerini alamamaları üzerine; o tarihte çıkan mevzuata uygun olarak söz konusu şirketlerin mevcut hak edişleri yönünden ----- alınan belgelerin---------------aval olunmak suretiyle düzenlenen bonolarla bu şirketlerin bu bonoları ------- uyguladığı iskonto ile birlikte kredi kullandırıldığını;
bu nedenle artık----- aldığı bu bonolardan dolayı -----alacaklı hale geldiğini, bonoları ciro eden / devreden müvekkillerinin kredi borcundan sorumlu tutulamayacağı; o yıllardaki mevzuatın bunu gerektirdiğini, müvekkili şirketin de bu şirketler içinde yer aldığını, resmi gazetede yayınlanan 3659 sayılı yasanın ek-6 maddesi ve-----olan 3332 sayılı yasanın 4/c maddesi gereğince zararı hazinenin karşılaması gerektiğini bildirerek,
davanın reddine karar verilmesini savunduğu görülmüştür.Davalı tarafça mahkememizin -----Esas sayılı dosyasında da bir dava açılmış olup, o davada aleyhlerine başlatılan icra takibinde --- tarihinde müvekkilince 5.940.308,00 USD ödeme yapıldığını, ---- tarafından -------kredisi kullanmak amacıyla bankaya da 5.128.581,93 TL bono bedelinin temlik edildiğini belirterek, ------ politik riskler nedeniyle doğacak zararının hazine tarafından karşılanmasının esas olduğunu, bu sebeple yapılan ödemelerin geriye istenebileceğini belirtmek suretiyle ve bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını bildirerek;
şimdilik 520.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte---- tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.İş bu dosya ve birleşen dosyanın tarafları aynı olup sebepleri de aynı nedenden kaynaklandığı için dosyaların birleştirilmesine mahkememizce karar verilmiş, yargılama ---- Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davası olup, --------- kredisi olarak adlandırılan ve davalı şirkete ------tarafından kullandırılıp geriye ödenmeyen krediden bahisle, davacı bankanın da ------- alacaklarını tahsil hakkına sahip olduğu belirtilerek davacı tarafından davalı aleyhine 10.690.323,52 USD asıl alacak, 4.216.786,14 USD işlemiş faiz, 210.839,31 USD faizin ------ olmak üzere toplam 15.117.948,97 USD alacağın ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren genel kredi sözleşmelerinin 53. Maddesi hükmü uyarınca yıllık %2,3363800 oranında temerrüt faizi uygulanarak tahsili talep edilmiş;
davalı şirket böyle bir borçları olmadığını, bir an aksi kabul edilse dahi alacağında zaman aşımına uğradığını belirterek takibe itiraz etmiş; itiraz üzerine icra takibi durmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Mahkememizce öncelikle zaman aşımı def'i incelenmiş olup ilk celsede taraflar arasındaki ------ Maddelerinde vade uzatımı bulunduğundan, takip anı itibarıyla banka alacağının zaman aşımına uğramadığı belirlenmiş ve zaman aşımı def'i nihai kararla birlikte istinafı kabil olmak üzere reddedilmiş,
tahkikat aşamasına geçilmiştir---------yılların başlarında ------ meydana gelen olaylar ve savaş sebebiyle ----hükumetinin orada ticaret yapan özellikle inşaat işleri yapan firmalarımıza ödemede bulunamadığı, davalının da içinde bulunduğu bu firmalarımızın düştüğü ekonomik sıkıntıdan kurtulmaları ve destek sağlanması amacıyla ---- tarafından kredi kullandırıldığı; bu krediler verilirken hak edişlerini teyit eden ilgili---- hazırladığı ve ------------- verdiği bonoların / belgelerin bu firmalar tarafından bankaya verilmesinin zorunlu olduğu; ----bu şekilde verildiği bilinmekte olup;
daha sonra -------- alacaklarının tahsilde yetkili olan davacı banka tarafından bu kredilerin ödenmesi için ihtarnameler düzenlendiği, icra takibi başlatıldığı; muhatap şirketlerin söz konusu bu kredilerin yasal bir düzenleme çerçevesinde ödendiği, bu nedenle kredi borcunun hazine tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin idari yargı ve adli yargıda davalar açtığı, ancak gerek idari yargı tarafından gerekse ----- Dairesi tarafından verilen kararlar ile hazinenin bu alacaktan sorumlu olmadığı, kredi kullanan şirketlerin sorumlu olduğu ve ödemesi gerektiği hususlarının karara bağlandığı bilinmektedir.Bu nedenle;
mahkememizce ------ hükümleri ile taraflar arasındaki ihtilaf gerçekleştiğinde banka kayıtlarının geçerli olacağına dair düzenlemenin bulunduğu, bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde bulunduğu göz önüne alınarak banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor alınmış olup;
uzman bilirkişi davalı borçlu ile ---------- tarihinde ise 36.902,22 USD limitli ve toplam 5.165.494,15 USD miktarda kredi kullandırıldığını, söz konusu krediler yönünden bir miktar ödemenin bulunduğunu ancak kalan kısım ödenmediği için bankanın haklı ve sözleşmeye dayalı olarak hesabı kat edip kat ihtarını davalıya tebliğ ettirdiğini, hesabın kat tarihinde kalan alacağın tamamının muaccel hale geldiğini, bu alacağa temerrüt tarihine kadar aynı tür kredilere uygulanan faiz oranında faiz hesaplanıp bank alacağına temerrüt tarihinde eklenerek asıl alacağın bulunduğu,
bu asıl alacağın takip tarihine kadar da sözleşme gereği temerrüt faizi uygulanıp ayrıca bu faizinde %5'i oranında---- istenebileceği; bu hesaplamayı ve takibin 10.669.707,35 USD asıl alacak, 3.927.676,63 USD işlemiş faiz, 196.383,83 USD işlemiş faizin BSMV'si olmak üzere toplam 14.793.767,81 USD üzerinden devamına karar verilebileceğini rapor etmiştir.Dosyanın bir bütün olarak incelenmesinde, davalı şirketin kullanmış olduğu krediden savunduğu gibi hazinenin sorumlu olmadığı,
gerek idari yargı gerekse -----kararları gereğince bu tür kredileri kullanan şirketlerin kredi borcundan sorumlu olacakları, bu çerçevede davalımızın da başlatılan icra takibindeki borçtan ötürü sorumlu olduğu nazara alınarak.
Bankacı bilirkişiden alınan raporunda denetlenmesinde raporun hesaplama şekli ve gerekçelerinin kabule şayan olduğu mahkememizce tespit edildiğinden kök dava yönünden bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu dosyada icra inkar tazminatı istenmiş olup, banka kredi alacaklarının likit alacaklar olduğu, itiraz eden davalının haksız bulunduğu asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmetmek gerekeceği; davalı taraf her ne kadar kötü niyetli takip tazminatı istemiş ve miktar yönünden azda olsa bir kısım talep ret edilmiş olduğundan; ancak reddedilen bu kısmın senaryo bir alacak olmadığı,
sadece asıl alacak ve faiz yönünden bankanın hesaplama hatalarından kaynaklandığı nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatı şartlarının oluşmadığı kabul edilip, davalının bu talebi reddedilmiş, Birleşen dosyada ise; kredi kullanan---------- şirketi tamamen savunmasını dayandırdığı ''icra takibine konan bu kredi sözleşmesi borçlarından, krediyi kullanan şirketin değil -------- makamlarınca hazırlanan belgeleri kabul edip bu miktarda kullandırıldığı için hazinenin sorumlu olacağı,
kendilerine karşı takip yapılamayacağı'' iddiası ve buna rağmen ödenen bir miktar bedelin iadesi talep edildiğinden fakat bu savunma mahkememizce kabul edilmediği, ödenen miktarlarında bilirkişi raporunda belirtildiği gibi nazara alındığı dikkate alınarak karşı davanın reddine karar verilmiş,
Her ne kadar kısa kararda birleşen dava yönünden sehven bir hüküm kurulamış ise de HMK 305/a maddesi gereğince gerekçeli karardan sonra tarafların isteyebileceği bu husus gerekçeli karar yazılmadan önce fark edildiğinden mahkemece re'sen tamamlanabileceği dikkate alınarak birleşen dosya yönünden de bu gerekçe ile talebin reddine karar verilip aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE
Davalının -------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, Takibin 10.669.707,35 USD asıl alacak, 3.927.676,63 USD işlemiş faiz, 196.383,83 USD işlemiş faizin ------------olmak üzere toplam 14.793.767,81 USD üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki faiz cins ve oranında faiz uygulanarak devamına, Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine, 10.669.707,35 USD karşılığı 129.300.848,52 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Şartları oluşmayan davalının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN -------- ESAS SAYILI DOSYASINDAKİ DAVANIN REDDİNE,
İş bu davada davacı banka harçtan muaf olduğundan ve dava harç karşılanmadan açıldığından alınması gereken 12.246.498,66 TL karar harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına, bu nedenle harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Birleşen mahkememizin----sayılı dosyasında ise dava ret olduğu ve ret harcı maktu olduğundan bakiye 8.452,70 TL harcın talebi halinde davacısı olan--------- iadesine,
İş bu davada tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinden; 5.000,00 TL bilirkişi inceleme gideri ve 550,00 TL tebligat gideri toplam 5.550,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 5.543,10 TL sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine,
Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 1.292,00 TL sinin davalıdan alınıp hazineye irat kaydına, kalan 8,00 TL sinin ise davacıdan alınıp hazineye irat kaydına; bu nedenle harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Birleşen mahkememizin------ sayılı dosyasında ise tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılıp 3.120,00 TL olan zorunlu arabuluculuk ücretinin davacı --------- alınarak hazineye irat kaydına; bu nedenle harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince
İş bu dosya için davacı lehine; 2.400.782,71 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 508.785,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı bankadan alınıp davalı --- verilmesine,
Birleşen mahkememizin -------sayılı dosyası için 82.000,00 TL nispi vekalet ücretinin---- verilmesine,
Dair karar, huzurda olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/12/2024
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/833, K. 2024/1060, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama