KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/253
- Karar No
- 2024/966
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.455 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/253 Esas
KARAR NO:2024/966
DAVA
Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/12/2016
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Mahkememizin-------- Karar sayılı hükmünde;
'' Davacı vekili, taraf şirketler arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile, müvekkili şirketin 2017 yılı için davalının dağıtacağı promosyon ürünlerinin teminini üstlendiğini; bu çerçevede davalı ------------- 95.000 adet ajanda, 260.000 adet kalem, 180.000 adet küp bloknot, 170.000 masa takvimi ve 230.000 anahtarlık temin etmesinin kararlaştırıldığını; sözleşmede bunların en geç 31/10/2016 tarihinde davalıya teslim edileceğinin belirlendiğini; emtianın değerinin KDV dahil 2.185.591,00 TL olduğunu; sözleşme gereği bu bedelin----------- davalının ödediğini; karşılığında ise, müvekkilinden ----- bedelli teminat mektubunu aldıklarını;
müvekkili şirketin 03/10/2016 tarihinde davalıyı arayıp, teslimata başlayacaklarını bildirdiğini, davalının da aynı gün davacıdan saat 17:00'da teslimat planını istediğini; fakat 3 gün sonra yani ------ vazgeçtiklerinin davalıca bildirildiğini; müvekkiline ödenen 766.000,00 TL'nin iadesinin talep edildiğini; iade etmezlerse, teminat mektubunu bozduracaklarını sözlü olarak bildirdiklerini; bunun üzerine davacının -----Noterliğinden bir ihtarname gönderip, haksız feshi kabul etmediklerini bildirdiğini; bunun üzerine davalının ----------yevmiye nolu ihtarla akdi fesih ettiklerini ve paranın iadesini istediklerini bildirdiği;
bilahare de teminat mektubunu nakde çevirdiğini belirterek; davalının akdi fesih etmesinin haksız olduğunu, haksız fesih ile doğan tüm zararının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesini talep etmiş bilahare talebini ıslah yoluyla artırarak, 675.987,87 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; eksik harcı tamamlamış,
Davalı vekili, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi taraflar arasında müvekkilinin 2017 yılında dağıtacağı promosyon ürünlerinin temini yönünden bir sözleşme imzalandığını; müvekkilinin bu işle ilgili teklifler istediğini, sonuç olarak da davacının bu işi kazandığını; ancak sözleşme imzalandıktan hemen sonra gelen bir ihbarla birlikte yapılan araştırma sonunda davalı ----elemanı olarak çalışan ve pazarlama kısmında görevli olan ---- şirket içinden diğer tedarikçileri saf dışı ederek müvekkili şirketin davacıyı tercih etmesini sağladığı;
yine satın alma uzmanı olarak davalı --- çalışan--------da açık artırmada ahlaka ve hukuka aykırı davranışlarla diğer tedarikçileri saf dışı bırakarak müvekkili şirketin davacıyı tercih etmesini sağladığı; davacının da bu iki çalışana rüşvet verdiği; bu şekilde söz konusu olan işi aldığı; davacının bu haksız eylemi sebebiyle müvekkili şirketin ona olan güveninin kalmadığı, artık onunla yaptığı akde bağlı kalmak istemediğini; bu sebeple müvekkili şirketçe yapılan "akdin feshinin" haklı nedene dayandığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini savunmuş,Dava, akdi ilişkiye dayalı olarak istenen zararın tazmini davasıdır.
Taraflar arasında davalının 2017 yılında dağıtacağı promosyon ürünlerinin davacı tarafından temini yönünden bir akdin mevcudiyeti, akdin davalı tarafından fesih edildiği, davalının teslimattan önce 766.000,00 TL sözleşme gereği bedeli ödediği karşılığında teslimatın yapılamaması halinde ödediği paranın teminatı olarak 766.000,00 TL'lik bir senedin davalıca alındığı hususu İHTİLAFSIZDIR.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davalı tarafça bildirilen ve davacının 2 elemanına rüşvet verilip verilmediği, verilmişse bunun akdin feshi için haklı neden sayılıp sayılmayacağı hususunda toplanmaktadır.
Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, davacı tanıkları dinlenmiş, olayla ilgili ----- dosyasındaki yargılama takip edilmiş; verilen hüküm dosya içine alınmış; taraf kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; yapılan inceleme sonunda, uzman bilirkişilerden rapor alınmış; tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmiştir.
Dinlenen davalı tanıkları, davalı şirketin çalışanları olup; davalıca rüşvet aldığı iddia edilen-----hakkındaki davalı iddiasını doğrulamışlar;----davacı şirket lehine ve diğer tedarikçi adaylarını bertaraf etmek suretiyle, davacının bu işi almasını sağladıkları ve davacının da bu şekilde yüksek bedelle ihaleyi aldığını bildirmişlerdir. ------------sayılı dosyasında ise, sanık olarak----şahsın yargılandığı; bu şahsın------tehdit ettiği ve ona karşı şantaj suçunu işlediği yönünde iddianame hazırlandığı; ceza dosyası kapsamında sanık------- davacı şirkette çalışırken suçu işlemeden 3 yıl kadar önce davacı şirketten ayrıldığını;
daha sonra davacı şirketten kendisine aynı tür işi yapamayacağına ilişkin ve bunun tazminatı gerektirdiği hususunda baskı gelince, o vakit davacı şirketin, davalı şirkette çalışan ----- suretiyle nasıl iş temin ettiğini ortaya çıkarmak için ve bunu belgelemek için olayı---- kabul ettirmek için cep telefonundan suç teşkil eden mesajları attığını beyan ettiği; dosyamıza yansıyan yine davacı şirketin çalışanı tarafından davalı şirketin elemanı ------ her ay hesabına söz konusu işin alınmasından önce 3.500,00'er TL yatırıldığı; ----davacı şirket ortağından cep telefonu istediği ve onunda cep telefonu alıverdiği vakıaları.
Hazırlanan bilirkişi raporunda bu hususlar değerlendirilmek suretiyle, bilirkişiler tarafından TTK'nun 54 ve TTK'nun 55./1- b/2 ve 3 ile TBK'nun 36. Maddesi çerçevesinde taraflar arasında düzenlenen satım / tedarik sözleşmesinin davalı şirket tarafından 07/10/2016 tarihli ihtarname ile feshinin haksız fiil teşkil edebileceğine dair tespit birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nun 55. maddede başlıca haksız rekabet hallerinin sayılmış olduğu, maddede sayılanlar dışında da haksız rekabet hallerinin ortaya çıkabileceği.
TK'nun 54. Madde gereğince rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşterileri arasnıdaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalarının haksız ve hukuka aykırı kabulünün gerektiği.
TTK'nun 55/1/b/2 uyarınca üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine hak etmedikleri ve onların işlerin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, madde 55/1/b/3 gereği, işçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmenin haksız rekabet hali oluşturduğu; tüm dosya kapsamından davacımızın davalı şirketin iki elemanına menfaat sağlamak suretiyle, diğer tedarikçileri bertaraf edip, işi kendisinin almasından sonra;
aynı zamanda güven ilişkisine dayalı olan akdi ilişkiyi de zedelediği; artık haksız rekabet yoluyla sağlanan sözleşmeye davalının uymasının, devam etmesinin beklenemeyeceği; bu nedenle akdin davalı ------- tarafından feshinin haklı fesih olduğu; haklı fesih halinde davacının akdin feshinden kaynaklanan zararı isteyemeyeceği nazara alınarak ve bu kanaate varılarak aşağıdaki hüküm tesis olunarak DAVANIN REDDİNE''KARAR VERİLMİŞ,
Karar davacı vekili tarafından süresi içinde İstinaf edilmiş,
----------Dairesi tarafından;''Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının uğradığını iddia ettiği zararın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği noktasındadır.Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıdan 2016 yılında dağıtılacak promosyon ürünlerini 2015 yılında satın aldığı, 2017 yılında dağıtılacak promasyon ürünlerinin satın alınması konusunda da taraflarca anlaşmaya varıldığı, sözleşme konusu ürünlerin davacıdan ---- tarihli sipariş formuyla talep edildiği,
davalı tarafça davacıya ---Noterliğinden gönderilen ----- sözleşmenin başlangıçtan itibaren geçersiz olduğu yönündeki beyan ile sözleşmenin feshedildiği ihtilaf konusu değildir.Davacı taraf, davalı iddialarının soyut olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, feshin haksız oluğunu iddia etmektedir.
Dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş ise de: davacı şirket yetkilileri ile davalı çalışanlarının işbirliği içinde davalı şirket zararına, davacı şirket menfaatine hileli ve dürüstlük kuralına uymayangirişimlerdebulunulduğunun iddia edildiği, bu davranışlar sonucu davalının ------ yılında yaptığı alımlarda zarara uğradığının savunulduğu görülmektedir.
Dosyada bulunan evraklardan ve bilirkişi raporundan zarar bulunup bulunmadığı ve miktarı konusunda bir belirleme yoktur.
Bu durumda davacıdan---- yılında alınan ürünler ile ------ yılında sipariş edilip feshedilen sözleşmeye konu ürünlerin, sözleşme tarihi itibarıyla rayiç değerleri ile piyasadaki bulunuyor ise aynı ürünlerin, aynı ürünler yok ise emsallerinin alım miktarı da dikkate alınarak karşılaştırılması sonucu satış bedellerinin piyasa şartlarına uygun olup olmadığı, davacı zararının bulunup bulunmadığı konusunda sektör uzmanı bilirkişinin de katılımıyla rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,
davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine''ŞEKLİNDE KARAR VERİLMİŞ,Dosya mahkememizin yeni esasına kaydedilmiş,Bozma ilamı doğrultusunda inceleme başlatılmış, davamıza konu olan ajanda, defterler, kalemler, küp blok notlar, masa takvimleri ve anahtarlıklardan davacı elinde bulunanların mahkememiz kalemine ibraz edilmesi bildirilmiş, ancak davacı taraf ellerinde herhangi bir numunenin bulunmadığını bildirmesi üzerinden numune üzerinden inceleme yapılamayacağı kabul edilmiş,
sektörel bilirkişide eklenerek ''muadil satış bedelleri'' yönünden bilirkişi heyetinden rapor istenmiştir.Bilirkişi heyeti 05/06/2024 tarihli raporunda; taraflar arasındaki 2017 yılı için gerçekleşen siparişin muadillerine göre %25 oranında pahalı olarak ihale alındığı hususunu tespit etmiştir.Gelen bu rapor tüm dosya kapsamı ile birlikte incelendiğinde; davaya konu dönemden 1 yıl öncesinin ihalesinin de davacı şirket tarafından alındığı ancak; bunun davalıya ait 2 elemanın haksız kullanılması yoluyla ve diğer firmaların teklifleri sümen altı edilerek sağlandığı;
bu hususun hem dosyamızda dinlenen tanık beyanlarından hemde tüm dosya kapsamından anlaşıldığı; bunun davalı şirket tarafından bir sonraki dönemin yani 2017 yılına yönelik siparişten sonra ortaya çıktığı; bilindiği üzere alım satım akdinde taraflardan birinin diğerinin güveni ortadan kaldıracak şekilde önceki ilişkilerde hile yaptığı ortaya çıktığı takdirde güveni sarsılan taraftan hiçbir şekilde akde devam etmesinin istenemeyeceği; bir yerde piyasanın altında bir ücretle dahi hizmet yada eser sağlansa bile artık güveni sarsılan tarafın bunu ileriye sürerek karşı taraf edimlerini kabul etmek zorunda olmadığı;
bunun yanında davacı tarafın, diğer benzer teklifleri sümen altı ettirerek piyasa rayiçlerine göre de davalıya %25 fazla fiyattan bu mamulleri kabul ettirdiği; bu yönden de davalıdan sözleşmeye artık uymasının beklenemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/253, K. 2024/966, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama