KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/29
- Karar No
- 2025/255
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/29 Esas
KARAR NO:2025/255
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 11/01/2023
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili bankanın ---- davalı/borçlulardan ---- arasında ----- Sözleşmeleri imzaladıklarını, imzalanan sözleşmelere istinaden kredilerin kullandırıldığını, davacı borçlu -------- borçlarına müşterek borçlu/müteselsil kefil olduğunu, davalılara ihtarnamenin gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine ---- kefaleti kapsamında kullandırılan,----- numaralı taksitli ticari kredi borcundan kaynaklanan alacağın tahsilini teminen borçlular hakkında------- dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığını,
davalıların sırf takibi sürüncemede bırakmak amacıyla tamamen hukuki dayanaktan yoksun olarak borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, ------ ihtarname ve müvekkil Banka kayıtları incelendiğinde de ortada sabit ve likit bir alacak olduğunu, sözleşmenin gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, müvekkili Bankanın ve dolayısıyla ---- alacaklı olduğunun görüleceğini, bu kapsamda -------- dosyasından başlatılan icra takibi, hukuki dayanaklar ve talep olunan miktar açısından doğru ve haklı istemler içerdiğini, sözleşme hükümlerinin ihlali, borcun ödenmemesi,
ihtarname süreci üzerine Müvekkili Banka tarafından borçtan sorumlular hakkında takip başlatılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, müvekkili bankanın davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinde, hukuka aykırı hiçbir işlem bulunmamakta olduğunu, alacağının tahsilini geciktirmeye çalışan borçlunun kötü niyeti söz konusu olduğunu, Borçlu/davalıların müvekkili Banka ile imzaladıkları Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi sonucunda ticari krediler tahsis edilmiş ve kullandırılmış olduğunu,
Öte yandan müvekkili banka ile imzaladıkları kredi sözleşmelerinde belirlenen faiz oranları da tarafların serbest iradesiyle kararlaştırılmış olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 8. maddesinin “Ticari işlerde faiz oranı serbestçe tayin olunabilir” hükmü ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun gereğince Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmelerinin 10.5 maddesine, uygun olarak temerrüt faizi talep edilmiş olduğunu, bu nedenle davalının serbest iradesiyle imzaladığı kredi sözleşmelerindeki faiz oranlarına ve bu oranlar üzerinden işleyen faiz tutarlarına itiraz etmesinin, sadece itiraz etmek için yapılmış olduğunu,
hiçbir dayanağı bulunmayan kötüniyetli bir itiraz olduğunu, icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrine, davalı borçlu tarafından hukuka aykırı takiple ilgisi olmayan gerekçelerle itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, borçlular hakkında yapılan itirazın somut hiçbir dayanağının bulunmadığını, takibi sürüncemede bırakmak amacı ile yapıldığını, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, icra dosyasının --- çıktıları, genel kredi sözleşme evrakları, banka kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ----sayılı dosyası incelendiğinde.
Genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takipte; krediye dayalı 424.784,11 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi nedeniyle davalı şirketten yine diğer davalının işbu sözleşmeye kefil olması nedeniyle davalıdan davacı bankanın alacaklı olup olmadığı davacı banka tarafından işbu alacağının tahsili için başlatılan----dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak,
ön inceleme duruşması ile dosyanın bankacılık konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı kredi lehtarı/ borçlusu (asıl borçlu) ------ arasında genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatini edinildiği, kefalet limiti ve davalı kefilin sorumluluğu: davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 1.200.000,00 TL olduğu,
temerrüte tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 339.042,19 TL 'sinin kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefilin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak çünkü davalı kefil takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüştür de ondan------- müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği -------sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği ) davacı bankanın takip tari itibariyle alacağı, davalı asıl borçlu şirketin sorumluluğu yönünden;¸Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde,
fazlaya ilişkin 26.409,54 TL 'nin ( 424.784,11-398.374,57=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 339.042,19 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %48 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla"Davalı kefilin sorumluluğu yönünden.
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin55.010,51 TL'nın (424.784 11 — 369.773.600 <5) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 336.091,97 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık 48 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun 45 gider vergisi ile birlikte “Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla “istenilebileceği, ----- Takip Edilmesi Gereken Süreç Yönünden ----- kefaletiyle davalı asıl borçlu ----- firmasına taksitli kredi kullandırılmıştır.----- tarihinde davacı bankaya 281.155,99 TL. tutarında TAZMİNAT ödemesi yapmıştır.
Davacı banka, ------- yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı şirket ile davali kefillerden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (281.155,99 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bir başka deyişle davacı banka, ------ imzalanan EK kefalet protokolü ------ kapsamında, davalı asıl borçlu firma ve/veya davalı kefilllerden ------ kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden - doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine AYNEN devam edilebileceğinin düşünüldüğü, Çünkü, bahse konu ödemeleri/tazminatlar davalı asıl borçlu firma ve/veya davalı kefil/ler tarafından yapılmamıştır.
İşte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ------- arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar Kurulu Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takiplere aynen devam edilebileceği nazara alındığında, ------ tazminat yoluyla tahsil edilen 281.155,99 TL'nın davalı asıl borçlu firmanın kredi borcuna MAHSUP edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
(Çünkü bu bedeller davalı şirket ve davalı kefillerden tahsil edilip tekrar ----- ödeme-iade yükümlülüğü bulunmaktadır) Yukarıda yapılan hesaplamalarda zaten tazminat bedelinin kredi borcuna mahsup edilememiş olduğu ------- görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, kredi çerçeve sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takip dosyasında borçlular tarafından borcu olmadığı ileri sürülerek borçlunun borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği, sözleşmenin varlığına bir itirazının olmadığı görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinde; davacı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) -------firması arasında toplam1.200.000,00 TL limitli -----imzalanmış olduğu, diğer davalının ise --- ise sözleşmeye toplam 1.200.000,00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil olduğu görülmektedir. Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar.
Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.
Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, davalıların rapora karşı itiraz dilekçesi sunmadığı, raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu, davacı bankaya 281.155,99 TL tutarında yapılan tazminat ödemesinin - yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı şirket ile davalı kefilden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı bankanın tazmin edilen işbu bedel (281.155,99 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunduğu gerekçeleri ile,
bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, davanın kısmen kabulü ile, davalıların ------ sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 336.091,97 TL asıl alacak, 32.077,74 TL işlemiş faiz ve 1.603,89 TL BSMV olmak üzere toplam 369.773,60 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ve bunun %5BSMV sinin işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu,
hükme esas alınan miktar yönünden de davalıların itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/29, K. 2025/255, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama