KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/5
- Karar No
- 2025/539
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/5 Esas
KARAR NO: 2025/539
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket ----arasında ---- kefil olarak yer aldığı ----imzalandığını ve davalı şirkete --- numaralı--------numaralı teminat mektubu verildiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak taksitli ticari kredi ve teminat mektubu komisyonu borçlarını süresi içerisinde ödemediğini,
davalıların taahhütlerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkili banka tarafından davalıların hem müvekkili banka sisteminde kayıtlı olan hem de ihtarname tarihi itibariyle güncel olarak tespit edilen mernis ve ticari merkez adreslerine----- numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, işbu ihtarname ile;
taksitli ticari kredi ve teminat mektubu komisyonuna ilişkin borçların ----- tarihinde kat edildiğini, toplam 107.503,43 TL tutarındaki borcu ve ihtarnameye ilişkin masrafların 7 gün içerisinde ödenmesi gerektiği ve ayrıca 14.700,00-TL tutarındaki meri teminat mektubu bedelinin 7 gün içerisinde depo edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalıların işbu ihtarnameye rağmen müvekkili bankaya hiçbir ödemede bulunmadığını, ardından------ D. İş.
Ve 10.07.2020 tarihli ihtiyati haciz kararı doğrultusunda taraflarınca 136.722,21 TL meblağlı, müvekkili banka alacağının tahsili için ------ esas sayılı dosyası ile davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile takibe itirazda bulunulmak suretiyle takibin durdurulmasının talep edildiğini, işbu itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, takibe konu alacağın müvekkili banka ile davalılar arasındaki---- kaynaklanmakta olup davalıların itirazlarının tamamen haksız,
kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile davalılar tarafından icra takibine ilişkin yapılan haksız ve kötü niyetli itirazların iptaline, ----------esas sayılı dosyasındaki takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, önce ihtiyati haciz kararı aldığını, daha sonrasında ortada bir ilam olmadığı halde dava konusu icra takip dosyasında müvekkillerine, ---------- tutarında ödeme emri olmak üzere 3 (üç) farklı icra / ödeme emri gönderdiğini, davaya konu ödeme/ icra emirleri ile ilgili olarak davacı tarafın açmış olduğu ------esas sayılı icra / ödeme emirlerinin iptali dosyasının da halen derdest olduğunu, davacı tarafın, müvekkillerine hukuka uygun bir ödeme / icra emri tebliği gerçekleştirmeden, mahkemeniz nezdinde açmış olduğu itirazın iptali davasının açıkça hukuka aykırı olup;
hukuka uygun, geçerli bir ödeme emri bulunmadığından huzurdaki itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, davacı tarafça açılan--------esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde bu davanın açıldığı tarihte davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığının, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, alacaklı gözüken davacı bankanın, davaya konu icra dosyasının açıldığı günden bu yana düzenli olarak usulsüz işlemler yürüttüğünü, müvekkiline sürekli aynı dosya kapsamında usulsüz şekilde tebligatlar yaptırdığını, kendi kusurlu davranışından sonuç elde etme gayreti ile de bu davayı ikame ettiğini,
davacı bankanın davaya konu icra takip dosyası ile ilk olarak "ihtiyati haciz miktarı" alacak kalemi ile 107.503,43 TL takip çıkışlı takip başlattığını, yasal süre içerisinde takip dosyasına itiraz edildiğini takibin 26.05.2021 tarihli itirazları durduğunu, arabuluculuk başvurusu üzerine anlaşmanın sağlanamadığını, buna rağmen alacaklının durdurulmuş olan takip dosyasına yeniden talep göndererek dosyadaki alacak kalemlerinin tekrar hesaplanmasını talep ettiğini ve talep üzerine İcra Müdürlüğünün 136.722,21 TL takip çıkışlı yeni bir icra emri düzenlediğini,
bahsi geçen hukuka aykırı icra emrine de hem ilamsız takipte icra emri düzenlenmesi hem de bu aşamada yeniden bir hesaplama yapılarak taraflarına tebligat yapılamayacağından bahisle 12.11.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, itiraz dilekçeleri kapsamında talepleri gibi ilgili icra emrinin hukuka uygun şekilde icra müdürlüğünce iptal edildiğini, devamında, alacaklı vekilinin bu kere, 136.722,21 TL tutarlı bir ödeme emri düzenlenmesini ( icra emri düzenlenmesinin hatalı olduğunu belirterek) icra müdürlüğünden talep ettiğini ve taraflarına yeniden hukuka aykırı hesaplamalar barındıran ödeme emrinin tebliğ edildiğini,
taraflarınca herhangi bir hak kaybı yaşanmaması açısından bu ödeme emrine de itiraz edildiğini, alacaklı vekilinin bu dosya hakkında da yine itirazın iptali davasına esas olmak üzere zorunlu arabuluculuk başvurusu yaptığını arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bugün itibariyle alacaklı bankanın her türlü usulsüz işlemi yaparak müvekkilinden fazlaca tahsilat yapma gayretinde olduğunun açık olduğunu, zaten, takibin her aşamasında da (takibin hazırlanması,
ödeme emrinin içeriği ve hukuki niteliği gibi) davacı alacaklının hukuka aykırı bir çok işlem yapmış olduğunu, davacı alacaklının TMK md 2-3 e aykırı şekilde kendi kusurlu davranışından sonuç elde etmeye çalıştığını, Gelinen noktada, davacının davasına konu ettiği taleplerin kesinlikle kabul edilebilir bir yanının olmadığını, ortada hukuken geçerli bir ödeme emri bulunmamasına rağmen davacı tarafın, itirazın iptali davası açarak açıkça bir hakkı kötüye kullandığını, asla dosya borcunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın,
hukuka uygun şekilde hesap kat etmeden takip başlatmış olup kat ihtarnamesinin müvekkillerine tebliğ edilmediğini, icra takip tarihi itibari ile muaccel değil müeccel bir hukuki işlemin söz konusu olduğunu, davacı taraf ile müvekkilleri arasında yapılandırma gerçekleştirilmiş olup davacı tarafın, yapılandırmaya aykırı şekilde işlem tesis ettiğini, ödeme emri ve icra emrinde ve yine takip talebinde istenilen alacak kalemleri taraflar arasındaki anlaşmalara, bankacılık mevzuatına ve tüm mevzuat hükümlerine aykırı ve davacı tarafın haksız kazanç elde etmesine,
müvekkillerin de ekonomik mahvına neden olabilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın esastan da reddi gerektiğini belirterek fazlaya dair her türlü talep ve şikayet hakları bu aşamada saklı kalmak kaydıyla açılan haksız ve hukuka açıkça aykırı davanın, ortada hukuken geçerli bir icra / ödeme emri bulunmadığından ve bu aşamada davacının hukuki yararı da bulunmadığından usul ve esastan reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. ---------- esas sayıl takip dosyasının -----celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalılar aleyhine ihtiyati hacze dayalı olarak aynı alacak için 21/07/2020 tarihli 107.503,43 TL alacak tutarlı örnek no 4-5 icra emri ile 06/12/2021 tarihli 136.722,21 TL tutarlı örnek no 7 ödeme emrinin mevcut olduğu,
davalıların yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalı ------- genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, taksitli ticari kredi ve teminat mektubu kapsamında kredi kullandırdığı, diğer davalılarında kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, davacının bankanın şirkete ve kefile karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi,
taksitli ticari kredi sözleşmesi ve teminat mektubu yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Davacı--- tarafından itirazın iptaline konu edilen------sayılı dosyasında takibin düzeltilmesine ilişkin dava açıldığı, mahkemece takibin ödeme emrinin iptaline karar verildiği,
kararın istinaf edilmesi üzerine ---- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. İtirazın iptaline konu takibin iptaline karar verilmekle davaya konu edilen takip kalmadığı ve konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/5, K. 2025/539, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama