KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/694
- Karar No
- 2025/287
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.887 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/694 Esas
KARAR NO: 2025/287
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)
DAVA TARİHİ: 16/08/2023
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından bazı müşterilere verilmiş olan usulsüz çek nedeniyle bazı kişilerin mağdur edildiğini, bu kişilerden birisinin de kendisi olduğunu, davalı bankanın müşterilerinden ----yetkilisi olmayan ---------- seri numaralı 6 adet çek verildiğini ve 6 adet çek karşılığı 4 adet gayrimenkul ve 4 adet araç verildiğini,
mezkür gayrimenkuller ve araçların usulsüz çek verilen kişi tarafından çek verilmek sureti ile vekâleten bu kişinin istediği kişilere satışının yapıldığını ve bilahere satın alanlar ile yapmış olduğu görüşmelerde mağduriyetinin dile getirildiğini ancak bu şahısların “biz onu vekâleten azlettik” diyerek borçlardan kurtulmaya çalıştıklarını, davalı bankanında bu şahıslara yardımcı olduğunu, bunların karşılığında kendisine verilen çeklerin toplamının 1.800.000,00 TL (Bir milyon sekiz yüz bin türk lirası) olup çeklerin karşılıksız çıktığını ve davalı bankaya gittiğinde arkasını yazdırmak istediğinde karşılıksız olduğunun yazılmadığını,
bu şekilde kendisinin mağdur edildiğini, başka bankalarında bu firmayı itibarlı bir firma olarak görüp yeni çek koçanları vermesinin sağlandığını, buna dair davalı ----- cevap yazısının dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı bankanın yazısında çek karnelerini şirketin yetkilisi ------- teslim ettiğini dolayısıyla sürecin alacaklı ve borçlu arasında ilerlemesi gerektiğini, bir kusurunun olmadığını beyan ettiğinini, yine savcılık soruşturmasında ------Yetkililerince verilen ifadede çeklerdeki imza ile yetkili imzasının örtüşmediğini beyan etmekle yetinildiğini,
ancak çekleri bu yetkisiz kişilere (çeklerde imzası bulunan kişilere) teslim ettiklerini savcılıktan gizlediklerini, ---- yaptıkları şikayet üzerine adı geçen banka tarafından yazılan cevapta da savcılıktaki ifadenin aynısının yer aldığını ancak --- dosyasında banka tarafından yetkisiz kişi olarak tanımlanan ---- tarafından söz konusu çeklerin azil işleminden sonra bizzat kendisi tarafından bankadan teslim alındığının açıkça ikrar edildiğini, banka yetkililerinin açıkça aydınlatma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek mahkemeyi ve savcılığı yanılttıklarını,
yine ----- hakkında ---- yaptıkları başvuru üzerine adı geçen banka tarafından verilen yazı cevabında ---- tarihli mahkeme kararına istinaden keşideci ----- için çek yasağı konulduğu” ifade edilmesine rağmen daha sonra ------ üzerinden söz konusu şirketin ve yetkililerinin herhangi bir şekilde çek yasağı bulunup bulunmadığına dair yaptığı talep üzerine verilen ----- tarihli cevabi yazıda adı geçen şirket ve yetkilileri hakkında çek yasağı kaydının olmadığının açıkça ifade edildiğini, bu durumun dahi söz konusu bankanın aydınlatma yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğini gösterdiğini,
bu hususta -------- Soruşturma numarası ile yapmış olduğu müracaatının önce hukuki ihtilâf boyutunda görülüp kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ----------- soruşturma numaralı şikayetinin devam ettiğini, ayrıca şikâyeti üzerine -------- dosyası ile ---- yetkileri hakkında kamu davası açılmış olup devam ettiğini, bu nedenlerle davalı kurumun vermiş olduğu usulsüz çekler nedeniyle mağdur edilmiş olduğunu belirterek fazlaya dair hakkı mahfuz kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsili ile mahkeme masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacının, keşidecisinin -----olduğu---- numaralı çekler hakkında tarafının mağdur edildiğini haksız ve hukuka aykırı olarak iddia ettiğini, bunun yanında, çeklerin keşideci firma yetkilisi olmayan --------- teslim edildiğini de iddia ettiğini, ancak, davacının bu iddialarının gerçeği ve doğruyu yansıtmadığını, anılan çekler hakkındaki incelemeler sonucunda, çekler üzerindeki imzanın müvekkili bankanın kayıtlarındaki imza örneği ile karşılaştırmasının yapıldığını ve keşideci imzasının uyuşmaması nedeni ile çekler hakkında işlem yapılamadığını, müvekkili bankanın,
Türk Ticaret Kanunu'nun md.19/2 gereği ticari ve günlük işlemlerinde basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olduğunu, müvekkili bankanın TTK hükümlerinin yüklemiş olduğu sorumluluklar neticesinde basiretli bir tacir gibi davranarak ibraz edilen çek yaprağındaki imzayı kontrol etmek ve mevzuata, bankacılık işlem ve esaslarına uygun işlem yapma sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin ticari ve bankacılık işlemlerinde aksi şekilde hareket etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının, dilekçesinde;
haksız bir şekilde mağdur edildiğini ve müvekkili bankanın müşterisi olan -------koruduğunu hukuka aykırı olarak iddia ettiğini, ancak; müvekkili bankanın basiretli tacir yükümlülüğüne uygun olarak keşideci imzası uyuşmayan çekler hakkında işlem yapmadığını, burada, müvekkilinin kanunen üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu şekilde, üçüncü bir kişinin mağdur edilmesi söz konusu olmadığını, TTK m.780 hükmünce keşideci imzasının çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan bir tanesi olduğunu, eğer keşideci imzası çek üzerinde bulunmazsa,
çekin geçerli şekil şartına haiz olmayacağını ve ortada hukuken geçerli bir çekin mevcut olmayacağını, çekteki zorunlu unsurlardan bir veya birkaçının yokluğunun çekin, çek olma vasfının ortadan kalkmasına sebebiyet verdiğini ve çek gibi işlem göremeyeceği sonucunu doğurduğunu, bu sebeple, müvekkili bankaya ibraz edilen çekler hakkında keşideci imzası uyuşmadığından işlem yapılmadığını, müvekkili bankanın hukuki yükümlülükleri altında hareket ettiğini,
dava konusu çekler üzerinde muhatap bankanın sorumluluğu kapsamında yapılan incelemede imzanın müvekkili bankanın kayıtlarındaki yetkili imzası ile uyuşmadığının görüldüğünü ve çek vasfi bulunmadığı tespit edildiğinden çek üzerinde hiçbir işlemin yapılamadığını, keşideci imzasının farklılığı veya eksikliği halinde çekin bankalar tarafından ödenmesi veya karşılıksızdır işlemi yapılması halinin hukuk güvenliğine aykırı olduğunu, bankaların güven kuruluşları olması nedeniyle çek üzerinde müşterisine ait imzayı kendi kayıtlarındaki imza ile karşılaştırmaksızın işlem yapamayacaklarını, bu hususun sadece çek için değil,
müşteriden alınan yazılı belge/ evrak için de geçerli olduğunu, aksi halin kabulünün çek üzerinde müşteri imzası ile bağdaşmayan bir imzanın müşteriye ait olduğunun ve müşteri iradesini yansıtıyor olduğunun kabul edilmesi olduğunu, bu durum da imzanın amaç ve işlevine ters, hukuka son derece aykırı olduğunu, davacının her ne kadar dilekçesinde, bankanın yalnızca çek üzerindeki imzanın ıslak imza olup olmadığını inceleme yükümlülüğü olduğunu iddia etmişse de bu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın, bankaların çek üzerindeki inceleme yükümlülüğü kapsamında,
çekler üzerindeki keşideci imzasının yetkili temsilcisine ait olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, dolayısıyla, davacının bu iddiasında oldukça haksız olduğunu, konuya ilişkin ----- yapılan şikayete ilişkin cevap yazılarında; ------- tek ortağı ve yetkilisinin ---- olduğu, firmanın vekili ve----kardeşi olan ----- tarihli azilname ile vekillikten azledildiği, -----lehine keşide edilmiş olan------ tutarlı çek yapraklarına ait çek karnesinin ---- tarihinde firma yetkilisi ---------- tarafından teslim alındığı,
azilnamenin müvekkili bankaya bildirilmesi sonrası, firmanın açıkta ve kullanılmamış olan toplamda 22 adet çek yaprağı için sistemde -------- tarihinde "İmza teyit edilemedi" anlamına gelen ---- kodunun konulduğu, uygulama gereği, bu tarihten itibaren gerek takas sistemi aracılığıyla gerekse elden sorulan müvekkili bankanın çekleri için müvekkili banka tarafından çek görüntüsünün talep edildiği, çek üzerinde yetkisiz bir imza mevcutsa imzanın teyit edilememesi nedeniyle bu yönde şerh düşülerek çekin ödenmediği ve karşılıksız işlemi yapılmadığı,
--- tarihli mahkeme kararına istinaden de keşideci ------için çek yasağı kaydının konulduğunun” belirtildiğini, ---- dilekçesinden görüleceği üzere, çek karneleri müvekkili banka tarafından keşideci firmanın yetkili kişisi olan ---------verildiğini, dolayısıyla, davacının çeklerin yetkisiz kişiye verildiği iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Çek Kanunu madde 3. uyarınca; çek hesabının ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamayacağını, yine TTK madde 780 uyarınca;
keşideci imzasının çekte bulunması gereken zorunlu unsurlardan biri olduğunu, keşideci imzasının yokluğu çekin geçersizliğini doğuracağını, dolayısı ile unsurları eksik olan çekin çek vasfını taşımadığı ve Banka'nın çek taahhüt tutarını ödemekle yükümlü olmadığının açık olduğunu, keşideci imzasının farklılığı veya eksikliği halinde;
çekin Bankalar tarafından ödenmesi veya karşılıksızdır işlemi yapılması halinin hukuk güvenliğine aykırı olduğunu, Bankalar, güven kuruluşları olması nedeni çek üzerinde müşterisine ait imzayı kendi kayıtlarındaki imza ile karşılaştırmaksızın işlem yapamayacaklarını, bu hususun sadece çek için değil, müşteriden alınan her yazılı belge/evrak için geçerli olduğunu, aksi halin kabulünün;
çek üzerinde müşteri imzası ile bağdaşmayan bir imzanın müşteriye ait olduğunun ve müşteri iradesini yansıtıyor olduğunun kabul edilmesi olduğunu, bu durumun da imzanın amaç ve işlevine ters, hukuka son derece aykırı olduğunu, Somut olayda çekler üzerinde gerekli inceleme yapılarak imza uyuşmazlığının tespit edildiğini, çekler üzerindeki imzanın Banka kayıtlarındaki imza ile uyuşmadığından müvekkili bankanın işlem yapılamadığına yönelik şerh düştüğünü, ancak kanunen "karşılıksızdır" olarak işlenmeyen çeklerin çek taahhüt bedelinin ödenmesinin de mümkün olmadığını,
nitekim belirtildiği gibi çekin esasen keşideci imzası taşımadığı için çek vasfında olmadığını, dolayısı ile müvekkil bankanın çek sorumluluk bedelini ödeme yükümlüğünün de bulunmamakta olduğunu, ayrıca, müvekkili banka tarafından müşterisine yalnızca çek karnesi verilmesi sebebiyle tazminat talepli dava açılmasının gerekçesinin anlaşılamadığını, davanın reddini gerekmekte olduğunu, bu sebeple, davacının müvekkili banka tarafından mağdur edildi iddiasının doğru olmadığını ve tazminat talep etme haklarının bulunmamakta olduğunu savunarak,
yukarıda arz ve izahına çalışılan ve resen gözetilecek nedenlerle, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
---- karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava hukuki niteliği itibariyle davalı bankanın bankacılık işleminden mütevellit vermiş olduğu usulsüz çek'ten kaynaklı belirsiz alacak davası mahiyetinde oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın;
davalı banka tarafından dava dilekçesinde belirtilen altı adet çekin ---------yetkilisi olmayan azile rağmen ----- vermesi sebebiyle bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi zararı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak,
tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 30/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; raporda “Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorun (2) sayılı bentte tanıtılarak, somut olay özelinin (3) sayılı bentte yapılan incelemesi sonunda.
“Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (3/A ve B) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle davacının çekler üzerindeki hakimiyetinin dayanağının tespit edilemediği; buna göre, aktif dava ehliyetinin takdir ve değerlendirmesinin mahkememize ait olduğu; davalıdan savunmada bahsi geçen 26.03.2019 tarihli mahkeme kararının ibrazının istenmesi gerekip gerekmediğinin takdirinin mahkememize ait olduğu;
isteme dayanak çeklerdeki keşideci imzasının keşideci şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi tarafından imzalanmadığında uyuşmazlık bulunmadığına göre muhatap bankanın TTK.m.812 hükmündeki sorumluluğu dikkate alınarak keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu; öte yandan, kambiyo yoluyla takip yapılma hakkının yitirilmesinin münhasıran zarar sonucu doğurmayacağı; aktif dava ehliyetine yönelik işaret edilen durum saklı kalmak kaydıyla keşideci ile lehtar arasında temel ilişki bulunması gerekmesine göre, zarar unsurunun gerçekleşmeden bankaya başvurulmasının mümkün olup olmadığının takdirinin mahkememize ait olduğu;
mahkememizce bilirkişi görüşünü uygun görülmemesi halinde 6 adet çek toplamının 240.000 TL olduğu; davadaki talebin şimdilik kaydıyla 6.000 TL olduğu; davacının, davadaki diğer talebi olan aradan geçen süre sebebiyle 4.000,00 TL'nin tahsili talebi yönünden ise bu ihtimalde, davanın geç açılmasına bağlı zararın sorumlusunun davalı olmadığı; bu kabul biçimine göre de, tazmin talep koşulunun oluşmadığı; işaret edilen hususlarla, tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı mahkememize ait olmak üzere heyet olarak kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava konusu 6 adet çek sebebiyle davalı bankanın imzanın keşideciye ait olmadığından bahisle işlem yapmamasına dayalı davacının zararı oluşup oluşmadığı, zararı oluşmakta ise miktarının ne olduğu hususunda toplanmıştır.
Davaya konu edilen ---- çekin banka tarafından gönderilen görüntüsünde keşidecisinin ----- lehtarının ---- olduğu, çekin ön yüzünde iptal yazısının bulunduğu, lehtar ------ çek arkasındaki cirosunun karalandığının görüldüğü anılan çekin davacıyla ilgisinin bulunmadığı, yine diğer 5 adet çekin keşidecisinin------olduğu, adı geçen lehtar tarafından ciro edildiği, davacıyla ilgisinin anlaşılamadığı, davacının çekler üzerindeki hakimiyetinin dayanağının tespit edilemediği, bu nedenle davalının aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/694, K. 2025/287, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama