KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2025/529
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
Karar Metni
2.754 kelime·14 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/717 Esas
KARAR NO: 2025/529
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
11/10/2023 (Birleşen İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- Karar sayılı dosyası )
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVADA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili --------- ile ilgili olarak.
3332 Sayılı Kanun’a, ---- kabul tarihli 7341 Sayılı Kanun’la eklenen hüküm sonrası 3332 sayılı “SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN”un 4.C ve 4.D Maddesi: -------- nedeniyle kredi, sigorta ve garanti işlemlerinden doğabilecek zararları Hazinece karşılanır. ------ Bu kapsamda,--------- bir önceki yıla ait kâr paylarından Hazineye isabet eden tutarı,
----olan politik risk alacaklarına mahsup etmeye ----- bağlı olduğu ---- bu işlemleri anılan ----- teklifi üzerine gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin mahiyetlerine göre ilgili Devlet hesaplarına kaydettirmeye ------------ yetkili olduğunu, ilgili kanun hükmü doğrultusunda, müvekkil -------her türlü yargı harcından muaf olduğunu, Davalının davacı müvekkili Banka tarafından kendilerine karşı başlatılan ------ icra takibine itiraz ederek takibin durdurulduğunu, davalının takibe itiraz dilekçesinde "yetki itirazı" nın mevcut olduğunu,
Davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı haksız ve mesnetsizdir ve reddinin gerekeceğini, huzurdaki davaya ve icra takibine konu uyuşmazlık işbu dava dilekçe ekinde mevcut olan ------- Sözleşmesi kapsamında davacı müvekkili Banka tarafından davalılara kullandırılan krediden kaynaklandığını, Davacı müvekkili Banka ile davalı-asıl borçlu ve müteselsil kefiller arasında imzalanan ve sureti de işbu dava dilekçe ekinde mevcut olan ---------- Nolu Yetkili Mahkeme ve İcra Daireleri başlıklı" maddesi:"Müşteri ile müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri;
işbu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda ----- Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkisini kabul eder..." hükmünü ihtiva ettiğini, ------ Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, Davalılardan ---- müvekkili Banka ile imzaladığı ------ ile eki Firma Taahhütnamesi çerçevesinde;
davacı müvekkili Banka tarafından ------kredi kullandırıldığını, Diğer davalılar da, konu ------ müşterek borçlu sıfatıyla imzaladıklarını, Davalının , kredi anapara ve faiz borçlarını vadesi geldiği halde ödemediğini, bunun üzerine davalının hesabın kat edildiğini ve borcun ödenmesi gerektiği hususlarını içerir ------- yevmiye no’lu ihtarnamenin gönderildiğini, davalının yerine getirmediği ihracat taahhütlerinden kaynaklı ihracat taahhüt açığı cezası borçlarının mevcut olduğunu, davalının kendilerine gönderilen ihtarnameye rağmen borçlarını ödememesi neticesinde, davacı müvekkili Banka tarafından,
davalı-borçlulara karşı alacağın tahsili amacıyla----- sayılı dosyası üzerinden ---- tarihinde ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı borçluların icra takibine yaptıkları itirazın iptalini ve her bir davalı için takibin devamını ve davalıların icra takibine geçilen tutarın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı --------vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin adresinin------ olduğunu, müvekkilleri aleyhine açılan icra takibi ve davalarda -----------İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkili icra dairesinin usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibinin bulunmaması nedeni ile davanın reddinin gerekmekte olduğunu, müvekkillerinin dava bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı ile müvekkilleri arasında akdedilen banka kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğunu,
davacının alacağının yargılamaya muhtaç olduğundan davacının müvekkillerinden gerçekten alacaklı olduğunun ispat etmesinin gerektiğini, davacının alacağının takip tarihi itibari ile muacceliyet kesbetmediğini, davacının takip tarihi itibari ile muaccel olmayan bir borcun icraya koymuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, kefiller yönünden muacceliyet ve temerrüt şartlarının oluşmadığını, kefillere müracaat şartlarının yerine getirilmeden ve iddia edilen borcun kefiller yönünden muaccel hale gelmeden kefiller hakkında icra takibinin başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu,
kefillerin davacının iddia ettiği ve dosyaya sunduğu bütün kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığını, tüm borçtan sorumlu olmadıklarını, davacı bankanın temerrüt faizi ve temerrüt başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, icra takibindeki faize itiraz ettiklerini, davacının haksız ve mesnetsiz olarak müvekkilleri hakkında icra takibinin başlatmış olması nedeni ile dava konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalıların, davacı müvekkili banka tarafından kendilerine karşı başlatılan ---------- Sayılı icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı-borçluların takibe itiraz dilekçesinde yetki itirazının da mevcut olduğunu, davalıların icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazının haksız ve mesnetsiz olup reddinin gerektiğini, huzurdaki davaya ve icra takibine konu uyuşmazlığın işbu dava dilekçeleri ekinde mevcut olan------- kapsamında davacı müvekkili banka tarafından davalılara kullandırılan krediden kaynaklandığını,
davacının müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ve müteselsil kefiller arasında imzalanan ve sureti de işbu dava dilekçesi ekinde mevcut olan ------ve İcra Daireleri başlıklı maddesinin (Müşteri ile müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri;
işbu sözleşmeden doğacak her türlü anlaşmazlıklarda------- Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin "yetkisini kabul eder.) hükmünü ihtiva ettiğini, ------ Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu, davalıların yetki itirazının reddinin gerektiğini, fazlaya ilişkin asıl ve fer 'i her türlü alacaklarını talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar tarafından ------Esas sayılı icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile her bir davalı için takibin devamını, İİK.'nun 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca;
davalıların davaya konu icra takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemelerine hükmedilmesini, yargılama masrafları ve avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkillerinin adresinin -----olduğunu, bu sebeple müvekkiller aleyhine açılacak olan icra takibi ve davalarda ------İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ancak dava konusu icra takibinin yetkisiz ---- İcra Dairesinde açıldığını, bu sebeple yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibinin bulunmaması sebebiyle işbu davanın reddinin gerektiğini, bu bağlamda müvekkiller aleyhine başlatılan icra takibi ve davalarda yetkili merci ------ İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu,
bu sebeple öncelikle usul kuralları gereğince Sayın Mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyayı yetkili ---Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak takip açılmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, Müvekkillerinin davacı bankaya hiçbir borcunun bulunmadığını, işbu davanın, davacı ile müvekkiller arasında akdedilen banka kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olduğunu, davacının alacağının yargılamaya muhtaç olup bu sebeple davacının, müvekkillerden gerçekten alacaklı olduğunu ispat etmesinin gerektiğini,
----Karar sayılı kararında; itirazın iptaline ilişkin açılan davalarda ispat yükünün davayı açan alacaklıda olduğu ve alacaklının alacağını ispatla yükümlü olduğunu, itirazın iptali davasında ispat edilecek olan hususların, icra takibine ve borçlunun itirazına konu alacağın sebebinin itirazın iptali davası için değiştirilme olanağının bulunmadığını, alacaklının takipte dayanmadığı belgeler dışındaki belgelere dayanamayacağının vurgulandığını, davacının alacağının yargılamaya muhtaç olduğunu, bu bağlamda davalının gerçek bir alacağının olup olmadığının tespiti için müvekkiller ve davacının ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasını,
taraflar arasındaki takip tarihi itibariyle borç alacak durumunun bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinin gerektiğini, Davacı yanın alacağının takip tarihi itibariyle muacceliyet kesbetmediğini, bu sebeple davacının takip tarihi itibariyle muaccel olmayan bir borcu icraya koymuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, muacceliyetin;
borca ilişkin vadenin dolması ile bu borcun borçlusundan istenebilecek aşamaya geldiğini ifade eden bir kavram olduğunu, nitekim muacceliyetin, icra takibi başlatabilmenin de temel şartlarından birisi olduğunu, bu bağlamda davacının iddia ettiği alacağının muaccel olmayıp bu sebeple muaccel olmayan bir borç sebebiyle de müvekkilinin temerrüde düşürülmesinin mümkün
olmadığını, ---------- kefiller yönünden, muacceliyet ve temerrüt şartlarının oluşmadığını, bu sebeple kefillere müracaat şartları yerine getirilmeden ve iddia edilen borç kefiller yönünden de muaccel hale gelmeden kefiller hakkında icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kefillerin, davacının iddia ettiği ve dosyaya sunduğu bütün kredi sözleşmelerinde imzası bulunmamakta olup kefiller, tüm borçtan sorumlu olmadıklarını, davacı bankanın, temerrüt faizi ve temerrüt başlangıç tarihinin kanuna aykırı olduğunu, bu sebeple icra takibindeki faize de itiraz ettikleri, nitekim davacı yanın tek taraflı olarak bankacılık mevzuatına aykırı olarak belirlediği
fahiş faiz oranlarını icra dosyasında işlettiği, ayrıca yukarıda da belirttikleri üzere davacı yanın, müvekkilin temerrüde düşmesi için gerekli şartları yerine getirmemiş olması sebebiyle takip
öncesinde de temerrüt faizi işletmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatının İİK 67. Maddesinde düzenlenmiş olup bu bağlamda davacının, haksız ve mesnetsiz olarak müvekkil
hakkında icra takibi başlatmış olması sebebiyle dava konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerini, davanın usul ve esastan reddine, davacının dava
konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, müzekkere cevapları, birleşen------ Esas sayılı dosya aslı, keşif, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, kredi sözleşmesi nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.-------- Karar ilamı ile mahkememiz dosyası ile dosyanın birleştirildiği anlaşılmıştır.
Asıl davanın: İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu,-------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde.
İlamsız takiplerde ödeme emri ile 286.625,00 TL Asıl alacağın tahsili için icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçlunun Örnek No:7 ödeme emrine ve yapılan ilamsız icra takibine ilişkin esas olmak üzere; borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiği, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davanın. İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu,------ sayılı dosyasının incelenmesinde. Alacağın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacaklar toplamı olan 523.328,92 TL'ye işleyecek %28,50 oranında temerrüt faizi, avukatlık ücreti ve icra masraflarıyla birlikte tahsili ve--------- D.
İş sayılı dosyasından işbu icra takip dosyası borçluları aleyhine verilen 05.09.2023 tarihli ihtiyati haciz kararının işbu icra takip dosyası aracılığıyla uygulanması, BK 100. Maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemeler öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmek kaydıyla, talep edilmiştir. Asıl davanın. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Uyuşmazlığın, ------ nedeni ile davalıların, davacı bankaya borçlu olup olmadıkları hususunda toplandığı tespit edilmiştir.Birleşen davanın. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Davacı tarafça icra takibine ve davaya konu edilen ve kullandırılan krediler yönünden borcun ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne miktarda ödendiği, icra takip tarihi itibariyle ödenmeyen kredi borcunun bulunup bulunmadığı, işlemiş ve işleyecek faizin yasal normlara ve sözleşmeye uygun talep edilip edilmediği, davalı yanın takip ve dava konusu yapılan alacağın tamamından yada bir bölümünden sorumlu bulunup bulunmadığı, davaya konu icra takibine itirazların kısmen yada tamamen iptalinin gerekip gerekmediğine ve icra inkar tazminatı konusunda yasal koşulların oluşup oluşmadığı hususundadır.
Asıl davada. Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle. Davacı/alacaklı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu)----- arasında -----akdedilmiştir. İşbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında davalı asıl borçluya-------- cinsi kredi kullandırılmıştır.
Kullandırılan kredi kararlaştırılan süre içerisinde ödenmemiş olduğu nazara alındığında, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler de dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Davalı/Kefillerin Sorumluluğu: Davalı kefilinlerin kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitlerinin 1.000.000,00 USD olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 286.625,00 TL olduğu,
dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet İlmitiyle sınırlı olmaksızın------ borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği --------- davacı bankanın takip tarihi itibari ile alacakları. Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde.
TAKİP TARİHİNDEN itibarenasıl alacak tutarı 286.625,00 TL'na yıllık 628,50 oranında sözleşmesel! temerrüt faizi ve bunun 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, ------ kefaletiyle davalı asıl borçlu ----firmasına ---- taksitli kredi kullandırılmıştır.------ DAVA TARİHİ ------- SONRA OLMAK ÜZERE 14.02.2024 tarihinde davacı bankaya 230.062,50 TL tutarında TAZMİNAT ödemesi yapmıştır.
Davacı banka, ------- yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefillerden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (230.062,50 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çünkü bu bedeller davalı şirket ve/veya davalı kefillerden tahsil edilip tekrar----- ödeme-iade yükümlülüğü bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan hesaplamalarda tazminat bedelinin anılan nedenlerle kredi borcuna mahsup edilememiş olduğu ----görüş ve kanaatini bildirmiştir. Asıl davada. Dosyanın bilirkişiye tevdi ile her iki dosya yönünden inceleme yapılmasının ve taraf itirazlarının HMK 281 maddesi gereğince irdelenmek suretiyle Dosyanın ek rapor için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; tüm delillerin takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olmak üzere.
Asıl Dava ve Birleşen Dava yönünden etraflıca irdeleme yapılmıştır. Ancak mevcut delil durumuna göre kök raporlarda (asıl ve birleşen dosya için) bu aşamada herhangi bir revizyon yapılamamış olduğu, Görüş ve kanaatini bildirmiştir.Birleşen dosyada alınan bilirkişi raporunda özetle.
Yukarıdaki açıklamalarımızın ışığında; konunun hukuki nitelemesi, sözleşme ve yasa maddelerinin yorumu, delillerin değerlendirilmesi ve nihai kararı Yüksek Mahkemenize ait olmak üzere, yapılan inceleme ve değerlendirmelerimiz sonucunda.
Davacı---- tarafından davalılardan ---- arasında imzalanan ----- Sözleşme dahilinde davalı firmaya --- tutarında ---- tarihinde kullandırıldığı, Diğer davalılar----- akdedilen sözleşmede 1.000.000,00 USD limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunması nedeniyle, kendi temerrüt tarihlerinde limit dahilinde söz konusu banka alacaklarının ödenmesinden davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu,
Davacı bankanın davalılar hakkında ------ Esas sayılı dosyasından ---tarihinde başlattığı icra takibine konu davalı asıl borçlu---- ve müteselsil kefiller ------ ödenmesinden sorumlu oldukları banka alacak tutarlarının tespitlerimiz ve talep doğrultusunda.
449.988,92 TL Kredi Asıl Alacağı, 62.500,00 TL İhracat Taahhüt Açığı, 10.750,00 TL Ek İhracat Taahhüt Açığı, Olmak üzere toplam 523.238,92 TL olduğu, Davacı bankanın icra takip tarihinden itibaren, toplam alacak tutarı olan 523.238,92 TL üzerinden %28,5 temerrüt faizi talep edebileceği, Tarafların tazminat, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti vb. gibi taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğu, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen dava, kredi çevreve sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
İcra takip dosyasında borçlular tarafından; yetkiye, takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz edildiği görülmüştür.Asıl davada, davacı banka ve davalılardan ----- limitli kredi çerçeve sözleşmesi ve ihracat taahhütnamesi akdedildiği, diğer davalıların ise sözleşmeye kefil oldukları, birleşen davada; davacı -----tarafından davalılardan---- ile arasında imzalanan--- tarihli
1.000.000,00 USD limitli ------ dahilinde davalı firmaya 500.000,00 TL tutarında ---- tarihinde kullandırıldığı, diğer davalıların borca kefil oldukları, davalıların itirazı üzerine eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalılar her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de davaya konu borç para borcu olduğundan davacının yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceğinden itiraz mahkememizce yersiz görülmüştür.
Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar. Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.
Gerekli hesaplamaların yapılması için dosya bankacı bilirkişine tevdi edilmiştir.Dosyadaki delil ve belgelerden; bankacı bilirkişiler tarafından hazırlanan kök ve ek raporlarda raporlarda; temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, raporların tamamının birbirleri ile uyumlu olduğu gibi yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu görülmüş, faiz ve temerrüt tarihleri doğru olarak uygulanan bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu,
hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden asıl ve birleşen davada ayrı ayrı inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/717, K. 2025/529, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama