KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/760
- Karar No
- 2024/302
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/760 Esas
KARAR NO:2024/302
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/10/2023
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
05/02/2018 tarihinde -------davalı şirkete sigortalı bulunan ---- plakalı aracın sürücü ---- sevk ve idaresinde -----istikametine doğru seyir halindeyken ------- sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde iki araçlı yaralamalı/maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde motosiklet sürücüsü müvekkili ------- yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, söz konusu kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ------- kusurlu olup, sigorta şirketinin de bu sebeple sorumluluğunun söz konusu olduğunu,
müvekkili -------- kaza neticesinde yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, sonuç olarak müvekkilinde tüm vücut fonksiyon kaybı ve buna bağlı olarak meslekte kazanma gücü kaybının gerçekleştiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin, uğradığı güç kaybı ve buna bağlı yaşadığı ağrılardan ötürü günlük hayatında bir baba ve eş/çocuk olarak ailesine karşı sorumluluklarını yerine getiremediğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 76. Maddesi uyarınca sayın tespit edilecek bir tutarın müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini,
haksız fiil sebebiyle zarar gören müvekkilin maddi zararlarının yargılama devam ettiği süre içinde giderilmesi için geçici ödeme ve avans ödemesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde --------- arasında sigortalı olup müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında, sigortalının tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de olay örgüsü, dosyada mübrez tutanaklar gözetildiğinde atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını,
davacının tescilsiz motor (plakası,sigortası olamayan araç) ile trafiğe çıkmış olup kendisinin dosya kapsamında ehliyeti olmadığının da görüldüğünü, davacının söz konusu kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının huzurdaki davayı açmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını belirterek aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarını, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak;
müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, 05/02/2018 tarihli trafik kazası nedeni ile davacının, davalıdan maddi tazminat talebine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 04/03/2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini ve karşı tarafın yasal vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmayıp bu taleplerinden feragat etmesi nazara alınarak feragat nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine ve feragat nedeniyle maktu harç alınarak dava açarken yatırılan peşin harcın ve kullanılmayan gider avansının taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 12/03/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafın ibraname gereği tüm alacak ve haklarından feragat ettiğinden, müvekkili şirketten herhangi yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından, işbu davaya ilişkin olarak herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. vd maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/760, K. 2024/302, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama