KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/833
- Karar No
- 2025/349
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
Karar Metni
1.021 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/833 Esas
KARAR NO:2025/349
DAVA
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/11/2023
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili bankanın -------ile DAVALI kredi borçlusu/lehtarı ------- imzalandığı, işbu sözleşmeyi diğer davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden ticari krediler ile çek taahhüt bedeli kredisi kullandırıldığı, Verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden ----- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 767.813,36 TL NAKİT ile gayrinakdi 3.600,00 TL kredi alacağından dolayı cari hesabın kesilip kat edildiği,
Verilen süre içinde borcun, ödenmemesi üzerine bu kez-------- sayılı dosyası ile Genel Haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği, Davalı/borçluların, asıl borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, -----uyarınca temerrüt faizi talep edildiği, müvekkili bankanın ticari defter ve kayıtlarının ----- uyarınca yegane delil teşkil ettiği, Neticeten kefalet limiti 752.167,73 TL alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın İİK 67. Md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların borçlu ve kefil olarak imzaladıkları kredilerin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe davalılar tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu ihtilafsız olup; ihtilafın takip anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı,
bulunuyorsa miktarı ve işleyecek faiz oranlarının tespiti noktasında toplandığıtespit edilmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişi 09/10/2024 tarihli raporunda.
Davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ---------akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 1.760.000,00 TL olduğu,
temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 769.416,10 TL'nın kefalet limitinden daha DÜŞÜK SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefillerin kendilerinin ve davalı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE YAPILAN HESAPLAMA Nakdi krediler yönünden;¸Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak,
takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 718.842,32 TL'sı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tamamen ödeninceye kadar yıllık %9,18 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun “% gider vergisi -----birlikte istenilebileceği, Davacı Bankanın Gayrinakdi Alacak Bedellerinin DEPO Talebi Yönünden Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedeli bakımından: Belirlenen gayrinakdi çek taahhüt bedeli riski 3.600,00 TL'dır.
Bu miktarın depo edilmesinden davalı asıl borçlu şirketin sorumlu olduğu, ancak, davalı kefillerin emsal içtihatlar uyarınca gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden sorumlu olmadıkları kanaati edinilmiş ise de, konunun nihai takdiri sayın mahkemeye ait olduğu,
----- Mevzuatı Bakımından Takip Edilmesi Gereken Süreç Yönünden ------ kefaletiyle davalı asıl borçlu ----- firmasına taksitli kredi kullandırılmıştır.----dava tarihi -----önce olmak üzere ----tarihinde davacı bankaya 508.312,93 TL tutarında TAZMİNAT ödemesi yaptığı, davacı banka, ------yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı şirket ile davalı kefillerden tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (508.312,93 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bir başka deyişle davacı banka, ----- imzalanan EK kefalet protokolü ----- kapsamında, davalı asıl borçlu firma ve/veya- davalı kefillerden ------ kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden -doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine aynen devam edilebileceğinin düşünüldüğü, Çünkü, bahse konu ödemeler/tazminatlar davalı asıl borçlu firma ve/veya davalı kefil/ler tarafından yapılmadığı,
İşte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ----arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse” de ----------Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takiplere aynen devam edilebileceği nazara alındığında, ---- tazminat yoluyla tahsil edilen 508.312,93 TL'nın davalı asıl borçlu firmanın kredi borcuna MAHSUP edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
(Çünkü bu bedeli/ler davalı şirket ve davalı kefillerden tahsil edilip tekrar ------ ödeme-iade yükümlülüğü bulunmaktadır) Yukarıda yapılan hesaplamalarda zaten tazminat bedelinin kredi borcuna mahsup edilememiş olduğu ----- rapor edilmiştir. Yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre.
Davacı banka ile davalı borçlu---------- imzalandığı, davalıların ise bu sözleşmelere müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmediği, davacı bankanın ihtarı sonrası alacağın ödenmediği, davacı bankanın vermiş olduğu kredi alacağının tahsili için icra takibi başlattığı, davalı yanca ödeme emrine itiraz dilekçesinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davacıya borcu olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır.Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmış, rapor alınmıştır.
Bankacı bilirkişi hazırladığı raporunda, davalının kefil olarak imzaladığı sözleşme nedeniyle kullandırılan kredinin bir süre sonra ödenmediği bu nedenle bankaca hesabın kat edildiğini, ödenmeyen takip konusu alacağın 752.167,73 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece hükme esas alınmış olup, keza kefaletnamelerinde sözleşme tarihindeki meri yasaya uygun olarak alınmış olduğu; davalıları bağlayıcı olduğu mahkememizce belirlenmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacakların likit olduğu,
hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/833, K. 2025/349, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama