KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/936
- Karar No
- 2024/709
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/936 Esas
KARAR NO: 2024/709
DAVA: Ek Tasfiye
DAVA TARİHİ: 25/12/2023
BİRLEŞEN ------ SAYILI DOSYASINDA
DAVA: Ek Tasfiye
DAVA TARİHİ: 03/05/2024
KARAR TARİHİ:12/09/2024
Mahkememizde görülen iş bu dava ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Davacı vekili,---- geçirdiği iş kazası sonunda malul kaldığını, müvekkili ------------tarafından işçiye ödeme yapıldığını,----- sayılı dosyasında ise ihyası istenen işveren şirkete karşı rücu davası açtıklarını; dava esnasında bu şirketin kendisini tasfiye ederek sicilden terkin ettirdiğinin ortaya çıktığını; davaya devam edebilmek için şirketin ---- yeniden tescili gerektiğini beyan edip;
şirketin ihya yönünden --------- tescilini talep ve dava etmiştir.Dava, mahkememizin bu esasında terkin edilen şirketin tasfiye memuru aleyhine açılmış olup, bu tür davalarda ticaret sicil müdürlüğünün yasa gereği mutlaka davalı olması gerektiğinden mahkememizin verdiği mehil içinde davacı vekili -------aleyhine de dava açmış;
----de açılan bu davada da şirketin iş mahkemesindeki dava nedeniyle ihyası istenmiş, o dosya mahkememiz dosyasıyla birleştirilmiş ve yargılamaya her iki dosya yönünden devam edilmiştir.Birleşen dosyanın davalısı ---- sicilden terkini şirketin tasfiyesi sonunda gerçekleştiğini, bu nedenle dava açılmasına sebep olmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, aksi düşünülürse aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini savunmuştur.
Davalı tasfiye memuru ise davaya cevap vermemiş, duruşmayı da takip etmemiştir.Mahkememizce ---------- ile yazışmalar yapılmış, terkine ilişkin evraklar getirtilmiş, iş mahkemesi dosyası incelenmiş olup; --- sayılı dosyasında ----- tarafından malul olan işçiye ödeme yapıldığını, bu ödemenin iş kazasının gerçekleştiği şirkete rücu içinde bu davanın açıldığı, davada şirketin terkin edildiği ortaya çıkınca davacı --- ihya davası açması içinde mehil ve yetki verildiği görülmüştür.Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır.
İhyası istenen şirket tasfiye kararı almış, tasfiye memurunu seçmiş, tasfiye memuru tarafından tasfiye tamamlanmış ve bu husus ticaret siciline beyan edilip 15/09/2020 tarihinde şirket sicilden terkin edilmiştir. Davacı ----- sigortalı işçisine yaptığı ödeme yönünden rücuen alacak davası açmış olup, davanın niteliği gereği mahkememizce iş bu davanın haklı olup olmadığı, dolayısıyla ihyada hukuki menfaatin bu yönden bulunup bulunmadığı araştırılamaz.
Açılmış bir rücuen tazminat davası vardır, yargılamaya devam etmek için davacı ----- hukuki menfaati söz konusudur. Bu nedenle mahkememizce her iki dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, şirketin ek tasfiyesine ve bu yolla ihyasına hükmedilmiştir.
Elbette mahkememizce verilen karar şirketin tam anlamıyla ihya edilip yeniden faaliyetlere başlamasına sebep olacak bir karar olmayıp, sınırlı bir ihya ile yalnızca --- Mahkemesi dosyasının yargılama safhası ve verilecek kararın infaz safhasıyla sınırlı bir ihyadır.
Şirket kendi tasfiyesiyle sicilden terkin edilmiş olup; bu tür terkinlerde ---------- denetim yetkisi sınırlı olup; ticaret sicilin usulünce alınmış bir tasfiye kararı bulunup bulunmadığı, genel kurulca alınması gereken bu tasfiye kararında tasfiye memurunun seçilip seçilmediği, tasfiye işlemlerinin seçilen bu memur tarafından yapılıp sicile tasfiye talebinin de tasfiye memuru tarafından beyan edilip edilmediği ile sınırlı olarak denetim hakkında sahip olup; tasfiyeden kalan herhangi bir şeyin bulunup bulunmadığı;
şirket hakkında devam eden derdest bir dava bulunup bulunmadığı gibi hususları denetleme yetkisi yoktur. ------ yasa gereği davalı olup, terkinde de bir hatası bulunmadığından sicil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Ancak incelenen iş mahkemesi dosyası ve yapılan yazışmadan, İş Mahkemesinde dava açıldığında şirketin henüz sicilden terkin edilmediği, dava dilekçesinin 08/07/2019 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, yargılama esnasında da şirkete tebligatların yapıldığı, şirketin çok sonra 15/09/2020 tarihinde tasfiyesini tamamlayarak sicilden terkin edildiği; dolayısıyla aleyhine açılan dava varken tasfiye memurunun tasfiyeyi tamamlamaması, şirketi sicilden terkin ettirmemesi gerekirken aksine davrandığı nedeniyle iş bu davaya sebep olduğu kabul edilmiş, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/936, K. 2024/709, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama