KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/167
- Karar No
- 2025/149
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/167 Esas
KARAR NO:2025/149
DAVA
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkil bankanın -------tarafından davalı şirkete kredi kullandırıldığını, genel kredi sözleşmesinin diğer davalı şahıslarca ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla imzalandığını; kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle bankanın hesabı kat edip kat ihtarını davalılara tebliğ ettirdiğini, ancak borcun yine ödenmediğini belirterek davalılar aleyhine----- dosyası ile takip başlattıklarını, davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, icra takibinin ------ sayılı dosyasıyla başlatıldığını, yetki itirazı nedeniyle ----- gönderildiğini, yetki itirazı ile birlikte borcada itiraz ettiklerini, davacı bankanın yetki itirazını kabul etmesine nazaran itirazdan haberdar olduklarını, o tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davayı açmadıklarından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, Kaldı ki bankaya borçlu şirket tarafından verilen nakdi teminat bulunduğunu, öncelikle o teminatın kullanılması gerekirken haklarında başlatılan icra takibinin hatalı olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini,
kat ihtarında yapılan ödemeler varsa bildirilmediği ve hangi kefalet limiti çerçevesinde sorumlu tutuldukları bildirilmediği için kat ihtarının da geçersiz olduğu belirtilmiş, davanın reddine karar verilmesi ve davacıdan kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı banka davalılar aleyhine 6 adet kredi kullanımından dolayı 5.286.268,19 TL asıl alacak, 130.703,16 TL işlemiş faiz, 6.535,17 TL işlemiş faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 5.423.508,52 TL nakdi alacağın tahsili yönünden ve iade edilmeyen çek yaprakları nedeniyle de 55.62500 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönünden icra takibinde bulunmuş;
davalılar ------- dosyasında başlayan bu ibra takibine icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, ----- İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu bildiren yetki itirazı ile birlikte ayrıca takibe konu borcada itiraz ederek ''hiçbir borcumuz yoktur'' şeklinde ve süresinde dilekçe vererek takibi durdurmuşlar; davacı taraf yetki itirazını kabul ettiğini bildirince dosya ------ gönderilmiş; yetkili icra dairesi tarafından çıkarılan ödeme emrine de davalılar '' borcumuz yoktur'' şeklinde itiraz etmişler; süresinde yapılan itirazla takip durmuş;
itiraz dilekçesi 04/04/2023 tarihli olup davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.Mahkememizce öncelikle davalı tarafın hak düşürücü süre itirazı incelenmiş ise de; sürenin başlangıcının geçerli (yetkili) icra takibine itiraz ile başlayabileceği; bu çerçevede yetkisiz icra dairesinde başlatılan ve bilahare yetkili icra dairesine gelen takipler yönünden 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamayacağı nazara alınarak bu itiraza itibar edilmemiştir.Mahkememizce, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde ihtilaf vuku bulduğundan banka kayıtlarının esas alınacağına dair açık hüküm bulunduğundan bunun bir delil sözleşmesi niteliğinde olduğu;
asıl borçluyu bağlayıcı olduğu gibi kefilleri de bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edilmiş; bu çerçevede banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılmıştır.Bankacı bilirkişi raporu mahkememizce denetlenmiş olup; davalı şirketin asıl borçlu davalı şahısların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi kartı, taksitli kredi, işletme kredileri ve gayri nakdi çek taahhüt bedeli kredilerinin mevcut olduğu; bu sözleşmeler gereğince oluşan banka alacaklarının borçlu şirket tarafından ödenmediği, bunun üzerine sözleşmeden doğan hakkını kullanan bankanın sözleşmeyi kat edip kat ihtarını davalılara tebliğ ettirdiği;
kat ihtarında borç miktarının açıkça yer aldığı, buna yönelik davalı itirazlarının yerinde olmadığı; hesabın kat tarihi ile muacceliyet ihtarının tebliğ tarihi arasında bankaca bu tür kredilere uygulanan akdi faiz oranı üzerinden faiz hesaplandığı; ödenmeyen kredi borcuna katılarak temerrüt tarihindeki asıl alacağın hesaplandığı; temerrüt tarihinden takip tarihine kadarda işleyen temerrüt faizinin hesaplandığı görülmüş;
bu tür yapılan hesaplamada banka alacağının gerek asıl alacak, gerek işlemiş temerrüt faizi gerekse temerrüt faizinin ------- yönünden banka talebinden daha fazla olduğu belirlendiğinden nakdi alacaklar yönünden icra takibinin aynen devamına karar verilmiştir.Bankanın iade edilmeyen çek yapraklarından dolayı depo talebini içeren gayri nakdi alacak kaleminden ise sadece davalı şirketin sorumlu olacağı; kefil olan davalıların gayri nakdi alacağın kefaletleri bulunmadığından bu kalemden dolayı sorumluluklarının bulunmadığı;
davalı şirketin de gayri nakdi alacaklar yönünden sadece bankaya halen ibraz yada iade edilmeyen 1 adet çekten dolayı 2.250,00 TL den sorumlu olacağı, diğer çeklerin iade edilmiş bulunduğu, nazara alınarak hüküm oluşturulmuş;Davacı taraf icra inkar tazminatı istemiş olup; kredi sözleşmelerinden kaynaklanan icra takiplerinde alacağın likit olduğu; hüküm altına alınan miktar yönünden davalının itirazı haksız olduğundan nakdi alacak kalemi içinde yer alan asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmiş, reddedilen gayrin nakdi kredi yönünden talep için davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı şartlarının doğmadığı,
alacağın senaryo bir alacak olmadığı nazara alınarak talepte bankanın kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmış, bu yönden kötü niyetli takip tazminatına hükmedilmeyerek; ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünde gayri nakdi alacak talepleri sadece bankaca fiziken ödenmiş ve normal alacak haline gelmişse bu yönden kabullerin nazara alınacağı; depo kararı talepleri yönünden lehe yada aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmayacağı dikkate alınarak aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/167, K. 2025/149, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama