KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/317
- Karar No
- 2025/303
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
1.251 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/317 Esas
KARAR NO: 2025/303
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 03/05/2024
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Temlik eden banka ----- davalının yetkilisi olduğu ---- tarihinde ----- akdedilmiş ve davalı da aynı tarihte imzaladığı sözleşme ile söz konusu kredi ilişkisine kefil olduğunu, borçlu şirketin ve kefil kredi kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmediğinden alacak için temlik eden banka tarafından -------- sayılı icra dosyası marifeti ile icra takibi başlatılmış olduğunu toplamda 39.877,22 TL’lik takip çıkışı alacak için icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket --- dava konusu alacağı ------- temlik alarak alacaklı sıfatının kazandığını, temlik belge ve beyanları icra dosyası içerisinde mevcut olduğunu,
temlik eden banka kayıtları incelendiğinde, davalı/borçlunun bankaya borçlu olduğu ve takibe konu borcun ödenmediğinin görüleceğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin işlemiş yasal faiziyle birlikte devamını, davalının haksız itirazı üzerine takip durduğundan %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinde kefil imza sayfasında müvekkilinin eşinin rızası alınmaksızın sözleşme kurulduğunun görüldüğünü, müvekkilinin eşinin rızası alınmaksızın imzalanan kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, TBK m.584/1 ''eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir;
bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.'' hükmüne havi olduğunu, evli gerçek kişinin tarafı olduğu kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası geçerlilik şartı olduğundan, eşin rızası olmadan yani geçerlilik koşullarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi kesin hükümsüz olacağını, sözleşmenin kurulma anında alınmamış olan eşin rızasının sonrasında icazet yoluyla alınması sözleşmeyi geçerli hale getiremeyeceğini,
genel kredi sözleşmesinde kefil imza sayfasında davacı müvekkilinin imzasının yanında herhangi bir şekilde eşinin imzası bulunmadığından dolayı eşinin rızası alınmaksızın yapılan kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, işbu nedenle huzurdaki davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde ikame edildiğini, müvekkilinin eşinin rızası alınmadan imzalanan kefalet sözleşmesinin kesin ve hükümsüz olduğundan dolayı haksız davanın reddine karar verilmesini, huzurdaki davaya konu genel kredi sözleşmesinde TBK.583'te yer alan şekil şartlarına uygun bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını,
davacı yan tarafından geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmaksızın müvekkiline karşı huzurdaki davanın ikame edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin geçerli bir kefaleti bulunmadığından dolayı huzurdaki davanın müvekkiline karşı ikame edilebilmesi mümkün olmayacağını, işbu davaya konu ---- sayılı dosyasına ilişkin davacı şirkete karşı hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kefilliğinin geçersiz olması nedeni ile huzurdaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, icra dosyasının ---- çıktıları, genel kredi sözleşme evrakları, banka kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -------- sayılı esas sayılı dosyasının incelenmesinde; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 9.405,03 TL asıl alacak, 474,66 TL işlemiş faiz, 28.262,60 TL asıl alacak, 1.629,72 TL asıl alacağın işlemiş faizi (%21), 105,22 TL BSMV olmak üzere toplam 39.877,22 TL alacak tutarlı ilamsız icra takibinin başlatıldığı,
takibe yapılan süresinde ve usule uygun yazılı şekilde 10/10/2016 tarihli yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Uyuşmazlığın, temlik veren banka ve davadışı ------ tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeni ile davalı kefilin borcunun olup olmadığı, borçlu ise miktarı, ---- sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, ön inceleme duruşması ile dosyanın bankacılık konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; -----sayılı Dava dosyası muhteviyatındaki belgeler mali ve teknik alanda incelenmiş olup, yukarıdaki tespitler dahilinde, Taleple bağlılık ilkesi- de gözetilerek yapılan, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli incelemeler neticesinde.
Tarafların “Tacir” sıfatıyla, “basiretli tacir yükümlülüğü” dahilinde, “sözleşme serbestisi” de gözetilerek, karşılıklı ve yazılı şekilde aktedilmiş olan “16/05/2014 tanzim ve imza tarihli, Toplam 500.000,00 TL Kredi Limitli, “GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ” kapsamında, kullandırılan Ticari (İşletme) Krediler kapsamında, Davacı Alacaklının,-----sayılı İcra Takip dosyası nezdinde, Davalı Borçludan Kullandırılan Kredilerde Müteselsil
Kefil sıfatıyla olması üzerine. Toplam 38.787,45 TL tutarında Alacaklı olduğunun hesaplandığı (Talep: 39.877,22 TL İtirazın iptali ile Takibin devamına, Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı veya davalıya yükletilmesine karar verilmesinin hukuki kararının Sayın Mahkemede olacağı, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, kredi çerçeve sözleşmesine dayalı olarak davacı banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takip dosyasında borçlu tarafından borcu olmadığı ileri sürülerek borçlunun borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiği görüşmüştür.
Dosyanın incelenmesinde; davacıya alacağını temlik eden ---- ile davadışı ------tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının ise sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı anlaşılmaktadır.Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar.
Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır.
Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.Bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda raporda; temerrüt tarihlerinin yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, davalının rapora karşı itiraz dilekçesi sunmadığı, raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu,
açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, bilirkişi incelemesi ile tespit edilen kalem alacakları davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınmak sureti ile değerlendirilmiş, davalının kefaletinin geçerli olması nedeni ile davanın kısmen kabulü ile davalının ------Esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 36.058,77 TL asıl alacak, 2.104,37 TL işlemiş faiz ve 105,22 TL BSMV olmak üzere toplam 38.268,36 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/317, K. 2025/303, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama