İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/689 K.2026/372

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/689Karar2026/372Tarih29 Nisan 2026Okuma18 dk · 3.615 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/689
Karar No
2026/372
Karar tarihi
29 Nisan 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.615 kelime·18 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/689

KARAR NO : 2026/372

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 20/09/2024

KARAR TARİHİ : 29/04/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Belirtildiğini ve ----

kuruluşu, yapılanması, faaliyet konuları ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların

belirlenmesine ve posta sektörünün düzenlenmesine ilişkin 6475 Posta Hizmetleri Kanunu ---

Sayılı ---- Gazetede 23.05.2013 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, Kanunun "Tanımlar"

başlıklı 3. maddesinde; ğ) Evrensel posta hizmet sağlayıcısı: Evrensel posta hizmetini yetki belgesi

uyarınca yürütmekle yetkili kılınan hizmet sağlayıcısını, h) Evrensel posta hizmet yükümlüsü:

Evrensel posta hizmetini görev sözleşmesi uyarınca sağlamakla yükümlü kılınan hizmet sağlayıcısını,

ı) Görev sözleşmesi: ----posta hizmetlerini sunmak üzere hak ve yükümlülüklerini belirleyen sözleşmeyi," ifade edeceğinin belirtildiğini, Bu çerçevede; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile

müvekkili şirket arasında 23.07.2013 tarihinde yukarıda “Posta Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin

Görev Sözleşmesi” akdedilmiş ve müvekkil şirketin Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarak

belirlendiğini, 6475 Sayılı Yasa ile Evrensel Posta Hizmetleri Yükümlüsü olarak belirlenen müvekkil Kuruluşun

görev ve hizmet alanına ilişkin TEKEL HAKKI (POSTA TEKELİ) 6475 Sayılı Posta Hizmetleri

Kanunu’nun 6’ncı maddesinde düzenlendiğini, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanununun “Posta tekeli”

başlıklı 6’ncı maddesindeki düzenlemede; (1) Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet

yükümlüsünün tekelindedir: a) Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun önerisi ve

Bakanlığın teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. b) 4/1/1961 tarihli

ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201

sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü,

toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta

hizmetleri. ç) Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları

ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılması. (2) Birinci fıkranın (a) bendine göre belirlenmiş olan

ağırlık ve ücret limiti gönderi içerisindeki haberleşme mahiyetindeki maddeye ilişkin olduğunu, Reklam,

tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto

usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılır. (3) Posta tekelini ihlal

edenler, bu ihlal kapsamındaki gönderiler için evrensel posta hizmet yükümlüsünce belirlenen posta

ücretinin on katı tutarında meblağı evrensel posta hizmet yükümlüsüne tazminat olarak ödemekle

yükümlü olduğunu, Bu tazminat, evrensel posta hizmet yükümlüsüne irat kaydedildiğini, Bu kapsamda tespit

edilen gönderiler, evrensel posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edildiğini, Posta tekeli ihlali hakkındaki yaptırımlara ilişkin diğer mevzuat hükümleri saklıdır.” denildiğini, 6475

Sayılı Kanunun Geçici 8'nci maddesinde; "6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Bakanlar

Kurulu tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye

kadar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına

devam olunduğunu,’’ denilmek suretiyle, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar mülga 5584 Sayılı Posta

Kanununun ilgili hükümlerinin yürürlükte olacağının düzenlendiğini, 5584 sayılı Posta Kanunu’nun

---- İdaresinin görevleri başlıklı 1/A maddesinde “açık ve kapalı mektuplar, kartlar, gazeteler ve belli

zamanlarda çıkan dergiler, kitaplar, her türlü basılmış kâğıtlar, küçük paketler, değer konulmuş mektuplar ve kutular, değer konulmamış posta kolileri ve tebliğ kâğıtları kabul etmek, taşımak ve dağıtmak” müvekkil şirketin görevleri arasında sayıldığını, 5584 sayılı Posta Kanununun “Posta

tekeli” başlıklı 2’nci maddesinde; “----. İdaresinin tekeli altında olan maddeler şunlar olduğu; Açık ve kapalı mektuplar; Üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar; Şu kadar ki,

aşağıda yazılı olanlar tekel dışındadır: Postaca kabul edilemeyecek olan veya kabulü şarta bağlı

bulunan maddeler, Göndericinin kendi ihtiyaç ve işiyle ilgili olarak beraberinde taşıdığı veya bir

adamıyla gönderdiği maddeler; Kara, deniz ve hava taşıma idarelerinin kendi işleri hakkında ve

teşkilleri arasında kendi araçlarıyla taşıtacakları maddeler; 4. Aynı ilçenin ve sınırları bir olan ilçelerin

posta bulunmayan ve işlemeyen yerleri arasında gönderilecek maddeler.” hükmü yer aldığını, Dolayısıyla 6475 sayılı mer'i Kanun ile 5584 sayılı Kanunun anılan düzenlemeleri uyarınca; açık ve

kapalı mektuplar ile üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartların kabulünü, toplanması,

işlenmesi, sevki, dağıtımı ve tesliminin müvekkil Şirketin posta tekeli kapsamında olduğunu, Konu ile

ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 30.12.2022 tarihli ve 86210 sayılı yazısında da: "5584

sayılı Kanun uyarınca açık ve kapalı mektuplar ile üzerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan

kartlar ağırlık ve gönderim ücret tutarından bağımsız şekilde ---- tekeli kapsamında yer

almaktadır." denildiğini, Yine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Posta Sektöründe İdari

Yaptırımlar Yönetmeliği’nin “Yetkilendirmeye ilişkin ihlaller” başlıklı 5'inci maddesinin 3'üncü

fıkrasının (a) bendinde; “Hizmet sağlayıcısı tarafından, evrensel posta hizmet yükümlüsüne tahsis

edilen posta tekelinin ihlal edildiğinin Kurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi.”

denilmek suretiyle tekel ihlalinin mahkeme kararıyla tespit edilebileceği hüküm altına alındığını, 6475

sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin 3'üncü fıkrasında da "Bu kapsamda tespit edilen gönderiler, evrensel

posta hizmet yükümlüsü tarafından gecikmeksizin alıcısına sevk edilir." düzenlemesine yer

verildiğini, Posta Tekeli altında bulunan maddelerin ---- dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından

kabul, taşıma ve dağıtımının yapılmasına kanunen imkan olmadığı gibi, bu hizmetin yapılmasının suç oluşturduğunu, Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Haksız Rekabete ilişkin 4’üncü Kısımda

yer alan “Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” başlıklı 55’inci maddesinin 1’inci

fıkrasının (e) bendinde haksız rekabet hallerinin yer aldığını, Yine 6102 Sayılı TTK Madde 63

uyarınca; II - Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu “MADDE 63- (1) Tüzel kişilerin işlerini görmeleri

sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya

etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulandığını, Haksız rekabet fiilinin bir

tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik

tedbirlerine de karar verilebilir.” denildiğini, Buna göre posta tekeli kapsamında bulunan gönderileri müvekkili Şirket yerine başka kurye/kargo firmalarına taşıttıran davalı -----

posta tekelini ihlal ettiğini ve Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal ettiğinin

açık olduğunu, taşıttırılan gönderilerin miktarının ancak davalı şirketin ticari kayıtlarının dava

aşamasında incelenmesi neticesinde tespit edilebileceğini, Yargılama esnasında davalının ticari defter

ve kayıtlarının incelenmesini ve inceleme neticesinde gönderi adetlerinin tespit edilmesinin talep

edildiğini, Tüm bu açıklamalar kapsamında, posta tekeli kapsamında bulunan gönderilerin davalı ---- tarafından müvekkili Şirket haricinde dava dışı kurye firmalarına

taşıttırıldığını, davalının posta tekeline aykırı olarak taşıttırdığı gerçek gönderi adedinin Müvekkili İdarece tespiti objektif olarak mümkün olmadığından posta tekeli hakkının ihlali niteliğindeki

gönderilerin gerçek adedinin ticari kayıt ve defterlerin incelenmesi suretiyle bilirkişi marifetiyle

belirlenmesini ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için Müvekkili Kuruluş nezdinde belirlenen

ücret tarifesindeki posta ücretinin on katı tutarında tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari

avans faizi ile birlikte tahsili için işbu davayı açmış bulunduklarını, Davalı ----- tarafından 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu

uyarınca posta tekeline ve TTK m.54/2 ve m.55/1-e maddelerine aykırı faaliyette bulunulması suretiyle

dava tarihinden geriye dönük 3 yıl olarak hazırlanan, kabul edilen, taşınan, taşıttırılan, dağıtılan vs. gönderilerin/ mektupların gerçek adedinin tespiti ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için

müvekkili şirket nezdinde belirlenen ücret tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarın

tahsili, gerçek gönderi adedinin Müvekkili İdarece tespiti objektif olarak mümkün olmadığından

davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, şimdilik 100,00-TL'nin ihlal tarihinden itibaren

işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini,muarazanın menine ve haksız rekabetin/müdahalenin

önlenmesini, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini

talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından dava dilekçesinde yer verdiği

hususların soyut, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinin esasını oluşturan

posta tekeli düzenlemesinin haberleşme gönderilerine ilişkin olduğunu, müvekkili banka tarafından

haberleşme kapsamında yer alan gönderilerin davacı şirkete taşıttırıldığını, davacı tarafından aksi ispat

edilmediğini, Davacının dava dilekçesinde her ne kadar 5584 sayılı kanuna atıfta bulunmuş ise de

bahsi geçen kanunun yürürlükten kalktığını, 09.05.2013 Tarihi itibari ile 6475 sayılı Kanunun

yürürlüğe girdiğini, kanunun amacını düzenleyen 1.madde de; "ülke genelinde posta hizmetlerinin

Kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü,

istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması" hedeflenmiştir” denildiğini, 6475 Sayılı

Posta Hizmetleri Kanunu'nun "posta tekeli" başlıklı 6.maddesinde ; "Aşağıdaki hizmetlerin evrensel

posta hizmet yükümlüsünün tekelinde olduğunu, Temel ücret göz önünde bulundurularak Kurumun

önerisi ve Bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve

yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak

kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dâhil her türlü tebligatın

kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta

hizmetleri. Postada alınacak ücretleri gösteren posta pulları, kişisel pul, anma pulları, posta kartları

ve ilk gün zarflarının bastırılıp satışa çıkarılmasını, Reklam,

tanıtım, broşür gibi maddelerin ilavesi suretiyle ağırlığın aşılması veya değişik promosyon ve iskonto

usulleri uygulanarak ücret limitinin dışına çıkılması posta tekelinin ihlali sayılır." Hükümleri

düzenlenmiş olduğunu, mülga 5584 sayılı kanundaki düzenlemenin aksine posta tekeli konusunda daha dar

bir düzenlemenin uygun görüldüğünü, Hükmün lafzından da anlaşıldığı üzere davacının posta tekeli

hakkı sadece "haberleşme mahiyetindeki" gönderileri kapsadığını, davacı tarafından müvekkili Bankanın haberleşme mahiyetindeki gönderileri başkaca posta şirketleri tarafından taşıttırıldığı dava

dilekçesi veya ekli delil listesi ile ispatlanmadığını, müvekkilinin banka posta tekelini ihlal eden

konumunda olmasının kanunen mümkün olmadığını, dolayısıyla bankaya husumet

yöneltilemeyeceğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Posta Sektöründe İdari Yaptırımları

Yönetmeliği'nin 5/3 maddesinde; "Aşağıda belirtilen hallerde ilgili hizmet sağlayıcısına bir önceki

takvim yılındaki net satışlarının yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır: a) Hizmet

sağlayıcısı tarafından, evrensel posta hizmet yükümlüsüne tahsis edilen posta tekelinin ihlal edildiğinin

Kurum tarafından veya mahkeme kararıyla tespit edilmesi." 6475 Sayılı Posta Kanunu m.3 Tanımlar

bölümünde de hizmet sağlayıcısı; "----ve bu Kanun hükümlerine göre posta sektöründe faaliyet

göstermek üzere yetkilendirilmiş 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 124 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan sermaye şirketlerini..." şeklinde tanımlandığını, Görüleceği üzere;

6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nda --- sahip olduğu tekel hakkına ilişkin hükümler,

sadece sektörde bu hizmeti sağlayan ve bunu meslek edinen --. haricindeki diğer hizmet

sağlayıcılar tarafından ihlal edilebildiğini, Müvekkili Banka posta tekelini ihlal eden konumunda olmadığını, nihai olarak kullanıcı olduğunu, Davacı tarafından müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcısı olduğu yönünde bir

iddiasının da olmadığını, Bu sebeple de müvekkili Bankaya işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, Davanın

müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcısı olmaması nedeni ile husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili banka tarafından bankacılık mevzuatına tabi olarak bir destek alımının söz konusu olduğunu, bu

kapsamda posta tekeli ihlalinden bahsedilemeyeceğini, Müvekkil Bankanın Bankacılık Düzenleme ve

Denetleme Kurumu'nun gözetim ve denetimi altında finans sektöründe faaliyet gösteren bir kurum

olduğunu, Bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanununu ile alt düzenlemelerine uygun hareket etmekle

yükümlü olduğunu, 5411 Sayılı Kanunun Banka açısından özel kanun niteliğinde olduğunu, 5411

Sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Destek Hizmet Kuruluşları" başlıklı 35.maddesinde de; "Bankalar destek hizmeti almadan önce, alacakları destek hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların yönetilmesini, beklenen fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin, gerektiğinde Kuruma ibraz

edilmek üzere, yazılı bir rapor hazırlandığını, Münhasıran bankaların yönetim kurullarınca veya iç

sistemlerinde yer alan birimlerce icra edilmesi gereken faaliyetler ile işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve finansal raporlarının düzenlenmesi faaliyetleri destek hizmetine konu edilemeyeceğini, Alınacak destek

hizmeti, bankaların yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini, ilgili düzenlemelere uymalarını ve

etkin biçimde denetlenmelerini engelleyici nitelikte olamayacağını, Kurul, gerektiğinde bankaların destek

hizmeti alabilecekleri konuları belirlemeye veya banka ya da banka grupları itibarıyla destek hizmeti

alınabilecek konuları sınırlandırmaya, yasaklamaya ya da sorumluluk sigortası yaptırılmasını zorunlu

tutmaya veya (Değişik ibare: 7420 - 3.11.2022 / m.18) “alınacak hizmetin niteliğine göre bu hizmeti

sunacak destek hizmeti kuruluşları ile diğer hizmet sağlayıcılarının bu hizmetleri sunarken uymaları

gereken usul ve esasları belirlemeye, bunları yetkilendirmeye veya” bu hizmetlerin alınmasını izin

koşuluna bağlamaya yetkili olduğunu," Madde hükmüne istinaden BDDK tarafından 5 Kasım 2011 tarih,

---- sayılı ---- Gazete'de Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelik

yayımlandığını, İşbu yönetmelik ve bu yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin BDDK kararları ile

Bankacılık sektöründe hangi hizmetin ne şekilde temin edileceği kesin/emredici şekilde

düzenlenmekte olduğunu, BDDK tarafından ilgili yönetmeliğin uygulanmasına yönelik olarak verilen

20.06.2012 tarih ve 12781 sayılı yazısına konu karar ile Bankalar kargo/kurye şirketlerinden Destek

Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında destek hizmeti temin edebilmekte olduğunu, Yönetmeliğin

"Destek Hizmetine İlişkin Sınırlamalar" başlıklı 4.maddesinde de; “(Değişik:-----Kıymetli evrakın toplanması, sayılması, dağıtılması ve teslimini içeren hizmetler 5188 sayılı

Kanun kapsamındaki şirketlerin yanı sıra 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve

ilgili mevzuat uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yetkilendirilen hizmet

sağlayıcıları tarafından da ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sağlanabilir.” hükmüne açıkça yer

verildiğini, Dolayısıyla, Bankacılık alanında özel kanun niteliği bulunan Bankacılık Kanunu

kapsamında Müvekkil Banka tarafından alınan hizmetin bir destek hizmeti olduğunu, Müvekkili Banka

BDDK denetim ve gözetimine tabi olup öncelikle Bankacılık Kanunu ve alt düzenlemelerinin

uygulanması gerektiğini, Bu sebeple müvekkili Bankanın hukuka uygun olarak destek hizmetinden

yararlandığını, müvekkili bankanın bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu tarafından kendilerine yetki

belgesi verilen hizmet sağlayıcılardan resmi belgeye güven ilkesine dayanarak hizmet satın aldığını,

6475 Sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerle, ---- ile birlikte usul ve esasları 03.06.2014 tarih,

--- sayılı ---- Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta Sektörüne ilişkin Yetkilendirme

Yönetmeliği'nde düzenlenmek suretiyle posta hizmetlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

tarafından kendisine yetki belgesi verilecek hizmet sağlayıcıları tarafından da yerine getirilebileceğinin

hüküm altına alındığını, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hizmet sağlayıcılarının

denetlendiği ve yetki belgelerinin iptalinin de mümkün olduğu belirtilmiş olduğunu, Müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan izin alan yetkili

şirketlerle çalışmakta olup şirketlerin yetki alanları dışında gönderi taşıtmadığını, posta kanunu ve

diğer yönetmeliklerde sadece hizmet sağlayıcılara idari yaptırım öngörülmüş olup hizmetten

faydalanan için her hangi bir yaptırım düzenlenmediğini konuya ilişkin emsal yargı kararları da

olduğunu, 6475 Sayılı Kanun'un "İdari Yaptırımlar" başlıklı 19.maddesinde; "Kurum; mevzuata ve

yetkilendirme şartlarına aykırılık hâlinde hizmet sağlayıcılarına bir önceki takvim yılındaki net

satışlarının yüzde 3’üne kadar idari para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu

hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amacıyla gerekli

tedbirleri almaya, üç aydan az olmamak üzere altı aya kadar posta hizmeti faaliyetini durdurmaya veya

yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkili olduğunu," hükmünün düzenlendiğini, Bu düzenleme ile idari yaptırım

cezasının sadece hizmet sağlayıcılara yönelik olduğunun açıkça düzenlendiğini, Davacının Müvekkili Bankanın hizmet sağlayıcı olduğuna dair iddiası dahi bulunmamakta olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, Davacı tarafından müvekkili Banka aleyhine açılan ----Asliye Ticaret Mahkemesi ---. Sayılı davası da aynı konuya ilişkin olup ilk

derece mahkemesi davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçesi soyut iddialardan ibaret olduğunu,

davacının hiç bir somut ispat aracını kullanmadığını, davacı iddialarını ispat etmediğinden de davanın

reddinin gerektiğini, 6475 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu m.6'da, kullanıcı konumunda olan tarafın ihlalden sorumlu olacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almadığını, Sözleşme ile kabul edilmiş veya

kanun ile getirilmiş bir yükümlülüğü olmayan müvekkil Bankanın sorumlu tutulamayacağını,

Müvekkili Bankanın davaya konu tesis edilen işlemlerde ihlal teşkil edecek herhangi bir eylemi

bulunmadığını, Davacının dava dilekçesinde davasını ispatlar nitelikte hiç bir somut delil sunmadığını,Bu nedenle haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin talep edildiğini, Yargılama gideri, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, 5584 Sayılı Kanuna aykırılıktan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın, 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 1. ve 2., Posta Tüzüğü’nun ilgili maddeleri ile davacıya posta tekeli hakkı tanınıp tanınmadığı davalının posta tekelini ihlal edip etmediği hususunda toplandığı, davanın 5584 sayılı Posta Kanunu'na ve TTK ya dayalı maddi tazminat ve muarazanın men’i istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Tarafların delilleri toplanarak, dosyanın hesap bilirkişisi ve taşıma alanında uzman ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyette tevdine karar verilmiştir.

Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalı tarafın ticari defter

ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr

surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;

Mali İncelemeler Yönünden; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:

Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun3.a.1. bölümünde davalı --- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2021-2022-2023 ve 2024 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının

süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun

tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği

taşıdığı görülmüştür.

Hesap İncelemesi Yönünden; Davalı -----icari defterlerinde

“Kargo ve Posta Giderleri” az yukarıda detayı yer alan tabloda yıllar itibariyle gösterildiği şekilde; 2021

yılında 2.514.119,83 TL, 3.326.041,00 TL, 2023 yılında 7.543.020,28 TL, 2024 yılında ise 9.114.513,70 TL olmak üzere toplamda; 22.497.694,81 TL tutarında gider kaydedildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık Yönünden;

Yukarıda “(4) Uyuşmazlığın İrdelenmesi” başlığı altında (A) sayılı bentte iddia ve savunmanın göre

oluşan uyuşmazlık konusu gösterilmiş olup, bağlandığı mevzuat (B) sayılı bentte tanıtılarak, somut olay özelinin (C) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan gerekçelerle, iddiasından yarar

sağlayan davacının TMK.m.6 ve HMK.m.190 hükmü uyarınca delilerini somutlaştırmadığı;

davalı bankanın ticari defterlerinde yer alan “Kargo ve Posta Giderleri’nden hareketle, yukarıda

tanıtılan kanun kapsamında “haberleşme amaçlı” 6475 sayılı kanunun 6/1-a maddesindeki

davacının tekel hakkını ihlal eden bir gönderi olduğunun tespitini mümkün bulunmadığı;

Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve

6100 sayılı HMK’ nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın

Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatlerini bildirmiştir.

Mahkememizin 24/09/2025 tarihli duruşma ara kararı ile.

6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekeline sahip olduğu gönderilerin açıkça tespit edilmediği, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki "6. maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar,

bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafından henüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alındığında ve bilirkişi raporlarında bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığı görülmekle; dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile heyete taşıma alınında uzman bilirkişi -----eklenmesine, dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.

Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Mahkeme görevlendirmesi, KÖK rapor sonuçları ve tüm dosya kapsamı gözetilerek yapılan

inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca

uygulanan mülga 5584 sayılı Posta Kanunu hükümleri uyarınca davacının posta tekeline

sahip olduğu gönderiler 5584 SAYILI KANUNUN 6.maddesinde belirlendiği,

6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ve iş bu Kanun'un geçici 8. maddesindeki; "6.

maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre Cumhurbaşkanı tarafından yurt içi ve

yurt dışı haberleşme gönderileri ile ilgili ağırlık ve ücret belirleninceye kadar, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuatın ilgili hükümlerinin

uygulanmasına devam olunur." hükmü ve bu hususta Cumhurbaşkanlığı tarafından

henüz bir belirleme yapılmadığı dikkate alınması gerektiği,

Davalının taşımada kendisinin hizmet sağlayıcısı olmadığı, belirtilmeyen 3.kişi hizmet

sağlayıcısı kurye firmalarından hizmet aldığı, bu firmanın yürüttüğü faaliyette 20 gram

haberleşme gönderisi sınırının altında taşıma işi yaptığının sabit olmadığı,

Dava dışı kurye firmalarının posta tekel hakkını ihlal ettiği yönünde BTK tarafından bir

tespit yapılmadığı, davalının da BTK’dan izin ve ruhsat alarak faaliyet yürüten kargo-kurye firmalarına davalı bankanın iş gördürmesinin somut olayda hukuk aykırılık

içermediğinin değerlendirildiği, Davacının da somut olarak davalı bankaya husumet yöneltirken, hususiyetle hangi

kargo ve kurye firmaları ile ne şekilde çalışıldığı şeklinde somut delil sunmadığı,

iddiasını ispat için delilleri sunması gereken tarafın davacı olduğu hususunun KÖK

raporda detaylı açıklandığı, Davalının, dava dışı kurye ve kargo firmalarına tanımlanan yetki kapsamında zarflama,

ayırma, tasnif gibi işlerin yaptırıldığı ve yapılan işlemlerin de BTK'dan alınan evrensel

posta hizmet yükümlüsünün yetkisi kapsamında yapıldığı, Davacının dosya kapsamında zarar iddiasının sabit olmadığı gibi davalının da davacıya tanınan tekel hakkını ihlal ettiği yönünde bir hukuka aykırılık sabit olmadığı, Davalının gönderilerinin taşıttırmak bakımından dava dışı kurye ve kargo firmalarını

tercih etmesinin davacı ile posta tekeli dışında serbest rekabet esasına göre ticari

faaliyette bulunduğunun değerlendirildiği, kendi ticari defter kayıt ve belgelerinde

kargo ve kurye hizmet giderlerinin davacının zararı için somut olarak delil olarak

değerlendirilemeyeceği, Posta tekeli kapsamında olan “haberleşme gönderisi” kavramına yönelik ağırlık ve

ücreti bakımından Cumhurbaşkanı’nca yetki kullanılarak bir belirleme yapılmadığı için,

geçici madde gereği mülga mevzuata göre belirlenen 20 gram ve davacının ücret

tarifesine göre belirleme yapılması gerektiği,

Davacının, 20 grama kadar haberleşme gönderisi taşımada tekel hakkı, posta kartı ve

pulları ile taşımada tekel hakkı ve Genel Kurmay Başkanlığına bağlı-askeri taşımalarda

tekel hakkı bakımından üç (3) temel konuda tekel hakkı tanındığı;

Davalının hizmet alan – kargo ve kurye hizmetini dava dışı yetkili firmalardan satın alan

banka olduğu gözetilerek, doğrudan haksız rekabet ile posta tekeli ihlali fiilini ika

etmediğinin değerlendirildiği,

Neticeten KÖK rapor sonuçlarını değiştirecek yeni değerlendirme sonucu hasıl

olmadığı, KÖK rapor sonuçlarının korunduğu,

Sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf dava dilekçesi ile, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu uyarınca posta tekeline ve TTK m.54/2 ve m.55/1-e

maddelerine aykırı faaliyette bulunulması suretiyle dava tarihinden geriye dönük 3 yıl olarak hazırlanan, kabul edilen, taşınan, taşıttırılan, dağıtılan vs. gönderilerin/mektupların gerçek adedinin

tespiti ve bu ihlal kapsamındaki gönderilerin her biri için davacı şirket nezdinde belirlenen ücret

tarifesindeki posta ücretinin 10 katı tutarında miktarın tahsilini istemektedir. Eldeki davada, davalının 6475 sayılı

Posta Hizmetleri Kanunu m. 6'ya göre posta tekeline aykırı davranış olup-olmadığı varsa tazminat

miktarı uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır.

Deliller toplanmış, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporu ve dosyadaki delillerden; davalının taşımada kendisinin hizmet sağlayıcısı olmadığı, belirtilmeyen 3.kişi hizmet

sağlayıcısı kurye firmalarından hizmet aldığı, bu firmanın yürüttüğü faaliyette 20 gram

haberleşme gönderisi sınırının altında taşıma işi yaptığının sabit olmadığı,

dava dışı kurye firmalarının posta tekel hakkını ihlal ettiği yönünde BTK tarafından bir

tespit yapılmadığı, davacının; davalı tarafın hususiyetle hangi kargo ve kurye firmaları ile ne şekilde çalışıldığı şeklinde somut delil sunmadığı,

iddiasını ispat için delilleri sunması gereken tarafın davacı olduğu, yine zarar iddiasının sabit olmadığı gibi davalının da davacıya

tanınan tekel hakkını ihlal ettiği yönünde bir hukuka aykırılığın sabit olmadığı, davacının iddiasını TMK madde 6 ve HMK 190 maddesi uyarınca ispatla yükümlü olup somut uyuşmazlıkta davacı iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/689, K. 2026/372, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/689
  4. Karar No : 2026/372
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 20/09/2024
  7. Karar Tarihi : 29/04/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/689
Karar No
2026/372
Tarih
29 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/693 K.2026/285
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/696 K.2026/404
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/697 K.2026/426
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/697 K.2026/287
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/699 K.2026/902
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2026/378

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.