KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/90
- Karar No
- 2025/57
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/90 Esas
KARAR NO:2025/57
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu Sebebiyle)
DAVA TARİHİ: 02/02/2024
KARAR TARİHİ:30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirketle ---- %45, --- %45, ------ ise %10 hissesinin bulunduğunu, şirkette ------ ait hissesi alarak şu an itibarıyla %90 hisse ile şirket ortağı olduğunu; davalının ise baştan itibaren ---- tarihine kadar şirketin tek yetkilisi ve yöneticisi olduğunu; davalının şirket aleyhine ------- sayılı dosyasıyla dava açıp kâr payı alacağının ve şirkete verdiği 200.000,00 TL borcun iadesini talep ettiği; o dosyada şirket kayıtlarının incelendiğini ve bilirkişinin hazırladığı raporda davalının yöneticilik yaptığı dönemde şirketi kusurlu işlemlerle zarara uğrattığının ortaya çıktığını belirterek,
tam tersine davalının şirkete borçlu olduğunun rapor edildiğini belirtip; bu nedenle fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL şirket zararının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkilinin haksız olarak suçlandığını, şirketi nasıl zarara uğrattığına ilişkin maddi bir vakanın dava dilekçesinde yer almadığını, iddia edilen zararın dayanağı olan sebeplerin gösterilmediğini, müvekkilinin şirketi herhangi bir zarara uğratmadığını; kaldı ki bu tür davaların şirket tarafından açılabilmesi için genel kurul kararı gerektiği, bu şekilde alınan bir genel kurul kararı olmadan açılan davanın derhal reddi gerektiği; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının da mümkün olmadığını, davacının madem ki müvekkilince şirketin zarara uğratıldığını biliyorsa miktarını da bilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TTK 644.maddenin atfı sebebiyle TTK 553 madde gereğince açılan tazminat davasıdır. Şirket tarafından yönetici aleyhine açılan sorumluluk davalarında şirket genel kurulunca bu davanın açılabilmesi için karar alınması gerekmekte olup, bu dava şartıdır. Ancak bu hal sonradan tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde olup, davadan sonrada açılan davaya muvafakat şeklinde genel kurul kararı alınması mümkündür.
Davacı vekili bu hususta 22/03/2023 tarihinde yapılan şirket olağan genel kurulunda alınan kararı sunmuş olup bu şekilde dava şartı tamamlanmıştır.Mahkememizce tarafların dayandığı deliller toplanmış olup, Şirketin diğer ortağı ve şuan ki yöneticisi olan ---- davalı aleyhine suç duyurusunda bulunduğu, şirketi zarara uğrattığından dolayı ----- kararında davalı yöneticinin suç teşkil edecek eyleminin bulunmadığının tespit edildiği, konunun hukuki mesele niteliğinde olduğu belirtilerek karar verildiği,
28/02/2023 tarihli kararında kesinleştiği görülmüştür.Davacı tarafın dayandığı ------ sayılı dosyasının ------ tarafından şirket aleyhine açılan huzur hakkı bedeli ve borç paranın iadesi davası olduğu, ticari kayıtların incelenmesi sonunda bilirkişiler mali müşavir ---- tarafından hazırlanan --- tarihli raporda;
----- tarihli kayıtlarla şirkete verdiği borçlar açıklaması ile davalımızın 71.230,00 TL yine 2021 yılı öncesinden şirkete ait kredi kartı borçlarının ödenmesi nedeniyle de şirkete 93.043,12 TL borç verildiği açıklamalarıyla davalı yöneticinin alacaklı hale getirildiğini, ancak 2021 yılında borç alınan çoğu tarihlerde şirket kasasında ve banka hesaplarında yeterli bakiye olduğu halde ortak ---- borç alınmasının,---- adına çekilen kredi ile şirkete makine alınmasının, ---- borç alınarak------ olan kredi borcunun ödenmesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere samimi bulunmadığı;
söz konusu bu tutarların toplamının 875.552,49 TL olduğunu, buna ilişkin ---- yapılan ödemeler bulunduğunu, bu ödemelerden sonra kayden ----- olan borç düşüldüğünde esasen--- 383.808,94 TL borçlu olduğu kanaatiyle rapor düzenlendiği görülmüştür.
Ancak rapor içeriğinde şirketin ------ gerçekten borçlu olduğu, bu borcun ödemeyle kapatıldığı, şirket hesabında para olsa da ödemenin ----- borç olarak alınması halinde bunun şirketi zarara sokan bir eylem olmayacağı; bu kaydın bizzat davalı tarafından ve gerçek dışı yapılması karşılığında da kendisine para ödenmesi durumu varsa şirketin zararından bahsedilebileceği; bu nedenle---- Ticaret Mahkemesi dosyasına verilen raporla mahkememizin davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği belirlenmiş.
Davalının yönetici olduğu dönemle ilgili davacı şirket kayıtlarının incelenmesi gerektiği, -------- raporda sözü geçen borç alımlarının kasa girişlerinin bulunup bulunmadığı, kredi borcunun gerçekten davalıdan alınan borçlarımı yoksa şirket hesaplarındaki para ile mi kapatıldığı; bu çerçevede bankaya yapılan ödemeden önceki şirket kasa ve banka mevduat toplamları ile ödemeden sonraki toplamlarla kredi borcunu kapatacak miktarda bir eksilmenin bulunup bulunmadığı, bu tarihten sonra da davalıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı,
ne miktar ödeme yapıldığı hususlarında bilirkişi raporu almak gerektiği kanaatine varılmış, bu amaçla 19/09/2024 tarihinde inceleme kararı oluşturulmuş, inceleme kararında davacı vekiline müvekkili şirketin kayıtlarını 25/10/2024 tarihinde yapılacak bilirkişi incelemesi için duruşma salonuna getirilmesi yada kayıtların kapsamlı olduğunu bildirirse gelip bilirkişi ve incelemeye katılmak isterse karşı tarafı şirket merkezine götürmesi; eksik gider avansını tamamlaması, bunları yerine getirmezse ''davasını ispat edememiş'' sayılacağı ihtar olunmuş;
davacı tarafça bilirkişi inceleme ücretinin 03/10/2024 tarihinde karşılandığı ancak inceleme gününde davacı şirketin kayıtlarının getirilmediği yada kapsamlı olduğu bildirilerek yerinde inceleme istenmediği; her ne kadar davacı vekili inceleme gününde şirket merkezinin taşındığını, bu nedenle kayıtları hazır edemediklerini bildirmiş ve yeniden inceleme gün tayini istemiş ise de; inceleme gününde şirket merkezinin taşındığı yönünde bir mazeret bildirilmediği, inceleme günü bilinmesine rağmen şirket kayıtlarının getirilmediği; davalı vekilinin de son duruşmada artık müvekkili yönünden kazanılmış hak oluştuğunu;
davacı tarafa kayıt ibraz etmemenin sonuçlarının açıkça ihtar edilmesine rağmen edimin ifa etmediğini, bundan böyle yeniden inceleme kararı verilmesini kabul etmediklerini bildirdiği nazara alınarak ve inceleme kararına nazaran gerçekten davalı taraf yönünden kazanılmış hakkın doğduğu; mevcut delillerle de yukarıda izah edildiği gibi davalı yöneticinin şirketi zarara soktuğunun tespiti mümkün olmadığından; davacının davasını ispat edememiş sayılması gerektiği nazara alınarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/90, K. 2025/57, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama