İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/958 K.2025/619

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/958Karar2025/619Tarih11 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.281 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/619
Karar tarihi
11 Eylül 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.281 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/958 Esas

KARAR NO:2025/619

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:25/10/2017

KARAR TARİHİ:11/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı tarafça inşa edilen taşınmazın ''elektrik yapım işlerinin'' üstlenildiğini, bu konuda 31/12/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını; sözleşme ile yapılacak işlerin ve ödenecek iş bedellerinin ayrıntılı olarak düzenlendiğini; müvekkilinin sözleşme ile taahhüt ettiği tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak iş bedelinin son 90.701,33 USD'lik kısmının ödenmediğini; bunun üzerine davalı aleyhine ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili, müvekkili şirketin eski yetkililerine ve ortaklarına karşı ---- soruşturması açıldığını, şirket kayıtlarına ulaşamadıklarını bu nedenle başlatılan icra takibine yönelik gerçekten bir borcun bulunup bulunmadığı hususunda şirket kayıtlarını inceleyemediğini; bu sebeple icra takibine itiraz etmek zorunda kaldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, davacı taşeron cari hesap ve faturalardan kalan bakiye alacak sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibinde 90.701,33 USD 'nin takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek döviz alış kuru üzerinden yıllık %10,5 avans faizi ile tahsilini talep etmiş;

ödeme emrine davalı vekili yazılı olarak itiraz edip müvekkili şirkete ----- D.İş sayılı kararı ile CMK 133/1 kapsamında ---- yetkililerinin kayyum olarak atandığını, durumun ------- tescil edildiğini, bu nedenle kendilerinin iş yerini terk ettiklerini, şirketin bir kısım yönetici ve ortaklarının tutuklu olduğunu, ticari defter ve kayıtlarına ulaşamadıklarını ve bu nedenle borçlu olmadıklarını tespit edemediklerini bildirdiği, borca yapılan bu itirazla takibin durduğu,

iş bu davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Açılan bu dava mahkememizin----- Esasına kaydedilmiş, Yapılan yargılama esnasında;''Mahkememizce öncelikle-----yazışma yapılmış olup, gelen yazı cevabında, davalı şirkete ----- tarafından el konulmadığı, devlet tarafından el konulmadığı, bu nedenle davalı şirketin borçlarından devletin değil şirketin kendisinin sorumlu olduğu; borç ve alacaklar yönünden davalı şirketin hak sahibi olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya sunulan davalı vekaletnamesinde 26/09/2016 tarihli kayyım atanmasına ilişkin karardan sonra olup, davalı şirketin kayyımları tarafından vekaletname düzenlenmiştir.

Davacının alacağı eser sözleşmesinden kaynaklandığı için, mahkememizce davacının alacağa hak kazanıp kazanmadığı hususunda inceleme yaptırılmış olup; davacı kayıtları üzerinden yapılan incelemede davacının alacağının 19 adet hak edişe faturasından kaynaklandığı; taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 720.028,24 USD + %18 KDV'den ibaret olduğu; bu bedelin büyük bölümünün ödendiği; davalı şirketin davacının 15/08/2016 tarihine kadar yaptığı işleri ve düzenlenen hak ediş faturaların tamamını kabul ederek ödemeleri gerçekleştirdiği;

davacının bakiye kalan ve takibe konu olan 90.701,33 USD alacağının ise 02/08/2016 - 15/08/2016 arasında kesilen faturalardan ibaret olduğu, bu faturaların 19 adet hak ediş faturası olduğu; bu itibarla takip tarihinde davacının davalıdan 90.701,33 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce 20/12/2018 tarihinde verilen inceleme ve keşif kararında, mahallinde taraflarında katılımıyla yapılan işinde görülmesine karar verilmiş ve her iki taraf vekiline duruşma tutanağı tebliğ edilmişse de; inceleme gününde tutulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere sadece davacı yetkilisinin geldiği; davalının kayıtlarının ihtara rağmen ibraz edilmediği, davalı tarafın gelmemesi nedeniyle de ona ait yerde inceleme yapılması mümkün görülmemiş, bu nedenle sadece davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiş olup; ---------- tarihli kararında.

"Dava, sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 818 Sayılı mülgâ BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. maddeye göre açılmış itirazın iptâli davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).

Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).

Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).

Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.

Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.

Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.

Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılması gereken iş talep edilen alacağın kanıtlandığı ancak icra inkar tazminatı talep etme koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek hüküm kurmak olduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir."Hükmü gereğince, tüzel kişiliği devam eden davalı taraf vekiline usulünce şirket kayıtlarını sunması için ihtarat gönderildiği, inceleme gününün bildirildiği,

inceleme gününde hazır olup, kendisine ait binada yapılan işleri göstermesi istendiği ancak bunların hiç birini yerine getirmediği sebebiyle davacının iddiasının davalı kayıtlarıyla teyit edilmesi imkanını ortadan kaldırması nedeniyle incelenen davacı kayıtları esas alınmak üzere hüküm oluşturulmuştur.

Davalı tarafın yemin delili de hatırlatılmış olup, ancak davalı taraf icra takibine konan alacağın doğduğuna işin tamamlandığına dair davacı şirket yetkililerine yemin teklif etmeyeceğini bildirmiş, yemin delilini kullanmamıştır.

Esasen davalı tarafın; davacı yanca iddia edilen işlerin yapılmadığına dair bir savunması da mevcut olmayıp sadece şirketin kayıtlarına ulaşılmadığı sebebiyle takibe itiraz ettiği, davaya da bu yönde cevap verdiği; davacı kayıtları yönünden yapılan işin mevcut olduğu, davalı şirketin Fetö kalkışmasından önce ödemelere düzenli olarak başladığı ve takip konusu olan hak ediş faturalarına kadar ödemelerini düzenli olarak yerine getirdiği, bu sebeple yapılan işide bir yerde kabul ettiği nazara alınarak aşağıdaki hüküm tesis olunmuş; ancak davacı tarafın icra inkar tazminatı;

alacağın likit olmadığı eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ancak iki tarafın imzasını içeren kati hak edişlerin bulunması halinde likit sayılacağı, bu tür hak edişlerinde ibraz edilmediği dikkate alınarak inkar tazminatı talebi reddedilerek aşağıdaki karar tesis olunmuştur''

GEREKÇESİ İLE TAKİBİN AYNEN DEVAMINA, İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ,Mahkememizce verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş,-----tarihli kararı ile mahkememiz kararı kaldırılmış, söz konusu kararda;''Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir.

Taraflar arasında davalıya ait iş yerinin elektrik yapım işine dair 31/12/2014 tarihli sözleşme kdedilmiştir.

Davacı yan faturaya dayalı alacağını talep etmiş, davalı yan işin yapılıp yapılmadığını ve faturaların defterlere kayıtlı olup olmadığını, defterlere ve önceki çalışanlara ulaşamaması nedeni ile bilemediğinden davanın reddini istemiş, mahkemece davacı yanın defter kayıtlarına dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan iş kapsamında düzenlenen fatura kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı, varsa davalı ödemesi düşüldükten sonra bakiye alacağın bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.

Mahkemece davalı vekilinin keşif için gelmediği gerekçesi ile keşif yapmadan sadece davacı yan defter kayıtlarına dayalı hüküm oluşturduğu görülmüştür.

O halde mahkemece, mahallinde uzman bilirkişilerle keşif yapılmak suretiyle, fatura kapsamında belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise yapıldığı tarihteki piyasa rayiç bedelleri ile birlikte tespit edilmesi, varsa davalı yan ödemelerinin düşülmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yazılı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir''

GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARININ KALDIRILDIĞI GÖRÜLMÜŞ,Mahkememizin yeni esasına kaydedilen davada, kaldırma kararı çerçevesinde keşif yapılmış; mahallinde yapılan keşifte keşif mahallinin çok geniş bir alan olduğu, ----- içi olduğu, davacı şirketin yapım aşamasında görevlisi olan -------tarafından yapılan işlerin gösterildiği, esasen gösterilen işlerin ''elektrik yapım işlerine'' ilişkin olduğu ve dosyaya sunulan taraflarında kabulünde olan sözleşmeye uygun işler olduğu belirlenmiş; uzman elektrik-elektronik mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; davacı tarafın toplam 52 adet fatura düzenlediği,

bunlardan 5 tanesinin işçilik bedeline ilişkin olup bunların toplamının 7.304,20 USD olduğu; bu boyutta bir proje için bu bedelin uygun olduğu, diğer faturaların malzeme bedellerine ilişkin olduğu, sözleşme ekinde imza altına alınan birim fiyatlar kullanılarak oluşturulduğu; fatura edilen miktarların davalı firmanın proje yönetim ekiplerince kontrol edilmiş olduğu, davacıya kısmi siparişler geçirilerek davacı tarafından tedarikinin sağlandığı,

52 adet faturanın toplamının 364.322,46 USD olduğunu, sözleşmede belirlenen iş bedelinin 720.028,24 USD + 82.484 USD olması nedeniyle fatura bedellerinin aslında iş bedelinin yarısından bile az olduğunu, davalıya taahhuk ettirilen fatura içeriklerindeki birim fiyatlarının sözleşme birim fiyatlarından yüksek olmadığı, davacı firmanın davalıdan temin ettiği yapısal kabloya dair ürünler ve bunların işçilik bedellerinden dolayı toplamdan 90.701,33 USD KDV dahil olarak alacaklı olduğu tespit edilmiş, Gerek mahkememizce verilen ilk kararda yaptırılan kayıt incelemesi,

gerekse mahallinde yapılan keşif ile davacının yaptığı işlerin bedelinin sözleşme hükümlerine göre çok daha fazla edecek iken davacının icra takibine konu edilen bakiye alacağının dahi ödenmediği nazara alınarak mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiş, takibin aynen devamına hükmedilmiş.

Ancak icra takibinin eser sözleşmesinden kaynaklı bir alacak ile ilgili olduğu, bu sözleşmeden doğan alacağın likit sayılabilmesi için her iki tarafça imzalanmış kesin hak edişe bağlanmış olması gerekeceği; alacakla ilgili kesin hak ediş bulunmadığından inkar tazminatına hükmedilemeyeceği dikkate alınmış, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.Davalı vekili her ne kadar----soruşturmasından sonra müvekkili şirketin yüklendiği inşaat işlerinin alt taşeronlara devrettiğini, bu nedenle takip konusu alacağın temlik olunan dava dışı ------ tarafından ödenmiş olabileceğini bildirmiş ve ödeme itirazı her aşamada ileriye sürülebilecek itirazlardan ise de;

söz konusu bu itirazın ödeme itirazı niteliğinde olmadığı, ödeme itirazının ''ödenmiştir'' şeklinde bildirilmesi gerektiği, bunca zaman uzayan yargılamanın hiçbir safhasında ileriye sürülmeyen ve ''olabilir'' şeklinde ihtimalli bir itirazın ödeme itirazı niteliğinde olmadığı değerlendirilmiş; bu nedenle itibar edilmeyerek hüküm oluşturulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN KABULÜNE,

İnkar tazminatı yönünden REDDİNE,

Davalının --------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline,

Takibin aynen devamına,

Alacak eser sözleşmesinden kaynaklanıp kati hakedişe bağlanmadığı için likit olmadığı sebebi ile icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

Dava tarihindeki dolar üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 31.239,26 TL harçtan peşin olarak alınan 4.108,79 TL harcın mahsubu ile eksik 27.130,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Tamamı davacı tarafça karşılanan; BAM kaldırma kararından önceki 4.108,79 TL peşin ilam harcı ile 31,40 TL başvuru harcı toplamı 4.140,19 TL harç ile 9 davetiye gideri 90,00 TL ve bilirkişi inceleme ücreti 2.500,00 TL toplamı 6.730,19 TL ile bozma kararından sonra yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.500,00 TL keşif araç gideri, 632,84 TL keşif yolluğu ve 95,00 TL tebligat gideri toplamı 18.506,29 TL olmak üzere ceman 25.236,43 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Karar tarihindeki AAÜT gereğince, davacı lehine 53.550,06 TL nispi vekalet ücreti takdirine, davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 11/09/2025

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/958, K. 2025/619, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2025/619
  5. Dava
  6. Dava Tarihi:25/10/2017
  7. Karar Tarihi:11/09/2025
  8. İddia
  9. Savunma
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/958
Karar No
2025/619
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/958 K.2025/1370
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/959 K.2025/780
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/959 K.2025/1086
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/960 K.2025/738
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/960 K.2025/727
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/960 K.2025/1030

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.