KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/23
- Karar No
- 2026/168
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/23 Esas
KARAR NO : 2026/168
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 04/01/2025
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Davalı borçlu --------- tarafından icra takibinde borca itiraz dilekçesinde yetkiye de itiraz edildiğini ve yetkili icra dairesi olarak -------- İcra Dairelerinin gösterildiğini, davalı borçlunun yetki itirazının haksız olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi hükmünde para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkili bankanın yerleşim yeri -------- olduğundan, -------- İcra Dairelerinin icra takibinde açıkça yetkili olduğunu, müvekkil ile borçlu arasında imzalanan sözleşmelerde yetki düzenlemesinin de yapılmış olduğunu,
müvekkili Banka ile müşterisi --------- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgelerin imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı borçluya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, ilgili kredi sözleşmesine davalı -------- da hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, dava dışı borçlunun, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine,
ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın borcun muaccel olduğunu, davalı aleyhine--------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibinin açıldığını, davalı borçlunun; borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde;
borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiğinin belirtildiğini, ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, davalı borçlunun, müvekkili banka ile akdettikleri kredi sözleşmesinde ayrıca müvekkili bankanın kayıtlarının delil olacağı hususunda madde de bulunmakta olduğunu, davalının, müvekkili bankaya borçlu olduğunu, borçlunun itiraz ettiği, talep edilen faiz miktarı ile ilgili hususların taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer almakta ve sözleşmeye ve yasaya uygun olduğunu, davalı borçlu tarafından ileri sürülen itirazların haksız olduğunu beyan ederek,
yukarıda arz ve izah edilen, ayrıca resen nazara alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalının icra takibine karşı yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ardından takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Davacı vekili, icra takip dosyasının 01/10/2025 tarihinde haricen tahsil ile kapatıldığı, bu sebeple tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığı ve davanın konusuz kaldığına dair beyan dilekçesi sunmuş herhangi bir vekalet ücreti, yargılama gideri talepleri olmadığını bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacının beyanı itibarı ile davanın konusuz kaldığı, ayrıca davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat ve sulh yetkisinin olduğu anlaşılmakla; konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/23, K. 2026/168, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama