KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/9
- Karar No
- 2026/193
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
Karar Metni
2.031 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/9 Esas
KARAR NO : 2026/193
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 02/01/2025
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Banka ile müşterisi ---------- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, İmzalanan bu sözleşmeye istinaden davalı/ borçluya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, Bununla birlikte, ilgili kredi sözleşmesine diğer davalı -------- da hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, Davalı/borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalıya kredi kullandırılmış olduğunu, davalı/borçlu, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, Sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine,
ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın (TBK m. 117 uyarınca) borç muaccel olduğunu, ayrıca borçluya ihtarname de keşide edildiğini, Bu sebeple davalı aleyhine --------- Banka Alacakları İcra Dairesi -------- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili Bankanın alacağının tahsili amacıyla icra takibinin açıldığını, Banka kayıtları incelendiğinde davalının,müvekkili Bankaya borçlu olduğu görüleceğini, Davalı/ borçlu; icra takibine ilişkin ödeme emrine haksız olarak itiraz ettiğini, İtiraz dilekçesinde;
borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine ayrıca yetkiye itiraz edildiğini, Ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, davalı/ borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın haksız olduğu açıkça ortaya çıkacağını, Davalı/ borçlunun, müvekkili banka ile akdettikleri kredi sözleşmesinde ayrıca müvekkili banka kayıtlarının delil olacağı hususunda madde de bulunmakta olup delil sözleşmesi nitelikli madde gereği, mahkemenizce müvekkili Bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalının talep edilen miktarda borçlu olduğu sabit olacağını, Davalı, müvekkili bankaya borçlu olduğunu,
Taraflar arasında delil sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu, müvekkili bankanın defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile alacağının sabit olduğunu, Davalı/ borçlu tarafından ileri sürülen itirazların haksız olduğunu, borçlunun itirazının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve takibi geciktirmeye yönelik ve likit/ belirlenebilir olduğundan İcra ve İflas Kanunu 67.maddenin 2.fıkrası uyarınca dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -------- tarafından cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından--------- Banka Alacakları İcra Dairesi- ---------- Esas sayılı dosyasına açılan itirazın iptali davasını kabul etmediğini, ---------Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasında icra takibinde yetkiye, ödeme emrinde bulunan asıl alacak miktarına, işlemiş faiz ve faiz oranına faiz %5 gider vergisi alacağına işleyecek faize ve faiz oranına ve tüm ferilere itiraz ettiğini, yerlemiş yeri adresinin --------- ili olduğunu, dava konusu icra takibinde yetkili icra dairesinin --------İcra Dairesinin olduğunu,
işbu takibe ilişkin açılan itirazın iptali davasından yetkili mahkemenin ---------- Mahkemeleri olduğunu, davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve tarafına ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, -------- Banka Alacakları İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, banka müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda.
Uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi nedeni ile davacı tarafça başlatılan -------- Banka Alacakları İcra Dairesi- ---------- E. sayılı dosyasında davalının davacıya borcunun olup olmadığı, varsa miktarı ve davalının icra takibine yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, bankacı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, dosya üzerinde bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda arz edilen inceleme ve
tespitler neticesinde; Davacı Banka’nın --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün
--------- Esas sayılı icra dosyası kapsamında;
Davalı asıl borçlu ----------- işletmesi lehine kullandırılan ve
tahsil edilemeyen ticari kredi hesaplarından doğan 21.06.2023 takip tarihi itibariyle toplam
49.880,23-TL tutarında alacağı olduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı asıl borçlu
------------ nakit toplamı 49.880,23-TL üzerinden borca ve
eklentilerine itirazının iptaline karar verilebileceği,
Kefalet limiti ve kapsamı dahilinde kefaleten sorumlu bulunan davalı kefil ---------- tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla nakit toplamı 49.880,23-TL üzerinden
borca ve eklentilerine itirazının iptaline karar verilebileceği,
Davalı asıl borçlu --------- asaleten, davalı kefil ---------- kefaleten sorumluluğu kapsamında 21.06.2023 takip tarihinden
itibaren; taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi tahtında serbestçe belirlendiği
şekilde ticari kredi hesaplarından kaynaklanan asıl alacak 35.619,46-TL’ye yıllık %42,00
oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği,
21.06.2023 takip tarihi ile 02.01.2025 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde ve dava
tarihini müteakiben 04.08.2025 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka
takip/tasfiye olunacak alacaklar hesabına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı,
Tarafların icra inkar ödencesi istemi, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin
Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, Sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kefilin takip tarihi itibari ile temerrüte düştüğünün tespit edildiği ancak her iki davalı yönünden de aynı hesaplamanın yapıldığı anlaşılmakla, dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdiyle ; bilirkişinin bu hususta açıklama yapmasının ve gerekiyorsa yeniden hesaplama yapmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Dosyada mübrez ek raporda özetle; Kök Raporda; davacı ---------Ş. tarafından davalı asıl borçlu --------- işletmesi lehine davalı kefil ---------- kefalet teminatı karşılığında
COVİD-19 Salgını dönemi Esnaf Destek Paketi kapsamında 25.000,00-TL tutarlı Kooperatif
Kredisi ile Paraf Esnaf Kartı kullandırıldığı,
Davalı asıl borçlu ---------- Kredi Çerçeve Sözleşmesi tahtında ve eki
ödeme planı dahilinde kredi taksitlerini vade tarihinde geri ödeme edim ve yükümlülüğünü yerine
getirmediği, davacı Banka’nın ödemedeki gecikmeler ve tahsilatta yaşanan güçlük sebebiyle kredi
hesaplarını 28.07.2022 tarihinde kat ettiği,
Davalı asıl borçlunun özellikli bir dönem olan COVİD-19 Salgını sebebiyle Esnaf Destek
Paketi kapsamında kredi kullanmış olması ve ödeme vadelerinin belirli olması sebebiyle davacı
Bankaca kredi hesaplarını kat ettikten sonra hesap kat ihtarnamesi keşide edilmediği, ancak
davalı ---------- kefil sıfatına haiz olması sebebiyle temerrüde düşürülmesi
gerektiği, dolayısıyla takip tarihi itibariyle temerrüde düşeceği belirtilmiştir.
Ancak taraflar arasında akdedilen Kredi Sözleşmesi ve Taahhütname kapsamında
Esnaf ve Sanatkarlara Hazine Destekli Kredi Kullandırım Talep Formu(Doğrudan)
düzenlendiği, kullanılan kredinin anapara, faiz, komisyon, masraf ve benzeri ödemelerinde
gecikme olması halinde, bunların muaccel oldukları tarihten ödeme veya temerrüt tarihine
kadar geçecek günler için --------- Bankası’na bildirilen Banka kaynaklı işletme kredileri
için en yüksek akdi cari faiz oranını aşmamak kaydıyla gecikme faiz oranı, temerrütten
itibaren ise bu oranın %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin hükümlere
tabi olunduğu ve Esnaf ve Sanatkarlara Doğrudan Kullandırılan Hazine Destekli Kredilerden
yararlanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda huzurdaki dava ve takip konusu alacağın özellikli bir dönemde
kullandırılan özellikli ve baştan taraflarca kuralları belli bir kredi paketi olması, temerrüt
tarihine kadar muaccel hale gelen borç tutarına akdi gecikme faizi ve faizin gider vergisi
işletilebileceği gözetilmek suretiyle, kefilin sorumlu olduğu miktarın kefalet limitinin içinde
kalıp kalmadığının tespiti açısından icra takibinde temerrüde düşeceği belirtilmek suretiyle
kefil için ayrıca bir hesaplama yapılmamıştır. Muaccel hale gelen Banka nakit alacak bakiyesine uygulanabilecek akdi gecikme faizi
oranı temerrüt faizi oranı ile aynı ve yıllık %42’dir. Bu kapsamda yapılan hesaplama ile davalı asıl borçlu --------- lehine
kullandırılan ve ödenmeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan ve Banka’nın ticari
defterlerinde kayıtlı bulunan anaparaya ilaveten işleyen faiz, vergi, komisyon vs. dahil 28.07.2022
hesap kat tarihi itibariyle toplam 29.481,20-TL tutarında nakdi kredi borcu bulunduğu,
29.07.2022 temerrüt tarihi itibariyle Banka faize esas nakit alacak bakiyesinin 29.505,27-TL
olduğu, 30.07.2022 tarihli -------- no.lu hesap takibe aktarım/borç tahakkuku
toplamının 6.114,19-TL olduğu, Davacı Banka’nın --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ----------
Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı asıl borçlu ---------- lehine kullandırılan ve
tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan 21.06.2023 takip tarihi itibariyle toplam
49.880,23-TL tutarında nakit alacağı olduğu,
Davalı kefil ----------- toplam 100.000,00-TL tutarındaki Kredi Çerçeve
Sözleşmesi kefalet limiti göz önünde bulundurularak, kefalet limiti ve kapsamı içinde kalan
21.06.2023 temerrüt/takip tarihi itibariyle toplam 49.880,23-TL tutarındaki nakdi kredi borcunun
tamamından ve kendi temerrüdünden ötürü, 21.06.2023 temerrüt/takip tarihinden itibaren kefalet
limitine ilaveten işleyecek faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir.
Ancak Sayın Mahkemeniz tarafından taraflar arasında akdedilen Kredi Sözleşmesi ve
Taahhütname kapsamında Esnaf ve Sanatkarlara Hazine Destekli Kredi Kullandırım Talep Formu
(Doğrudan) kapsamında düzenlenen gecikme sebebiyle muaccel hale gelen borç tutarına
yıllık %42,00 oranında akdi gecikme faizi işletilmesinin ihtar keşide edilmeyen kefil yönüyle
uygulanamayacağına, dolayısıyla taraflar arasında akdedilen Kredi Sözleşmesinin takip tarihine
kadar ayakta ve yürürlükte olması gözetilerek, kefil yönüyle sadece takip tarihine kadar akdi faiz
ve faizin gider vergisi işletilebileceğine karar verildiği takdirde;
30.07.2022 tarihli ---------- no.lu hesap takibe aktarım/borç tahakkuku toplamı
6.114,19-TL’dir. 29.505,27-TL+6.114,19-TL=35.619,46-TL
Davalı kefilin 21.06.2023 takip tarihi itibariyle toplam 45.126,64-TL’den sorumlu olacağı,
Kefalet limiti ve kapsamı dahilinde kefaleten sorumlu bulunan davalı kefil ---------- tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla nakit toplamı 45.126,64-TL üzerinden
borca ve eklentilerine itirazının kısmen iptaline karar verilebileceği,
Sonuç ve kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak banka tarafından davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine İİK 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Dosyanın incelenmesinde; davacı banka ile davalı -------- arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ---------- ise müşterek ve müteselsil olarak kefil olarak sözleşmede yer aldığı görülmüştür.
İcra takip dosyasında borçlular tarafından; borca, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, Davacı ---------Ş. ile davalı asıl borçlu --------- arasında
16.04.2020 tarihli-100.000,00-TL kredi limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği,
davalı kefil ----------- 16.04.2020 tarihli Sözleşmeyi müteselsil kefil
sıfatıyla azami 100.000,00-TL limitle belirli ve sınırlı olarak imzaladığı anlaşılmıştır.
Borçlu her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş ise de davaya konu borç para borcu olduğundan davacının yerleşim yerinde icra takibi başlatılabileceğinden itiraz mahkememizce yersiz görülmüştür. Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar. Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.
Hükme esas alınan son bilirkişi rapora göre; davacı banka tarafından davalıya kredi kredi kullandırıldığı, kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi üzerine banka tarafından sözleşmeden doğan hakların kullanılıp hesabın kat edildiği, bu tür kredilere uyguladığı akdi faiz oranının uygulanıp temerrüt tarihinde asıl alacağa eklenmek suretiyle icra takibine konan asıl alacağın belirlenmesi ve temerrüt tarihiyle takip tarihi arasında da temerrüt faizi uygulanmak suretiyle işlemiş faiz miktarı ve bunun üzerinden BSMV'nin hesaplanması gerektiği dikkate alınarak raporun hazırlandığı görülmüştür. Buna göre, davacı bankanın davalı asıl borçlu ---------- lehine kullandırılan ve
tahsil edilemeyen ticari nakdi kredi hesaplarından doğan 21.06.2023 takip tarihi itibariyle toplam
49.880,23 TL olduğu, davalı kefil --------- toplam 100.000,00-TL tutarındaki Kredi Çerçeve
Sözleşmesi kefalet limiti göz önünde bulundurularak, kefalet limiti ve kapsamı içinde kalan
21.06.2023 temerrüt/takip tarihi itibariyle toplam 49.880,23-TL tutarındaki nakdi kredi borcunun
tamamından ve kendi temerrüdünden ötürü, 21.06.2023 temerrüt/takip tarihinden itibaren kefalet
limitine ilaveten işleyecek faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun yerleşik yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, raporun yasal mevzuata ve denetime elverişli olduğu görülmüş, faiz ve temerrüt tarihleri doğru olarak uygulanan ek bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış, davanın kabulüne, davalıların---------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına karar verilmiştir.
Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalıların itirazında haksız olduğu nazara alınarak kabul edilen asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/9, K. 2026/193, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama