KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/104
- Karar No
- 2018/752
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2018
Karar Metni
907 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2018/104
KARAR NO : 2018/752
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 16/01/2018
KARAR TARİHİ : 10/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ....... İş Mahkemesinin 2016/586 esas sayılı dosyasında ihyasını talep ettiği ................ aleyhine işçilik alacaklarından kaynaklanan dava açtığını, yargılama sırasında şirketin tasfiyesinin gerçekleştirilerek sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, mahkemece ihya davası açmak üzere kendisine yetki verildiğini belirterek şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı sicil vekili cevap dilekçesinde özetle; Yapılan iş ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya yetki verilen İş Mahkemesindeki davanın 24/02/2016 tarihinde açıldığını, davanın tasfiye süreci sona ermeden önce ikame edildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tasfiye sürecine girildiğinin belli olup, tasfiye memurunun kimliği ve adresinin de belirtildiğini, davacının da bu durumu bildiğini, buna rağmen dava dilekçesi tasfiye memuruna tebliğ edilerek yargılama yürütülmek yerine şirketin eski adresine usulsüz tebligat yapılarak sürdürülüp davacının da bu duruma sessiz kaldığını,
2016 yılından bu yana yapılması gereken ancak davacı tarafça yapılmayan işlem nedeniyle işçilik alacaklarına yönelik açılan davadan açılan bu dava neticesinde haberdar olduğunu, bu duruma davacının sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine, bu talepleri kabul görmezse aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı ek tasfiye işlemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ........ günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Ek tasfiyesi talep edilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, incelenmesinden tasfiyesinin sona erdiği, ..... tarihinde tescil edilerek sicilden terkin olduğu, şirket tasfiye memurunun ise mahkememiz dosyasında davalı durumunda bulunan ... olduğu görülmüştür.
İstanbul .......... İş Mahkemesi 2016/586 esas sayılı dosya getirtilmiş, bu dosyada davacı tarafından ihyası talep edilen şirket açılan davada, davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verildiği görülmüştür.
Davalı tasfiye memuru ... cevap dilekçesinde, davacıya yetki verilen İş Mahkemesindeki davanın ... tarihinde açıldığını, davanın tasfiye süreci sona ermeden önce ikame edildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde tasfiye sürecine girildiğinin belli olup, tasfiye memurunun kimliği ve adresinin de belirtildiğini, davacının da bu durumu bildiğini, buna rağmen dava dilekçesi tasfiye memuruna tebliğ edilerek yargılama yürütülmek yerine şirketin eski adresine usulsüz tebligat yapılarak sürdürülüp davacının da bu duruma sessiz kaldığını,
2016 yılından bu yana yapılması gereken ancak davacı tarafça yapılmayan işlem nedeniyle işçilik alacaklarına yönelik açılan davadan açılan bu dava neticesinde haberdar olduğunu, bu duruma davacının sebebiyet verdiğini ileri sürmüş ise de İstanbul .........İş Mahkemesi 2016/586 esas sayılı dosya ve şirket sicil kayıtlarının incelenmesinden, ihyası talep edilen şirketin 16/12/2016 tarihinde tasfiyeye girdiği, İstanbul .......İş Mahkemesindeki davanın ise tasfiye kararı alınmadan önce 24/02/2016 tarihinde açıldığı, daha öncesinde davacının işçilik alacaklarının ödenmesi için 12/01/2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiği,
dolayısıyla davalı tasfiye memurunun söz konusu taleplerden mahkememizde açılan ihya davası ile haberdar olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmadığı belirlenmiştir.
Yine iş mahkemesi dosyası kapsamında ihyası talep edilen şirkete gönderilen tebligatın iade olması nedeniyle sicilde kayıtlı adresine 24/03/2016 tarihinde TK.nun 35.maddesi uyarınca tebligat çıkarılmasına karar verildiği, şirketin adres değişikliğine ilişkin kararının ise .......... tarihli sicil gazetesinde yayınlandığı dolayısıyla dosya kapsamında şirkete TK.nun 35.maddesi uyarınca tebligat çıkarılmasında bir usulsüzlük bulunmadığa da belirlenmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul .......... İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ....sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen "............." 'nin TTK 547 maddesi uyarınca İstanbul ........
İş mahkemesi 2016/586 esas sayılı dosyada devam eden uyuşmazlıkla ilgili olarak ek tasfiyesi için sicile yeniden tesciline, bu işlemlerin yürütülmesi için şirketin son tasfiye memuru ...'nin atanmasına, kararın ticaret sicile tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/104, K. 2018/752, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama