KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/152
- Karar No
- 2024/301
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
Karar Metni
4.029 kelime·20 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/152 Esas
KARAR NO:2024/301
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/06/2020
KARAR TARİHİ: 02/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında -------sözleşme kapsamında, davalı şirketin yüklenici sıfatıyla inşa ettiği ------------- inşa ettiği yapılardaki kendi hissesine düşen ve satışa arz ettiği bağımsız bölümler ile ticari alanların, tek yetkili olarak davacı müvekkil eliyle satışlarının gerçekleştirilmesi hususlarında anlaşmış olduklarını, sözleşmenin "sözleşmenin konusu" başlığı altında müvekkilinin, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 yıl boyunca satış işlemleri için yetkili kılındığı belirtilmiş olup,
sözleşmenin 10. maddesinin son bendinde de sözleşmenin taraflarca feshedilmediği takdirde 1 yıllık sürenin dolumundan sonra 1'er yıllık dönemlerle yenileneceğinin de taraflar arasında kararlaştırılmış olduğunu, davalı şirketin --------yevmiye sayılı ihtarnamesi ile müvekkil şirket ile akdedilen ------ tarihli sözleşmeyi, 3 yıl sonra 10. maddesinin 2. bendi uyarınca feshettiğini müvekkili şirkete bildirmiş olup, sözleşmenin haksız ve hukuksuz bir şekilde feshedilmesi nedeniyle, keşide edilen ihtarnameye karşı, taraflarınca ------ sayılı cevabi ihtarnamesi keşide edilerek,
davacı müvekkiline ödenmesi gereken ücretlerin ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirket vekilince --------müvekkili adına talep edilen ücretlerin ödenmeyeceğinin taraflarına bildirilmiş olduğunu, söz konusu sözleşme akdedilirken, davalı tarafından müvekkili şirketten şahıs olarak hizmet alınamayacağı belirtilerek,
şirket kurulumu talep edilmiş ve müvekkili şirket yetkilisi --------- tarafından müvekkili şirketin kuruluş işlemleri yapılmış olup, söz konusu şirketin kurulumu için yaklaşık olarak 20.000,00 TL masraf yapıdığını, (10.000,00 TL şirket sermayesi, 7.000,00 TL şirketin kurulum ücreti, 1.500,00 TL şirket defter tasdik ücreti ve muhasebe giderleri) davacı müvekkilince şirketin kurulmasına müteakip, taraflar arasında sözleşme akdedilmiş olduğunu, sözleşme akdedilirken satışının yapılması hususunda anlaşılan taşınmazlardan hiçbiri süresinde bitirilemeyip,
sadece sözleşmeye konu taşınmazlardan hali hazırda ---------- taşınmaz satışa hazır hale getirildiğini, sözleşmenin akdedilmesinden sonra müvekkili şirket üzerine, sözleşme kapsamında yüklenen bütün edimler eksiksiz olarak yerine getirilip, verilmesi gereken hizmetlerin de eksiksiz olarak verilmiş olduğunu, sözleşmenin 6. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde taşınmazların davalının belirlediği fiyatlar doğrultusunda satışının yapılacağı, müvekkili şirketin bu fiyatlarda hiçbir değişiklik yapamayacağı, müvekkili şirket tarafından reklam, satış-pazarlama,
ve --------- çalışmaları maliyetleri ve ödemelerinin tamamen davalı tarafından yapılacağı, günün ekonomik değerleri göz önüne alınarak müvekkili şirket tarafından fiyat araştırması yapılacağı ve bu araştırmaları müteahhit firmaya sunarak,
satış fiyatlarının güncellenmesini sağlayacağının hüküm altına alınmış olduğunu, böylece müvekkili şirkete taşınmazların metrekare fiyatları üzerinde tasarruf etme yetkisi tanındığını, davalının belirlediği birim metrekare fiyatlarının, reel piyasa koşullarının (rayiç bedellerinin) çok çok üstünde olmasına rağmen müvekkili şirketin bu fiyatlarda taşınmazları satmaya çalışmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından metrekare birim fiyatlarının piyasa koşullarının ve rayiç bedellerinin çok çok üstünde olduğu bu haliyle satış yapmanın piyasa koşullarında çok güç olduğu,
bu nedenle metrekare birim fiyatlarının aşağı çekilmesi gerektiği davalı tarafa defalarca bildirilmiş olmasına rağmen, davalı tarafından bu hususta, ısrarcı olunması ve projelerinde bitirilmemesi nedeniyle istenilen satış hedeflerine ulaşılamadığını, ayrıca arsa sahiplerinin piyasaya uygun rayiç bedeller üzerinden kendi hisselerini çok rahat satmış olduklarını, sözleşmenin düzenlendiği tarihten bu yana sözleşmede belirtilen----- yapılarındaki hisselerin satışı, belirtilen taşınmazlardan sadece bir tanesinin ------ Parsel sayılı taşınmazın tapuları çıkartılmış ve iskanının alınmış olduğunu,
diğer parseller olan ----------- parsellerin de sözleşme fesih edildikten sonra kat mülkiyeti tapularının alınmış olduklarını, davalı tarafın kötü niyetli olarak, diğer taşınmazların da tapuları çıkmadan müvekkili şirket ile yaptıkları sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak fesih etmiş olup, aslında sonuç aşamasına gelinmiş bir projede, yapacağı satışlar sonucunda elde edeceği kârdan yoksun kalan müvekkilinin kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan, bilerek ve isteyerek,
kötü niyetli olarak davalı tarafından mahrum bırakılmış olduğunu, kaldı ki davalı, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirmiş olsa ve sözleşmeyi haksız ve tek taraflı fesih etmemiş olsa, müvekkili davacının mamelekinin belirgin şekilde yükseleceğini, ayrıca sözleşmede gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satış yapılabileceği hususu belirlenmiş iken davalının hiçbir surette gayrimenkul satış vaadi ile satışı yapılmaması, sadece metrekare fiyatı olarak belirlenen 7.090,00 TL üzerinden nakit olarak satışların gerçekleştirilmesi,
bunun dışında çek, senet veya başka bir ödeme aracının kabul edilemeyeceği müvekkili şirkete, davalı şirket yetkilileri tarafından, müvekkil şirket yetkilisine mail hesaplarından ve şifahen defalarca bildirilmiş olup, böylece müvekkili şirketin satış hedeflerine ulaşabilmesi için bütün yolların davalı tarafından kötü niyetli olarak kapatılmış olduğunu, sözleşmenin 9.maddesinin 1.bendinde davalı şirket tarafından yapılacak satışlar karşılığında, müvekkil şirkete satılan her bir bölümün en geniş anlamda toplam satış bedelinin % 2'si tutarında ücret/hizmet bedeli ödeneceği,
bu ödemelerin de aynı maddenin 3.bende göre satış tarihi üzerinden 15 gün içerisinde yapılacağı, yine aynı maddenin 4.bendinde ise davalı tarafından satılacak alanların en fazla%10'u için müvekkili şirket tarafından ücret/hizmet bedeli talep edilmeyeceği, geri kalan % 90'lık kısım için ise ücret/hizmet bedeli ödeneceğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, iş bu madde de açıkça belirtildiği üzere davalı tarafından yapılacak satışlarda da müvekkili şirkete ücret/hizmet ödemesi gerçekleştirilmesi gerekirken, bugüne kadar herhangi bir ücret ödemesi gerçekleştirilmemiş olduğunu,
sözleşmede belirtilen ------parsel sayılı taşınmazda davalıya ait olan inşaat alanı % 73, arsa sahiplerinin ise % 27 şeklinde ve söz konusu parselde inşaat alanı toplamda 10.120 metrekare olup, davalıya düşen hisse miktarının ise ------ metrekare olduğunu, haricen yaptıkları araştırmalarda söz konusu ada, parselde bulunan taşınmazların tamamı davalı tarafından 3.şahıslara satılmış veya devir yapılmış, ancak yapılan satışların üzerinden 15 gün içinde müvekkil şirkete yapılması gereken hizmet bedelinin yaklaşık 1 yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete ödenmesi gereken ücret/hizmet bedellerinin halen ödenmemiş olduklarını,
davalı tarafından belirlenen ----- üzerinden hesaplama yapıldığında, -------- satış bedeli elde edilmiş olup, sözleşme uyarınca %10'luk kısmı düşülerek toplam satış bedeli üzerinden ödenmesi gereken %'lik ücret/hizmet bedelinin müvekkili şirkete ödenmemiş olduğunu, işbu yüzde 2'lik oranın ise------------olduğunu, iş bu satıştan dolayı müvekkili şirkete ödenmesi gereken miktar 942.805,51 TL olup, Ayrıca iş bu satıştan sonra kurulan sözleşme uyarınca 15 gün içinde bu miktarın müvekkili şirkete ödenmesi gerekmekte olduğunu,
iş bu durumda 15 günlük süresinin çok aşılmasından dolayı müvekkile ödenmesi gereken miktarı ile birlikte mevduata uygulanan en yüksek banka faiz oranıyla birlikte müvekkil şirkete ödenmesini talep ettiklerini, sözleşme tek taraflı olarak feshedilmiş olduğundan; sözleşmenin 6. maddesinin (a) fıkrasının 6. bendi uyarınca, müvekkil şirket tarafından yapılacak bütün reklam, satış-pazarlama ve -------------çalışmaları maliyetlerinin davalı tarafından karşılanacağı kararlaştırıldığından,
müvekkilce sunulan belgelerden ve gerek görülmesi halinde yaptırılacak bilirkişi incelemesinde resen göz önüne alınacak hususlarla hesaplanarak ------- işbu miktarında müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, ayrıca müvekkili şirketçe taşınmazların satışı için sözleşmede belirlenen asgari çalışan sayılarını karşılamak üzere, sözleşmenin imzalandığı tarihten, feshedildiği tarihe kadar toplamda 10 personel çalıştırmış ve bu personellerin maaşları,------------- primleri, yol yemek yardımları gibi maliyetleriyle müvekkili şirket için her bir personel için ayrı ayrı masraf yapılmış,
söz konusu masrafların da sözleşmenin kötü niyetli olarak, tek taraflı fesih sebebiyle tahsilini talep etmekte olduklarını, davalı tarafından projelerin tamamlanamaması, tamamlanan projelerin ise metrekare birim fiyatlarının rayiç bedeller ile reel piyasa koşullarının çok çok üstünde tutulması, satış vaadi sözleşmesinin yapılmasına izin verilmemesi nedeniyle, satılamayan diğer taşınmazlardan müvekkili şirkete ödenmesi gereken ücret/hizmet bedellerinin de fedakarlık ve denkleştirme ilkeleri ile menfi ve müspet zararlarının karşılanması ilkeleri uyarınca da davalı tarafından ödenmesi gerekmekte olduğunu iddia ederek,
huzurda açılan iş bu haklı davalarının kabulü ile; fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, ücret/hizmet bedelinin, reklam, satış- pazarlama ve --------- giderleri ve personel giderlerinin bilirkişi raporundan sonra ıslah edilmek üzere şimdilik, 10.000,00 TL'lik kısmının (alacağın henüz belirsiz olması nedeniyle,) davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, davalı tarafın kötü niyetli olarak,
sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak fesih etmiş olması nedeniyle, davacı müvekkilin fesih tarihinden sonra tapuları alınan ve satışa hazır hale getirilen taşınmazların satışından elde edeceği kardan mahrum bırakılmış olması nedeniyle, mahrum bırakıldığı karında hesaplanarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, ayrıca yargılama giderleri, arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklanan vekalet ücreti ve huzurdaki davadan kaynaklanan avukatlık ücretinin de davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından belirsiz alacak davası olarak işbu davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının da belirttiği üzere taraflar arasında ---------- başlıklı sözleşme akdedilmiş olup, işbu sözleşmenin yüklenicisinin davacı şirket, işvereninin ise müvekkili şirket olduğunu, dava konusu sözleşmenin konu ve kapsamı, müvekkili şirket tarafından ----------------adresinde yapımı gerçekleştirilen karma projenin yetki süresi olan bir yıl boyunca davacının, müvekkili şirketin inşa ettiği yapılardaki müvekkilinin hissesine düşen ve satışa arz ettiği bağımsız bölüm ve ticari alanların satışı hususunda yetkili kılınması olduğunu, davacı,
sözleşmenin 6. maddesinde yer alan düzenleme ile kendilerine taşınmazların m2 fiyatları üzerinde tasarruf etme yetkisi tanınmadığını, müvekkilinin belirlediği birim m2 fiyatlarının reel piyasa koşullarının (rayiç bedellerinin) çok çok üstünde olmasına rağmen müvekkilinin bu fiyatlarda taşınmazları satmaya çalıştığını, defa kez m2 birim fiyatlarının aşağı çekilmesi gerektiğinin müvekkiline bildirildiği ancak müvekkilinin bu hususta , ısrarcı olması ve projelerin bitirilmemesi nedeniyle istenilen satış hedeflerine ulaşılamadığını,
arsa sahiplerinin piyasaya uygun rayiç bedeller üzerinden kendi hisselerini çok rahat sattıklarını iddia ederek müvekkiline kusur izafe etmeye çalışmış olduğunu, dava konusu sözleşme hükümlerinin bu konuda da açık ve net olduğunu, sözleşme hükümlerine göre taşınmazların satış değerinde baz alınacak m2 birim fiyatları işveren müvekkili tarafından belirlenecek, davacının da müvekkiline ait olan ve satışa arz edilen taşınmazları müvekkilinin belirlediği değer üzerinden satmayı müvekkiline taahhüt etmiş ve sözleşmeyi de bu haliyle kabul etmiş olduğunu, davacının, müvekkilinin dışındaki arsa sahiplerine ait taşınmazların satılmasında,
onlarca belirlenecek değer üzerinden satış yapmış olması müvekkili şirketi ilgilendiren bir durum olmadığı gibi, sözleşme kapsamında da müvekkili şirketi bağlayıcı bir durum yaratmayacağını, anılan nedenle de davacının, arsa sahiplerince daha düşük m2 birim fiyatı ile satış yaptığını fakat müvekkili şirketçe belirlenen fiyatın daha fazla olduğundan bahisle satış yapamayarak zarara uğradığından bahisle talepte bulunuyor olmasının kabul edilemez olduğunu, satış gerçekleştiremeyen davacının, sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmesi üzerine haksız ve kötüniyetli olarak m2 birim fiyatları nedeniyle satış yapamadıklarını iddia etmekte,
sözleşmenin esaslı unsurunun, davacının, müvekkilinin belirlediği bedel üzerinden satış gerçekleştirmek iken davacı, satış yapamamış, sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirememiş bir de huzurdaki dava ile haksız olarak müvekkilinden alacak talebinde bulunmuş olduğunu, taraflar tacir olup, sözleşme akdedilirken davacı iş bu sözleşme koşuluna hiçbir itirazda bulunmamış, sözleşmeyi bu haliyle kabul etmiş, şimdi ise haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkiline kusur izafe etmeye çalışması da hukuken korunamayacak bir durum olduğunu, kaldı ki müvekkilinin müteahhit firma olup bu işi kar elde etmek için yapmakta olduğunu,
müvekkilinin taşınmazların satışa esas m2 birim fiyatlarını da maliyetini, kar ve zararını gözeterek belirlemiş olup, davacı satış yapacak diye müvekkilinin kendi aleyhine daha düşük bedelle satış yapmasının da kendisinden beklenemeyeceğinin, dava konusu sözleşmenin içeriği de taraflarca özgürce belirlenmiş olup, sözleşme şartlarının müvekkilini de davacıyı da bağlamakta olduğunu, esas davacının , müvekkilinden sözleşmenin aksine hareket etmesini, taşınmazların satışına esas teşkil eden m2 birim fiyatlarının davacı yanca belirlenmesine izin vermesinin beklenmesini talep etmesi ya da davacı istedi diye müvekkilinin razı olmadığı,
m2 birim fiyatlarını kar ve zararını gözetmeksizin daha düşük bir değerle taşınmazın satışına muvafakat vermeye zorlanması kabul edilemez olup sözleşmeye aykırılık oluşturacağını, davacının, müvekkiline, müvekkilinin belirlediği m2 birim fiyatı ile satış yapmayı taahhüt etmiş ancak bu edimini yerine getirememiş olup, satış yapamamasına gerekçe olarak ileri sürdüğü tüm hususlarda, taraflar arasındaki sözleşme içeriğine ve yasada yer alan sözleşme serbestliği ilkesine de aykırılık teşkil etmekte ve davacı yanın, iştigal alanı olduğu üzere ve basiretli bir tacir olarak,
sözleşme hükümlerini okumuş ve değerlendirmiş olduğunu, sözleşmede davacı yanın sadece satış fiyatlarının güncellenmesi amacıyla veri toplamakla yetkilendirilmiş fakat kendisine fiyat belirleme yetkisi verilmemiş olduğunu ve kimsenin davacıyı sözleşme yapmaya zorlamadığını, aksine aynı işi yapmaya talip İlgililer ile yapılan görüşmeler sonucunda, sözleşme şartlarını kabul eden davacı ile akit gerçekleştirilmiş olduğunu, mal sahibi müvekkili şirket olup, satış bedelini de müvekkili şirketin belirleyeceğini, davacının da müvekkilinin belirleyeceği rakam üzerinden satış yapmayı kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, şimdi ise davacı,
sözleşmeye uygun satış yapamayıp üstüne bir de müvekkilinden hizmet bedeli talep etmekte olduğunu, davacının, projelerin bitirilemediğinden bahisle de istenilen satış hedeflerine ulaşılamadığını dile getirdiği iddiasının da kabul edilemez olduğunu, zira sözleşme hükümlerine bakıldığında, müvekkili şirketin, davacıya, taşınmazları bitirip teslim etmesi gerektiği yönünde bir hüküm olmadığını, davacı, sözleşmede belirtilen ada ve parsellerdeki taşınmazlardan, müvekkiline ait olan ve müvekkilinin satışa arz ettiği taşınmazların satışını gerçekleştirmekle yükümlü kılınmış olup, sözleşmede yer alan müvekkilinin hak ve sorumluluklarında,
müvekkilinin projeyi belli bir sürede bitirip satışa hazır hale getirmesi gibi bir yükümlülük yüklenmemiş olduğunu, sözleşme hükümleri bu hususta da çok açık ve net olup, anılan nedenle de davacının bu iddiasının da dinlenemeyeceğini, davacının, söz konusu sözleşme akdedilirken , müvekkilinin şahıs olarak hizmet alınamayacağını belirttiğinden bahisle davacı şirketin kuruluş işlemlerinin yapıldığını beyan etmiş ve şirketin kuruluşu için yaptığı masrafları talep etmiş olduğunu, davacının talebinin hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin, sözleşme konusu iş için şahıslarla değil,
kurumsal bir firma ile çalışmak istediğini yönündeki tercihini belirtmiş, kimseye şirket kurması için bir talepte, ısrarda bulunmamış, aksine davacı yanın, kendi tercihi ve isteği ile müvekkilinden iş alabilmek, müvekkili şirket ile çalışabilmek için şirket kurmuş olduğunu, davacı şirketin, iş bağlamak, kazanç elde etmek için yaptığı bu tercihin müvekkili şirketle bir alakası olmadığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu işi kurumsal bir firmaya vermek istemesinin de sözleşme özgürlüğü çerçevesinde müvekkili şirketin sahip olduğu bir hak olup, sözleşme özgürlüğünün görünüm şekillerinden birinin de sözleşme yapıp yapmama özgürlüğü olduğunu,
kural olarak hiç kimse , isteği dışında , bir sözleşme ilişkisine girmeye mecbur olmayıp, yine kimse bir sözleşmenin kurulması için bir öneride bulunmaya zorlanamayacağı gibi kimse de kendisine yöneltilen bir öneriyi kabule de mecbur olmadığını, bu doğrultuda, müvekkilinin kurumsal bir şirket ile çalışmak istemesi gibi davacının da müvekkilinden iş alabilmek için şirket kurması,
tarafların sözleşme yapıp yapmama özgürlüğü çerçevesinde tarafların kendi tercihleri olduğunu, üstelik davacı, müvekkili şirket adına değil kendi nam ve hesabına bir şirket kurmuş olup, anılan nedenle her ne sebeple olursa olsun davacının, müvekkili şirketten, şirket kuruluşu için yaptığını iddia ettiği masrafları talep etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki, müvekkili şirket ile sözleşme akdeden davacı yanın, müvekkili şirket tarafından kurulmuş olan ve personel dışında tüm giderleri müvekkili şirket tarafından karşılanan satış ofisinde, müvekkili şirketin bünyesinde olmaktan faydalanmış,
başkaca satış firmasının giremediği bu yerdeki inşaatların arsa malikleri adına olan dairelerin satışı ve kiralanmasından da kazanç sağlamış olduğunu, davacının, iddiası ile elde edemediği gelirini talep etmekte iken bu kazancından bahsetmeyerek de dürüstlük kuralına aykırı davranmakta olduğunu, davacının, müvekkilinin sözleşme akdedilirken satışının yapılması hususunda anlaşılan taşınmazlardan hiçbirinin süresinde bitirilmediğini, sadece sözleşmeye konu taşınmazlardan halihazırda ---------- parsel sayılı taşınmazı satışa hazır hale getirdiğini,
sözleşmenin akdedilmesinden sonra kendilerinin üzerlerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirdiklerini, verilmesi gereken hizmetleri eksiksiz olarak verdiklerini iddia etmiş olup, davacının bu iddiasının da asılsız olduğunu, zira öncelikle taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedilmemiş olup, taraflar arasında satış organizasyonu sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, dosyada bulunan iş bu sözleşmenin içeriğine bakıldığında, taşınmazların bitirilmesi gereken bir süreden bahsedilmediği , bu hususta bir anlaşma olmadığının görüleceğini,
davacı sözleşme ile sadece müvekkili şirketin inşa ettiği yapılardaki müvekkilinin hissesine düşen ve müvekkilinin satışa arz ettiği bağımsız bölüm ve ticari alanların satışı hususunda yetkilendirilmiş olup, müvekkilinin, davacıya , sözleşme ile belli bir sürede belirtilen taşınmazları bitirip satışa hazır etmeyi taahhüt etmiş olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmede böyle bir taahhüdü olmadığı gibi taşınmazların bitirilip bitirilmemesi noktasında davacıya karşı bir sorumluluğunun da bulunmamakta olduğunu, davacı, sözleşme feshedilmeden evvel sadece --------- tapularının çıkartıldığını, iskanının alındığını,
diğer parseller olan -----------parsellerin tapularının sözleşme feshedildikten sonra alındığını, işbu parsellerin tapuları alınmadan sözleşmenin kötüniyetli olarak tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş olup, iş bu iddianın da asılsız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme bir satışa aracılık sözleşmesi olup, sözleşmede tarafların edimleri tek tek belirtilmiş, müvekkilinin davacıya karşı sözleşme konusu taşınmazları belli bir sürede bitirip satışa hazır hale getirmek gibi bir edim yükümlülüğü olmayıp,
böyle bir edim yükümlülüğü olmadığı gibi taşınmazların belli bir sürede tamamlanıp bitirilmemesi halinde uygulanması öngörülen bir cezai şartta belirlenmemiş olduğunu, sözleşmede tek bir süre var olup, o da davacının bir yıl boyunca satışa yetkili kılınması , sözleşmenin feshedilmemesi halinde 1'er yıllık dönemlerle yenileneceği hususu olduğunu, kaldı ki taşınmazların tapu ve iskan alımları için müvekkili firmanın pek çok hukuki engel ile karşılaştığını, müvekkili firma aynı zamanda müteahhit firma olup taşınmazların tapu ve iskanının alınması kendi menfaatine iken bu durumu geciktirmeye çalıştığı iddiasının da abesle iştigal olduğunu,
zira tapu ve iskanı alınmayan taşınmazların müvekkili firma için bir getirisi olmayacağı gibi aksine arsa sahiplerine karşı sorumluluğunu gündeme getirebilecek bir durum olduğunu, bile isteye tapu ve iskan alımını geciktirmesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu, davacı, müvekkilinin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini iddia etmiş ise de, bunun da kabul edilebilir olmadığını, zira sözleşmenin 10.maddesi ile taraflara sözleşmenin tek taraflı olarak fesih hakkı verilmiş olup, müvekkilinin de sözleşme hükümleri gereği sözleşmeyi feshetmiş olduğunu, dolayısıyla sözleşmesel hakkını kullanan müvekkilinin,
bu hakkını kullanması nedeniyle kötüniyetli hareket ettiğinden ya da davacıya zarar vermek istediğinden söz edilemeyeceğini, davacı, müvekkilinin m2 fiyatı olarak belirlenen 7.090,00 TL üzerinden nakit olarak satışların gerçekleştirilmesini istediğini, bunun dışında çek, senet veya başka bir ödeme aracının kabul etmediğini belirtmiş olduğunu, taşınmaz satımlarının bilineceği üzere nakit olarak veya kredi çekmek sureti ile yine nakit olarak gerçekleştirilmekte olup, müvekkilinin bu tercihi taşınmaz maliki olması nedeniyle satış bedellerinin tahsilini garantilemek için olduğunu ve davacının satış yapamaması ile bir ilgisi bulunmadığını,
çeklerin ve senetlerin karşılığının olmama ihtimali gibi büyük risklerin varlığı düşünüldüğünde de; davacının yararına fakat müvekkili şirketi zarara uğratmak uğruna hem de böyle bir ekonomik süreçte vade ile taşınmaz satmasını beklemek ve istemek kabul edilemez olduğu gibi olağanda olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, davacıya, müvekkilinden taşınmaz satışlarının çek ve senetle yapılmasını isteme yetkisini vermemekte olduğunu, davacı, varsa böyle bir isteği sözleşme şartları belirlenirken bunu pekala müvekkili ile tartışabilecekken müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğinden şimdi tüm sözleşme Md. ne tek tek itiraz etmekte,
sözleşmede yer almayan şartları tartışmakta olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinin -------.bentlerinde; davalı müvekkilinin hissedarı bulunduğu------parseldeki hisselerini 3.kişilere sattığını ancak kendisine ödenmesi gereken %2 ye tekabül eden hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle alacak talep etmekte olduğunu, bahsi geçen parselde müvekkili şirketin yapmış olduğu işlemlerin davacı tarafın bilgisi dahilinde olduğunu, müvekkili şirket, bu parseldeki hisseleri gerçek bir satışla 3.kişilere devir ve temlik etmemiş olup,
yaşanan ekonomik kriz ve de projelerin devam etmesi için yani şirkete nakit akışının sağlanması için taşınmazların holdingin diğer bir şirketine ve de şirket ortaklarına satış gibi gösterilerek kredi alınmış ve alınan bu kredi ile projenin tamamlanabilmiş olduğunu, elde edilen kredinin, inşaatların tamamlanması için kullanıldığının da ticari defterler üzerinde yapılacak olan incelemede açıklığa kavuşacağını, davacının tüm talepleri haksız ve mesnetsiz olup, davacının müvekkili şirketten ürün/hizmet bedeli, reklam, satış-pazarlama ve ----- giderleri,
personel gideri ve başkaca hiçbir ad altında hak ve alacağı olmadığından davacının yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebi ile birlikte açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle sözleşmeden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan ----- davalı tarafından haksız şekilde fesh edilip edilmediği, davacının davalıdan mahrum kalınan kar, ücret- hizmet bedeli, reklam, satış, pazarlama, ---giderleri ve personel giderlerini tahsil edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilere deliller toplanmış,
bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.14/07/2022 tarihli mali müşavir, gayrimenkul değerlendirme uzmanı ve sözleşme hesap uzmanı bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda özetle; tarafların ticari defterleri ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin satışa aracılık hizmetini içeren bir iş görme sözleşmesi nitelinde olduğu, davalının sözleşmenin 10. maddesi hükmü gereğince bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshettiği, sözleşmede satışı yapılacak taşınmazların tamamlanması gereken bir sürenin öngörülmediği,
davacının sözleşme kapsamında sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre boyunca gerçekleştirmiş olduğu hizmet bedeline hak
kazanabileceği,----- parselde kat irtifakı tesisinin ---- tarihinde, -----parselde kat irtifakı tesisinin ----- parselde kat irtifakı tesisinin ---tarihinde yapıldığı, sözleşmenin fesih tarihi ----- tarihinden önce kat irtifakı tesis edilen ---- davalı şirket adına aktif-pasif kayıtları gösterir tapu kayıtlarının her bir parsel için ayrı ayrı ve kat irtifakı kurulmasına esas mimari projenin tapu müdürlüğünden istenilmesi ve imar işlem dosyasının CD ortamında gönderilmesine müteakip davacının gerçekleştirmiş olduğu hizmet bedelinin hesaplanabileceği belirtilmiştir.Bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek ek rapor
aldırılmıştır.02/02/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle; davaya konu---------- parselde bulunan taşınmazındavalı adına kayıtlı olduğu, mimari projeden tespit edilensatışa konu bağımsız bölümlerin brüt alanların toplamının 4.735,08 m² olarak hesaplandığı, değer tespitine konu taşınmazlara emsal sayılabilecek internet portalına konulan daire satış bedellerinin birim fiyatları üzerinden tespitlerinin yapıldığı ancak sözleşmedeki oran 7.090TL/m² olarak belirlendiğinden hesaplamaların 7.090‐TL/m² üzerinden yapıldığı,
sözleşmenin 9. maddesinin 1. bendinde toplam satış bedelinin % 2’si tutarında ücret/hizmet bedeli ödeneceği, aynı maddenin 4. bendinde ise davalı tarafından satılacak alanların %10'u oranında ücret/hizmet bedeli talep edilemeyeceği, geri kalan %90'lık kısmı için ücret/hizmet bedeli ödeneceği belirtildiğinden davacının 4.735,08 m²x 0,90 x 7.090-TL m² =604.290,91-TL ücret/hizmet alacağının olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafın ek rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi bakımından dava dışı ------- arası tüm yasal ticari defterleri ve defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve dosya yeniden mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiştir.13/11/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; dava dışı ----- ile davalı şirket arasında, davaya konu -------parselde davalıya ait taşınmazlarla ilişki herhangi bir ticari kayıt bulunmadığı,
davaya konu taşınmazla ilişkili kayıtların, davalı şirket ile raporda belirtilen ---- arasında ve yine dava dışı --- dava dışı ----gerçekleştiği, davaya konu taşınmazların, davalı şirketçe------ bedel üzerinden satıldığı ve dava dışı şirketin ------ Ticari Mallar hesabı altında yer alan ------ kaydedildiği, KDV dahil ---- alım bedelinin, dava dışı şirketin------- Şubesi nezdinde yer alan ticari TL hesabından ------ tarihinde banka aracılığıyla davalı şirkete ödenmiş bulunduğu,
davaya konu taşınmazların,---- değişikliğe uğramadan, herhangi bir satıma konu olmaksızın ---- yılına devir edildikleri, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih edildiği --- tarihi öncesi dava dışı------- tarafından davalı şirketten devir alınan davaya konu taşınmazlardan hiçbirinin satışa konu olmadığı, -----yılında tabloda yer verilen taşınmaz satışlarının gerçekleştiği, mesken ve dükkan nitelikli olarak listelenen bağımsız bölümlerin tamamının, davalı şirketçe, ---- ortaklarının eşleri ---------devir edildikleri, devirlere konu taşınmazların tabloda belirtilen taşınmazlar olduğu,
davaya konu davalı şirket adına kayıtlı ---- taşınmazların, davalı şirketçe---- tarihinde düzenlenen faturalarla; dava dışı ----- ortaklarının eşleri ------satışlarının ve tapu devirlerinin gerçekleştirilmiş olduğu ve bu satışlardan sağlanan kaynağın, ---- Tarihinde ----- nolu hesaba ilişkin kredinin kapatılması için kullanılmış olduğu hususları tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamından.
Davacı ve davalı şirket arasında --- tarihinde satış organizasyonu yetki sözleşmesi imzalanmış olduğu, sözleşme kapsamında davacının, -------- yapımı gerçekleştirilen karma proje kapsamında davalı şirketin inşa ettiği yapılardaki davalının hissesine düşen ve satışa arz ettiği bağımsız bölüm ve ticari alanların satışı hususunda bir yıl süreyle yetkilendirilmiş olduğu,
sözleşmenin 10. maddesinin son bendi gereğince sözleşmenin taraflarca feshedilmediği takdirde 1 yıllık sürenin dolumundan sonra 1'er yıllık dönemlerle yenileneceğinin kararlaştırıldığı ve sözleşmenin davalı şirket tarafından--------yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşme tarihinden 3 yıl sonra, sözleşmenin 10. maddesinin 2. bendi uyarınca feshedilmiş olduğu, sözleşme uyarınca davacıya, yapımı gerçekleştirilen projenin yetki süresi boyunca satışının gerçekleştirilmesi, bunun karşılığında davacı şirkete satılan her bir bölüm için toplam satış bedelinin %2'si tutarında ücret/hizmet bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığı,
tapu kayıtlarına göre davaya konu ------ bulunan taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, mimari projeden tespit edilen satışa konu bağımsız bölümlerin brüt alanların toplamının 4.735,08 m² olarak hesaplandığı, sözleşmede taraflarca metre kare birim fiyat oranı 7.090‐TL/m² olarak belirlendiğinden sözleşme uyarınca değer tespiti 7.090‐TL/m² üzerinden yapıldığı ve sözleşmenin 9. maddesinin 4. bendinde davacı tarafından satılacak alanların %10'u oranında ücret/hizmet bedeli talep edilemeyeceği,
geri kalan %90'lık kısmı için ücret/hizmet bedeli ödeneceği kararlaştırıldığından davacının 4.735,08 m²x 0,90 x 7.090-TL m² =604.290,91-TL hizmet bedeline hak kazanabileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın ıslah edilen haliyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi raporunda belirtildiği üzere.
07.02.2017 tarihinde tescil edilerek ticari faaliyetine başladığı tespit edilen davacı şirketin sözleşme tarihinden önce faaliyete geçmiş olduğu, şirketin 2017 yılında davalı şirket dışında ticari faaliyet sürdürdüğü ve faaliyetleri çerçevesinde yapmış olduğu hizmet satışları nedeniyle vergi öncesi 19.624,78 TL dönem karı elde ettiği, bu nedenle davacının şirket kuruluş masrafları, sermaye, defter tasdik, masraf ve muhasebe ücretlerine hak kazanamayacağı,
yine 10.000,00-TL üzerinden harçlandırılan yoksun kalınana kara ilişkin davacı talebinin sözleşmenin davalı tarafından sözleşme hükümleri çerçevesinde feshedilmiş olması ve davacının satışa yetkili kılındığı süre boyunda satışı yapılan gayrimenkuller üzerinden hizmet bedeline hak kazanabileceği anlaşıldığından davacının mahrum kalınan kara ilişkin taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/152, K. 2024/301, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama