KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/94
- Karar No
- 2026/313
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/94 Esas
KARAR NO : 2026/313
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/02/2021
KARAR TARİHİ : 09/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça 10.08.2020 tarihinde davalı --------- Şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı/Borçlunun borca, yetkiye ve ferilerine haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı/Borçlunun ödeme emrine konu alacağa dayanak bilgi ve belge olmadığından bahisle icra takibinin ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesi talepli dava açtığını,--------- sayılı kararında borçlunun bu itirazlarının reddedildiğini, borçlunun itirazları üzerine duran takibin ardından itirazın iptali davası açılabilmesi için zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu,
09.02.2021 tarihli arabuluculuk görüşmesi sonucu bir anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeple davalı/Borçlu tarafından yapılan borca, yetkiye ve ferilerine ilişkin itirazların iptalini, takibin devamına ve alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine başlatılan takip yetkisiz yer icra müdürlüğünde ikame edilmekle birlikte aynı yetkisizlikle sayın mahkemede iş bu itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili şirketin merkez adresi ---------- ili olup Bu il dışında herhangi bir şubesi v.s de bulunmadığını, yetkili Yerin -------- İcra müdürlükleri ve dolaysı ile -------- Mahkemeleri olması gerektiğinden yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde Kurumsal tip sözleşmesine davalı şirketin kaşe ve imza atarak 2017 yılında geçtiğini iddia ettiğini,
müvekkili şirket yetkilisince atılmış bir imza söz konusu olmadığından iş bu imzaya açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin tüm edimlerinden kaynaklı borçlarını eksiksiz ifa ettiğini, bu itibarla borç ve feriilere açıkça itiraz ettiklerini, davacı şirketin talepleri Haksız şart niteliği arz ettiğini ve bu yönüyle reddi gerektiğini, davacının talebinin somut olmadığını, fatura nedenine dayalı olarak söz konusu takibi ikame ettiği olmadığını, ödeme emrinde faiz adı altında talep edilen faizin hangi tarihten itibaren talep edildiği ve hangi tarihler arasında işletildiği de belirtilmediğini de belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı taraf yemin deliline başvurmuş olup, mahkememizde hazır edilen davalı şirket yetkilisi ------- beyanında " Ben davalı ------------ ŞİRKETİ'nin yetkilisiyim, doğum tarihinin ----------'dür, şirket merkezi --------- ilindedir, ---------- ilinin kodu --------- ile başlamaktadır ancak bana sormuş olduğunuz ---------- nolu telefonun şirkete ait olup olmadığı hatırlamıyorum, zira şirkete ait birçok hat vardır, ben hiçbir zaman bana sormuş olduğunuz --------- nolu hattı şahsım olarak kullanmadım, bu hattın şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığını bilemiyorum, şirket bünyesinde 40'a yakın personel çalışmaktadır,
şirketten hem dahili hat hem cep telefonu kullanılmaktadır, kurumsal tip abonelik sözleşmeleri yazılı olarak düzenlenmektedir ve şirket yetkilisinin imzası olmalıdır, ben 21/3/2014 tarihinde --------- ile kurumsal tip abonelik sözleşmesi yapmadım, ---------- ile herhangi bir sözleşmeye imza atmadım, şirkette sözleşmeyi imzalamaya tek yetkili şahıs benim başka bir çalışanın sözleşme imzalama yetkisi yoktur, sözleşme nedeniyle hiçbir sorumluluk kabul etmiyorum, bana sormuş olduğunuz 10.04.2020 tarihli 27.04.2020 ödeme tarihli, ----------- nolu faturaları kabul etmiyorum,
söz konusu faturalar bu sözleşmeden dolayı düzenlenmiş ise de sözleşmeyi imzalamadığım ve sözleşme nedeniyle herhangi bir sorumluluğum olmaması nedeniyle faturalardan kaynaklı bir sorumluluğumda yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce imza incelemesi için Grafoloji Uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup özetle; ortak uyum ve benzerlikler sağlandığından, inceleme konusu 21.03.2014 tarihli ---------- Sözleşmede kaşe üzerinde bulunan imzanın, ---------- eli ürünü olduğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememizce sözleşme aslı ile birlikte imza incelemesi yapılması için ATK'dan rapor aldırılmış olup alınan raporda ise, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla --------- eli ürünü olmadığı yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.
Bu kerre mahkememizce, dosya kapsamında alınan 19/01/2022 bilirkişi raporu ile 05/03/2025 tarihli ATK raporu arasında çelişki bulunduğundan söz konusu çelişkinin giderilerek ilgili abonelik sözleşmesindeki imzanın ---------- eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere ATK Üst Kurulundan rapor aldırılmış olup alınan üst kurul raporunda söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---------- eli ürünü olmadığı saptanmıştır.
Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, taraflar arasında akdedilen 21/03/2014 tarihli Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi'nden kaynaklandığı iddia edilen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı tarafça söz konusu sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddia edilmiştir.Mahkememizce, ilgili sözleşmenin aslı ve davalı şirket yetkilinin imza örnekleri dosyaya kazandırılarak imza incelemesi yapılmasına karar verilmişi ATK ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda, inceleme konusu abonelik sözleşmesinde "----------" kaşe izi üzerine atılı imzalar ile ---------- mukayese imzaları arasında;
tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---------- eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olup, davalı tarafça imzalanmayan söz konusu sözleşme gereği düzenlenen faturalardan dolayı davalının borçlu olamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
09/04/2026
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/94, K. 2026/313, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama