KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/695
- Karar No
- 2025/70
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
Karar Metni
3.125 kelime·16 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/695
KARAR NO:2025/70
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/09/2022
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır eğitim sektörüne hizmet verdiğini, davalı şirketin ----- tarihlerinde müvekkilinden ürün satın aldığını, satışı gerçekleştirilen ürünlerin bedelinin 999.047,17 TL olduğunu, bu hususun icra takibe konu edilen faturalar ile sabit bulunduğunu, ödenmeyen tutar üzerinden adi kanuni faiz işletildiğini, 37.443,65 TL olarak hesap edilen faizin ilâvesiyle ödenmeyen tutarın 1.036.000 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin ödeme yapılması için girişimlerde bulunduğunu, ancak davalının 714.690,60 TL bedelli fatura için 504.000 TL kısmi ödeme yaptığını,
müvekkili tarafından ----------- sayılı dosyası ile 1.036.000 TL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davalının 03-06-2022 tarihinde haksız şekilde itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı her ne kadar borçlu olmadığını iddia etmekteyse de faturaları defterlerine işleyerek borçlu olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini, davalının yasal süresi içinde faturalara itiraz etmediğinden münderecatını kabul etmiş sayılacağını, adi faiz oranının da % 9 olduğunu, arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını iddia ederek;
itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -------- markasının sahibi olan müvekkilinin eğitim ve öğretim hizmetlerini en iyi şekilde yapmak için farklı firmalardan hizmet aldığını, aldığı hizmetlerden doğan yükümlülüklerini de eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının başlattığı icra takibinin hukuken geçerli bir dayanağının bulunmadığını, takip konusu faturalardan ötürü müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlayacak delil sunmadığını, fatura içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğini, teslim ve ifanın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini,
faturaların itiraz edilmeyip defterlere kaydedilmesinin hizmet alımını kanıtlamak için yeterli olmayacağını, bu konuda Yargıtay kararları bulunduğunu savunarak; haksız davanın reddine, talep edilen tazminatın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile. İİK 67 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan davalının kendisinden------- tarihlerinde ürün satın aldığını, ürün karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, ödenmeyen bu tutar üzerinden adi yasal faiz yürütüldüğünü, 37.443,65 TL.yasal faiz hesap edildiğini, böylelikle ödenmeyen toplam tutarın 1.036.000,00 TL. olduğunu, bu nedenle davalı hakkında alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı tarafça haksız yere itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş,
davalı ise takibe konu faturalara dair herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura içeriklerinin kendilerine teslim edilmediğini, faturalara itiraz edilmemesinin ve faturaların ticari defterlere işlenmiş olmasının da hizmet alımını kanıtlamaya yeterli olmadığını savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 01/02/2023 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanıp bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.----- takip dosyasında davacının davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin tebliğ ile davalının süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği,
mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davacı ve davalının ------ formları getirtilerek incelenmiş, tarafların takibe konu tüm faturaları ---- sunduğu ----- bildirdiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki ticari satış ilişkisinin -------- tarihli satış sözleşmesine dayandığı, sözleşmenin 5. Maddesinde ücret ve ödeme şeklinin kararlaştırıldığı buna göre
"MADDE 5. ÜCRET VE ÖDEME ŞEKLİ
5.1. İşbu Sözleşme kapsamında Satıcı tarafından Sözleşmeye uygun şekilde teslim edilen ve teslimatı Alıcı tarafından kabul edilen 58 adet ----------- ürünleri için Alıcı toplam ve sabit 78.800,00 € + KDV bedel ödeyecektir.
5.2. Sözleşmenin taraflarca imzalanmasına müteakip aynı gün içerisinde KDV hariç sözleşme bedelinin%20 si avans olarak Satıcının bildirdiği ---- nolu hesabına havale yolu ile ödenecektir.Kalan bakiye Fatura bedeli doğru içeriğe sahip olan ve yasal usulüne uygun bir şekilde düzenlenmiş faturanın Alıcıya tebliği üzerine aşağıda belirtilen vadelerde, Satıcının bildirdiği ---- hesabına havale yolu İle ödenecektir.
1-%25 ---- 2-%25 — --- ,3-%25--- --- ,4--%25-- -------
5.3. Ödemeler, ödeme günündeki ----döviz satış kuru baz alınarak yapılacaktır. EURO kurunun sözleşme tarihindeki kuru aşması durumunda, ödeme günündeki ------ kuru satış rakamının %7 fazlası ile bir cap (üst sınır) belirlenecektir ve ödeme bu tutar üzerinden yapılacaktır.
5.4. Satıcı, her ne nam ve sebep altında olursa olsun işbu Sözleşme'nin 5.1.'nci maddesinde kararlaştırılan bedelin artırılmasını veya bu bedele ek ödeme yapılmasını talep etmeyeceğini kabul,beyan ve taahhüt eder." şeklinde kabul edildiği,Sözleşmenin 6. maddesinin"6.1.
Satıcı, ürünlerin işbu Sözleşmede kararlaştırılan teslimat tarihinden sonra teslim edilmesi yahut işbu Sözleşmede kararlaştırılan nicelik veya nitelikte teslim edilmemesi halinde teslim edilmeyen ürünlerin toplam bedelinden geçirilen her gün için aylık %5 faiz üzerinden hesaplanacak şekilde tutarında cezai şartı Alıcıya derhal, nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.Alıcı ödeme günlerini geçirmesi halinde geçirilen her gün için aylık %5 faiz üzerinden hesaplanacak şekilde günlük gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
Doğacak her türlü zarar alıcıya fatura edilecektir." şeklinde olduğu,Sözleşmenin 3 maddesinde ise TARAFLARIN HAK VEYÜKÜMLÜLÜKLERİNİN belirlendiği 3. maddenin "3.1.
Satıcı özellikleri, niteliği ve sair bilgileri EK-1 Sipariş Formunda belirtilen -----------” ürünlerinden, işbu Sözleşmeye ve Alıcı'nın siparişlerine uygun bir şekilde Alıcıya eksiksiz, her türlü ayıptan ari bir şekilde ve zamanında Ek-2 Dağılım Listesi'nde belirtilen adreslere teslim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.
3.2. Satıcı özellikleri, niteliği ve sair bilgileri EK-1 Sipariş Formunda belirtilen -------- ürünlerinden en geç 15/12/2021 tarihinde eksiksiz, hasarsız ve her türlü ayıptan ari bir şekilde Ek-2 Dağılım Listesi'nde belirtilen adreslere teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder. Ana üretici veya gümrük işlemleri kaynaklı gecikmelerde satıcının önceden haber vermesi şartıyla teslimat sürelerinde uzatma yapılabilir.
Sözleşme imza tarihinden itibaren teslimat süreleri 4 - 6 hafta olacaktır.3.3.
Satıcı, ürünlerin işbu sözleşmenin 3.2.'nci maddesinde yahut sipariş formunda belirlenen tarihte yahut işbu Sözleşme koşullarına uygun olarak teslim edilmemesi halinde Alıcının işbu sözleşmeyi hiçbir önele ve ihtara gerek olmaksızın haklı olarak feshetme ve müspet zararının tazminini talep (ki bu miktar Sözleşme bedelinin %5 inden aşağı olamaz) etme yahut ürünlerin derhal teslim edilmesi ile birlikte gecikme tazminatını talep etme hakkı bulunduğunu kabul,
beyan ve taahhüt eder."şeklinde belirlendiği anlaşılmıştır.Her iki tarafın 2022 yılı ticari defter ve dayanak kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak taraf iddia ve savunmaları uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu ettiği faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı ve var ise miktarının belirlenmesi yönünden mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen kök raporda bilirkişi davacının icra takibine dayanak yaptığı 5 adet faturanın davacı taraf defter kayıtlarında mevcut olduğunu, davalı şirketin ---- tarihinde davacı şirketin banka hesabına ------ tarihinde de ---gönderdiğini,
iki havalenin toplamının ---- olup, toplam ---Fatura bedelinden düşümü ile davacının ----alacağı kaldığını, davacının----bedelli faturasının, davalı şirketin defterlerinde kayıtlı, ----bedelli faturasının ise kayıtlı olmadığını, davacının ---------son üç faturasının ise gecikme bedeline ilişkin olup taraflar arasında gecikme bedeli ödeneceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi iki taraf arasında, gecikme bedeli ödenmesi konusunda bir teamül de oluşmadığını, davalı tarafın bu faturaları defterlerine işlemişse de, akabinde iade faturası düzenleyerek,
davacıya olan borcundan çıkardığını, sonuç olarak davalının ----- faturadan ötürü davacı şirkete borçlu olduğunu bu faturaya karşılık yaptığı ---- ödeme düşüldüğünde davalının ---- tutarında davacı şirkete karşı borçlu kaldığını, davalı şirketin de kendi kayıtlarında davacı şirkete ----borçlu göründüğünü belirtmiştir.Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkememizin 04/10/2023 tarihli duruşmasında "Dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının takip dayanağı yaptığı 31/01/2022 tarihli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,
bu faturaya istinaden davalının kısmi ödeme yaptığı, buna karşılık diğer 14/02/2022 tarihli faturanın ise davalı defterlerinde kaydının olmadığı, gecikme bedeli faturalarının da davalı tarafça önce deftere kaydedilip sonra iade faturası düzenlendiği tespitinin yapıldığı,
raporda dayanak tüm faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildiriminin yapıldığı hususunun hiç değerlendirilmediği ve ayrıca davacı ile davalı arasında ticari satış ilişkisi olup gecikme bedeli faturalarının ödenmeyen tutarlara yasal faiz yürütülmek suretiyle düzenlendiğinin davacı tarafça beyan edildiği göz önünde bulundurulup bu gecikme faturalarının hangi fatura bedeline istinaden düzenlendiğinin tespitinin yapılmadığı da (gecikme bedeli faturalarının 26/11/2021 tarihli satış sözleşmesinin 2, 3,
4. Taksitlerinin ödenmemesinden kaynaklı olduğu faturalarda yazılı olmakla) belirlenmekle taraf itirazları ve mahkememizin yukarıdaki tespitleri dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmasına, takdiri mahkememize ait olmak üzere TTK'nun 1530/4 maddesi ile sayılan bentlerin olaydaki uygulama yeri tartışılıp gecikme bedeli faturalarının bu kapsamda değerlendirilmesine" karar verilmiş , bilirkişi tarafından düzenlenen 1. Ek raporda 24-11-2021 tarihli sözleşmenin eki olan sipariş listesinde ------sıra numaralarında kayıtlı ürünlerin ----- bedelli ilk faturanın muhteviyatı olan malla olduğu,
faturanın sipariş listesindeki döviz bedeline uyularak Türk Lirası bazında düzenlendiği, davalının faturayı defterlerine kaydettiği ve katma değer vergisini indirim konusu yaptığı ve faturaya karşılık 504.622,88 T.L.
Ödediği, Sipariş listesinde 1, 3 ve 4 sıra numaralarında kayıtlı ürünlerin ise -------- sı bedelli ikinci faturanın muhteviyatı olan mallar olup faturanın davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığını, Sözleşmede, davacının sipariş listesindeki ürünleri en geç 15-12-2021 tarihine kadar, eksiksiz, hasarsız ve her türlü ayıptan ari vaziyette dağıtım listesinde belirtilen adreslere teslim etmeyi taahhüt ettiğini, yine sözleşmenin aynı maddesinde;
sözleşme imza tarihinden itibaren teslimat sürelerinin 4 — 6 hafta olacağının belirtildiğini, (Madde:3.2).buna göre teslimin 05-01-2022 tarihine kadar yapılması gerektiğini, faturalar 31-01-2022 ve 14-02-2022 tarihlerinde düzenlenmiş olmakla gecikme olduğu izlenimi çıktığını, davacı şirket12-12-2022 tarihinde,----- numarasıyla davalı şirkete ihtarname göndermişse de, ihtarnamede herhangi bir rakam yazılı olmadığını, Sözleşmede bedelin % 20'sinin avans olarak,
kalan bedelin de;------tarihinde ödeneceğinin yazılı olup bunun için faturanın doğru bir şekilde kesilmiş ve tebliğ edilmiş olması şartı getirildiğini, ilk faturanın tarihi---- olup, malların tesliminde ve faturanın kesilmesinde sözleşmeye göre gecikme söz konusu olduğunu, malların teslimi için öngörülen en son tarih -----olup bu tarih itibarıyla teslimin yapıldığının kanıtlanmadığını,
belirterek kök rapordaki görüşlerini koruduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.Bilirkişi ek raporunun tebliği ile izleyen ------ tarihli duruşmada mahkememizce bu kez "3-Davacı vekilinin rapora karşı beyan süresinin dolmasından sonra rapora itiraz etmesi halinde aynı zamanda davalı taraf itirazlarının da karşılanacağı şekilde mevcut bilirkişiden rapor alınmasına, bunun yanı sıra takdiri mahkememize ait olmak kaydıyla dosyada toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde davacının takibe konu ettiği faturaların tamamının davalı tarafından ---- bildiriminin yapıldığı,
bu faturalardan --- tarihli olanın davalı defterlerinde kayıt altına alındığı, kısmi ödemesinin yapıldığı, ----tarihli faturanın davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafından vergi dairesine bildiriminin yapılmış olduğu, gecikme bedeli adı altında düzenlenen faturaların da davalı tarafından vergi dairesine --- formu ile bildirilip defterlere kaydının yapıldığı, sonrasında bu 3 gecikme bedeli faturasının karşılığı iade faturası düzenlendiğinin bilirkişi raporunda ifade edilmiş olduğu ancak dosya kapsamında iade faturalarının mevcut olmadığı anlaşıldığından
A-Davacının ----- formu ile vergi dairesine bildirilmiş olmasının ve düzeltme beyanı bulunmaması karşısında ---- formu ile ---- bildirilen fatura içeriğinin malların teslimine karine teşkil ettiği hususunun raporda tartışılması,
B-Gecikme bedeli faturalarının davalı defterlerinde kayıt edildiği ve sonrasında davalı tarafından iade faturası düzenlendiği bilirkişi raporunda belirtilmekle birlikte iade faturalarının faturaya itiraz süresi içerisinde düzenlenip düzenlenmediği, iade faturalarının davacı tarafa tebliğ edilip edilmediği, iade faturalarının davacı defterlerindeki kayıt durumunun raporda tartışılmadığı, söz konusu iade faturalarının dosyada mevcut olmadığı ve yine bu faturaların davalı tarafça -------- bildirilmiş olup düzeltme beyanı bulunmamasına karşılık aynı şekilde iade faturalarının da davalı tarafından vergi dairesine bildirilmemiş olması gözetildiğinde gecikme bedeli faturalarının davalı tarafça benimsenmiş kabul edilip edilmeyeceği hususunun raporda tartışılması,
C-Mahkememizin bir önceki ara kararında yazılı olmasına rağmen TTK 1530/4 maddesinin olaydaki uygulamasının raporda tartışılmamış olduğu anlaşıldığından bu hususun bilirkişi tarafından değerlendirilerek gerekçeli ve denetime elverişli şekilde hazırlanacak ek raporun mahkememize sunulması için dosyanın bilirkişşiye tevdine, ücret takdirine yer olmadığına, rapor ibrazı için 1 aylık süre verilmesine,
rapor sunulduğunda HMK 281 maddesi şerhi ile birlikte tebliğe çıkarılmasına," şeklinde ara karar oluşturulmuş sunulan -------tarihli 2. Ek raporda bu kez bilirkişi tarafından "...Kök ve ek raporlarımdan sonra davacı şirket malların davalı şirketin okullarına gönderdiğine ------ belgelerini, teslim tutanaklarını ve teslime ilişkin yazışmaları sunmuştur. Bu şekilde davacı şirket mal satışlarına ilişkin faturalarından kaynaklanan alacaklarını kanıtlamış olmaktadır.
Mal satışı ile ilgili iki faturanın toplamı (714.690,60 T.L. + 721.714,57 T.L.) 1.436.405,17 TL. sıdır.-------Önceki raporlarımda davacının ilk faturadan ötürü kalan alacağı 210.067,72 TL. olarak hesaplanmıştır. Davacı daha sonra sunmuş olduğu belgeler ile ikinci faturasıyla ilgili 721.7 14,57 TL. lık alacağını da kanıtlamıştır.
Bunlara göre davacı şirketin toplam asıl alacağı 931.782,29 T.L. sı olmaktadır" şeklinde beyanda bulunulduğu, gecikme bedeli faturaları yönünden ise önceki raporlardaki görüşlerini tekrar ettiği görülmüştür.Sunulan 11/06/2024 tarihli 2. Ek rapora yönelik itirazların karşılanması, ibraz edilen belgelerin ve uzman görüşünün incelenmesi ve mahkememizin ---- tarihli duruşma ara kararlarında belirtilen tüm hususların gerekçeli ve denetlenebilir şekilde cevaplandırılması için bilirkişiden 3. Kez ek rapor alınmış , 2. Ek rapordaki hususların tekrar edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama toplanan deliller taraf vekillerini beyanları bir arada değerlendirildiğinde taraflar arasında yazılı olarak ürün satışına ilişkin sözleşme imzalanarak ürün teslimi ve bedelinin ödenmesi hususlarının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacının sözleşmeye konu ürünleri düzenlediği ----- bedelli faturalar ile teslim ettiğini davalının kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek bakiye bedeli talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı taraf ise ürün teslimini kabul etmemektedir. Davacının dayandığı ve takibe konu olan ----- bedelli faturası davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olup aynı zamanda davalı tarafından ----- formu ile bildirimi yapılmış olan faturadır. Bu durumda davalının defterine kaydedip --- bildirimini yaptığı bu fatura konusu emtianın davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından düzenlenen ------ bedelli fatura ise davalı yanın defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte gerek davacı tarafça sunulan kargo evrakları ile yazışmalar ve gerekse davalı tarafından bu faturanın da ----- ile bildiriminin yapılmış olması, davalı tarafça düzeltme beyanının verilmemiş olması karşısında faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının takibe konu ettiği faturalardan ikisi ürün satışına ilişkin iken diğer üçü ise gecikme bedeli faturası olarak düzenlenmiştir. Davalı yan bu faturaları da ticari defterlerine kaydetmiş yasal süre içinde itiraz etmeyip ----- bildirimini yapmış, takip ve dava tarihi sonrasında 22/11/2022 tarihi itibariyle düzenlediği iade faturaları davacı tarafa göndermiş ve davacı tarafça itiraz edilmiştir.
Davacı vekili sunduğu 26/06/2024 tarihli dilekçesinde "...Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1 cezai maddeler kapsamında yapılmayan ödemeler için aylık %5 gecikme tutarı belirlenmiştir. müvekkilim ilk 3 gecikme faturasını kestikten sonra,
davalı şirket, okulun yeni bir firmaya satışı yapıldığını ve artık tüm borcun ödeneceği sözü verdiği için gecikme faturalarının düzenlenmesi durdurmuştur. davalı bu 3 faturaya yasal süresi içinde itiraz etmemiştir. iş bu dava açıldıktan sonra danışma bedeli şeklinde gecikme bedelleri kadar müvekkilime fatura kesilmiş ancak müvekkilim hem elektronik olarak itiraz etmiş hem de noterden böyle bir hizmet almadığına dair ihtarname yollamıştır.
Davacı müvekkilim iş bu davaya konu sözleşmenin 6.1 maddesini uygulayarak ---- numaralı fatura ile 42 günlük gecikme bedeli olarak ------günlük gecikme bedeli olarak 5.741 TL olmak üzere 3 adet gecikme faturası kesmiştir.
Müvekkilim taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak gümrükte malların beklemesi nedeniyle kısa süreli gecikme olsa da davalı yan ürünlerin teslimini kabul etmiş sözleşme ek -2 de belirtilen kişiler tarafından ürünler teslim alınmış ve hatta halen davalı yanca ürünler kullanılmaktadır. Kısa süreli teslimattaki gecikme nedeniyle davalı yanın sözleşmeden dönme ya da başka bir yasal yola başvurması söz konusu değildir.
Taraflar ürünlerin eksiksiz olarak teslimini sözleşmenin uygulanması için yeterli görmüşlerdir.
Tüm ürünler ayıpsız olarak davalı yana teslim edilmiştir. ------ tarihli 2. ek bilirkişi raporunda ürünlerin teslim tarihi konusunda, müvekkilimin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirilmediğini iddia etse de; taraflar arasında imzalanan sözleşme 5.1 inci maddesinde teslimatın alıcı tarafından kabul edilmesi ile davacı şirketin ödeme edimini yerine getirmeyi kabul ettiği anlaşılacaktır.
Dilekçemiz ekinde sunulan mailleşmelerde de anlaşılacağı üzere müvekkilim tarafından ürünlerin geç teslimi söz konusu değildir aslında. Çünkü taraflar teslim tarihlerini günün şartlarına göre yazışma içeriklerinden de anlaşılacağı üzere güncellemişlerdir. Aksi bir durum olsa idi davalı yan cezai şartı işleme koyardı. Bu nedenle ürünlerin tamamı teslim edilmesine rağmen hali hazırda dahi ödeme yapmayan davalı yanın cezai şart olarak her ay gecikme bedeli ödemesi gerekmektedir.
Kaldı ki; davalı şirket bu gecikme faturalarına itiraz etmemiştir. İş bu dava açıldıktan sonra gecikme faturalarının kesilmesinden yaklaşık 9 ay sonra davacı şirkete “Danışmanlık Gideri” olarak not kısmına “GECİKME BEDELİ-İADE OLACAK” şekilde aşağıdaki faturalar düzenlemiştir ama müvekkilim davacı şirket herhangi bir danışmanlık hizmeti almamıştır.
Ve dolambaçlı olarak sözleşmenin cezai şartı olan gecikme bedellerine karşılık olarak müvekkilimce kesilen fatura bedellerine denk gelecek şekilde danışmanlık gideri adı altında müvekkilim davalı şirketten hizmet almışçasına yeni faturalar kesmiştir. Her ne kadar davalı yan bu kestiği faturaları itiraz olarak nitelendirse de cezai şart olarak kesilen gecikme faturalarına da hiç bir yasal itiraz söz konusu değildir.
Dosya içeriğine de bakıldığında görülecektir ki davalı yanın müvekkilimce kesilen hiç bir faturaya yasal bir itirazı bulunmamaktadır. Bu çok doğaldır. Çünkü teslim edilmeyen bir ürün yoktur. Sadece dava açıldıktan sonra sayın mahkemenizi yanıltmaya yönelik itiraz diye nitelendirdikleri ancak asla itiraz olacak kabul edilemeyecek, davalı tanca danışmanlık gideri adı altında kesilen bir fatura söz konusudur.
Ki bu faturaya da tüm itirazlarımız süresi içinde yapılmış ayrıca böyle bir borcumuzun bulunmadığına dair noterden çekilen ihtarnamemiz dosya kapsamına sunulmuştur. "şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce de tüm dosya kapsamı ve sunulan deliller, dayanak sözleşme hükümleri bir arada değerlendirildiğinde takip konusu gecikme bedeli faturalarının davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği, davacı yanın sözleşme konusu ürünleri teslim ettiği ve davalı yanın kısmi ödeme yaptığı, bakiye tutarı ise sözleşmede belirtilen tarihlerde ödemediği, bilirkişi tarafından ürünlerin davacı tarafça geç teslim edilmiş olması nedeniyle davacının gecikme için talepte bulunamayacağı belirtilmiş ise de davalının bu yönde sözleşme ile kendisine tanınan hakları kullanmayıp malları teslim aldığı,
dolayısıyla bilirkişinin bu görüşünün yerinde olmadığı, davalının bu faturaları defterlerine de kaydettiği ve süresinde itiraz etmediği, davadan sonra iade faturası düzenlemesinin sonuca etkili olmayacağı; davalının bu faturaları benimsemiş olduğu, davalının bu faturalar nedeniyle davacı tarafa borçlu olduğu sonucuna varılmış, ancak bu faturalar sözleşmede kararlaştırılan ödeme günlerine göre fatura tarihlerine kadar yasal faiz işletilmek suretiyle oluşturulduğundan bu fatura bedelleri yönünden takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi uygun görülmeyerek,
davalı tarafça yapılan 504.622,88TL ödemenin düşümü ile bakiye 998.424,29 TL üzerinden davalının takibe itirazının iptali ile, takibin bu tutar üzerinden devamına, hükmedilen 931.782,29 TL'lik asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren olmak üzere, yasal faiz yürütülmesine, Aşan talebin reddine, alacak likit ve davalı taraf itirazında haksız olduğundan hükmedilen tutarın %20'si oranında 199.684,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Davalı tarafça kötü niyet tazminat talebi talep edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının -------- sayılı takip dosyasında itirazının 998.424,29 TL üzerinden İPTALİ İLE, takibin bu tutar üzerinden DEVAMINA,
Hükmedilen 931.782,29 TL'lik asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren olmak üzere, yasal faiz yürütülmesine,
Aşan talebin REDDİNE,
2-Hükmedilen tutarın %20'si oranında 199.684,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
3-Davalı tarafça kötü niyet tazminat talebi talep edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına,
4-Karar harcı 68.202,36 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 12.761,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 55.440,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 12.761,66 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 92.20 TL ilk masraf, 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 333,00 TL müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.925,20 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre (%99.93) takdiren tamamının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 151.779,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 622,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre (%99.93) takdiren tamamının davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
11-Davacı ve davalı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/695, K. 2025/70, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama