KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/503
- Karar No
- 2024/236
- Karar tarihi
- 14 Mart 2024
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/503 Esas
KARAR NO:2024/236
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/07/2023
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından davacı aleyhine, ----- dosyası ile takip başlattığını, davacının davalı tarafla hiçbir ticari bağının bulunmadığını, icra takibinin alacaklısı olan tarafa hiçbir borcunun olmadığını belirterek, davacının ----- sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Tarafların tacir olmadığını, dolayısıyla huzurdaki davada ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin Asliye Hukuk mahkemelerinin olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisinin banka kayıtları ile sabit olduğunu belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava,------- sayılı dosyası nedeniyle davacının borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasından ibarettir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.Tüm dosya kapsamı incelendiğinde.
Dava dilekçesinde iddia edildiği üzere, icra takibine konu 30.000,00 TL miktarda diğer malzeme bedeline ilişkin karşılık malzemelerin davalıya teslim edildiğinin, bu nedenle davalıya borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, gelen müzekkere cevaplarından davacı ve davalının ticaret işletme kaydının bulunmadığı, davacının esnaf olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, mal alış satış toplamının 213 Vergi Usul Kanunu 177. maddesi ve Bakanlar Kurulu kararında belirtilen tutarların altında kaldığının tespit edildiği, davacı ve davalının tacir olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı,
davacının bu yönde bir iddiası olmadığı gibi davalının da ticari ilişki bulunmadığına dair savunmalarının bulunduğu anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin Nöbetçi --------- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 1. maddesi uyarınca davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın usulden REDDİNE,
2-Yasal süre içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli -------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin HMK 331/2 md. uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/03/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/503, K. 2024/236, 14 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama