KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/77
- Karar No
- 2024/661
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
1.277 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/77 Esas
KARAR NO:2024/661
DAVA
Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:30/01/2023
KARAR TARİHİ:17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket, ticari olarak kullanmak amacıyla davalıdan-------------- bulunan zemin kat ---------- numaralı dükkan nitelikli bağımsız bölümü satın aldığını, davalı tarafından, dükkanın alt katında bulunan depoya inişin müvekkiline verilen yapı planında------- gösterilen yerden üstten verileceğine dair müvekkil şirkete taahhüt verilmiş ise de, taahhüdün yerine getirilmediği,
depoya inişin dışarıdan yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan ölçümlemede tapuda gösterilen metrekarenin gerçek ile uyuşmadığı takribi 18m2 lik bir kayıp olduğunu, bu durumun gizli ayıplı olduğunu, bu hususta davalıya ----yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ------- Ofisine başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını iddia ederek.
Gizli ayıp niteliğinde olan dava konusu taşınmazın metrekaresinin tapudaki gözükenden takribi 18m? eksik olması dolayısıyla ayıp, davalı tarafından müvekkil şirkete verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi dolayısıyla sözleşmeye aykırılık sebepleriyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf dava dilekçesinde dava konusu taşınmaza ilişkin müvekkil şirketçe depoya inmenin üstten verileceğinin taahhüt edildiğini iddia etmiştir.
Bu iddiasına dayanak olarak ise taşınmazın yapı planına konulan --------işaretini delil olarak göstermiştir. Burada önemle belirtmemiz gerekir ki müvekkilimizin davacı tarafa konuya ilişkin hiçbir şekilde taahhüdü olmamıştır. Davacı taraf dava konusu taşınmazı şu anki haliyle görerek satın almıştır. Kaldı ki iki tarafın da tacir olduğu somut olayda davacının iddiasındaki gibi konuya ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme yapılmaması da hayatın olağan akışına aykırıdır.
Davacının işbu gerçeklikten uzak sebeplere dayanarak zarara uğradığını beyan etmesi ve bu sebeple müvekkilden zararın tazminini talep etmesi kabul edilemez. Zira belirtmiş olduğumuz gibi müvekkilin davacıya yönelik bu yönlü hiçbir taahhüdü olmamıştır.
Bu sebeple davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.Tanık ----- beyanında: "davalı firma babamın ve kardeşlerimin ortağı olduğu benim de çalışan olduğum şirkettir, davacı taraf satıştan önce yaklaşık bir ay önce satış için ofisimize bir emlakçı ile birlikte gelmiştir, yaklaşık 1 ay boyunca gerek fiilen satış konusu yere giderek gerekse sözleşme üstünde inceleme yaparak dava konusu yerleri satın almıştır. Herhangi bir ayıp söz konusu değildir.
Davacı satış zamanında iskan alınmıştı. Satılan yerlerin yapı denetimden alınan onaylı ve belediyeden alınan iskanı mevcuttur. Son aşamada davacıya ben sözleşmeyi sesli olarak da okudum, davacı da bunu imzaladı.
Davacı burayı alırken --------- kiraya vereceğini ve yeri lazer ile ölçerek satın aldığını sözleşmeyi okuduğumda beyan etti, bu hususlar sözleşmede de mevcuttur.------------ kiraya verileceğini davacı beyan etmesine rağmen üstten giriş verileceğine dair herhangi bir taahhüt yoktur. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık -------- beyanında: "davacı benim arkadaşım olur.
Ben davacıya dava konusu yer satın alması konusunda ön ayak oldum, davacı dava konusu yeri kurumsal firmalara kiraya vermek için satın almıştı. Davacı dava konusu yeri almaya niyet edince davacı ben ve emlakçılarla birlikte davalıların ofisine gittik, pazarlık yaparak satış bedeli konusunda anlaşma sağlandı. Sözleşmenin imzalanması esnasında davalı tarafa bir kısım sorular soruldu.
Sorulardan bazılarını ben sordum, davacı ben ve emlakçılar önce dava konusu yeri fiilen bakmaya gittik, yeri gördükten sonra sözleşmeyi imzalamak için davalının ofisine gittik, dava konusu yere gidip baktığımızda alt kat ile üst kat arasında içeriden bağlantı merdiveninin olmadığını gördük, dava konusu yerin alt katında depo bulunmaktadır ancak depoya dükkanın içerisinden iniş olmayıp dükkandan dışarı çıkıp yapının etrafını dolaştıktan sonra ayrı bir giriş bulunmaktaydı.
Davalının ofisine gittiğimizde kurumsal kiracıya kiralayabileceğimiz konuşuluyordu ancak -------------- olduğu o esnada belli değildi.
Davalıya kurumsal kiracıya dava konusu yerin kiraya verileceğini dükkanın içerisinden alt katta bulunan depoya içeriden merdiven açılıp açılamayacağını sorduk, davalı şirket yetkililerinden---- bize merdiven açılması konusunda ------tarafımızca başvuruda bulunup gerekli bağışları yaptığımızda belediyenin buna onay verebileceğini hatta hemen yan dükkanda kurumsal bir zincir marketi kiraya verilen yerin içerisine aynı şekilde asansör ve merdiven açtırdıklarını söyledi.
Davalının ofisindeyken dava konusu yerin mühendislerinden ismini ---- olarak hatırladığım kişi proje üzerinde bize istersek asansör veya merdiven açabileceğimiz yerleri hesap ederek gösterdi.Şuan bana göstermiş olduğunuz tapu senedi ekinde bulunan proje üzerinde merdiven ve asansör açabileceğimiz yerler gösterildi, biz sözleşme imzalanmadan önce dava konusu yerde fiilen bir ölçüm yapmadık, sözleşme imzalandıktan ve satış olduktan yaklaşık 1 ay sonra ---------- ile anlaşınca fiilen ölçüm yaptık, gelen mimar ekibi tapuda yer alan depo kısmının metrekaresinin fiili durumunun uygun olmadığını ve eksik olduğunu söyledi.
Biz ölçümü apartman yöneticesinin satıştan yaklaşık 1 ay sonra dava konusu yeri gezerken ısrarla buranın metrekaresini ölçün demesi üzerine ölçümde bulunduk, ayrıca davalı taraf her ne kadar satış öncesi ve sözleşme imzalanmadan önce projje üzerinde merdiven ve asansör açabileceğimiz yerleri göstermiş ise de satıştan yaklaşık 1 aylık zaman diliminde belediyeye gittiğimizde merdiven ve asansör açamayacağımızı öğrendik.Davacı taraf her ne kadar kurumsal firmalara kiraya vermek için bu yeri satın almış ise de davalı tarafın göstermiş olduğu projedeki ve tapudaki metrekarelere güvenerek satış gerçekleşmiştir.
Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak İnşaat mühendisi, nitelikli hesaplama uzmanı ve kadastro teknikeri bilirkişiler 10/06/2024 tarihli raporunda özetle.
Davaya konu ---------katta bodrum katta depo eklentisi olan----- numaralı dükkanı davacı taraf davalıdan 12.04.2022 tarihinde satın aldığı, taraflar arasında dava konusu taşınmazın alım-satımına ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, davalı yüklenicinin---- parseldeki binanın eksik ve kusurlarını gidereceğine daire --------yevmiye numaralı “Müteahhitlik Sorumluluk Taahhütnamesi” nin düzenlenmiş olduğu, taahhüt edilen toplam 17 kalem eksik ve kusurlu veya giderilmesi gereken iş kalemleri arasında, huzurdaki----- dükkanın bodrum kattaki deposuna dükkandan giriş yapılmasının yer almadığı,
söz konusu taahhütnamenin dava konusu dükkanın satışı tarihinden önce düzenlenmiş olduğu, onaylı mimari projede dükkan katından bodrumdaki deposuna bağlantı bulunmadığı, keşif esnasında dükkanın onaylı mimari projesine uygun olduğunun görüldüğü, yerinde yapılan ölçümlere göre mimari projedeki ve davacının sunmuş olduğu tapudaki net alanların verilmiş olduğu, iddia edildiği gibi 18,00m? civarında bir eksikliğin bulunmadığı, bu durumda; davacının satın alınan malı görüp mevcut haline göre pazarlık yapıp fiyatın belirlenmesinin esas olduğu,
üst kattan alt kata merdiven yapılıp bağlantı yapılmamasının ayıplı olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmakla, davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığını beyan ve rapor etmiştir.Mahkememizce 29/05/2024 tarihinde davaya konu mahalde keşfin yapıldığı, gerekli inceleme ve notların aldırıldığı görüldü.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE:Davaya konu taşınmazı davacı tarafın 12.04.2022 tarihinde satın aldığı, taraflar arasında taşınmazın alım satımına ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, yine davalı yüklenicinin taşınmazın bulunduğu--------- binanın eksik ve kusurlarını gidereceğine dair "Müteahhitlik Sorumluluk Taahütnamesi" adı altında ---------- ihtarname gönderdiği ancak taahhüt edilen on yedi kalem eksik ve kusur arasında davaya konu----- zemin katta bodrum katta depo eklentisi olan ------numaralı bağımsız dükkanın bodrum kattaki deposuna dükkandan giriş yapılması hususunun bulunmadığı gibi ilgili taahhütnamenin dükkanın satışından önce düzenlendiği,
mahkememizce yapılan keşifte onaylı mimari projede dükkan katından bodrumdaki depoya bağlantı bulunmadığı ve keşifte de bu durumun gözlendiği, keşif mahallinde yapılan ölçümlere göre mimari projedeki ve davacının sunduğu tapudaki net alanlarda iddia edildiği gibi 18 metrekare civarında eksik bulunmadığı, bu halde davacının satın alınan taşınmazı görüp mevcut haline göre alıp fiyatının belirlenmesinin esas olduğu, üst kattan alt kata merdiven yapılıp bağlantı yapılmaması hususunun da ayıp olarak değerlendirilemeyeceği birlikte dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 86,05 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verilip usulen okunup anlatıldı.17/09/2024
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/77, K. 2024/661, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama