KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1008
- Karar No
- 2026/348
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
Karar Metni
1.737 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1008 Esas
KARAR NO : 2026/348
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Borçlu/davalı ---------- Şirketinin, iş sahibi üçüncü kişi olan --------- Şti. ile -------- --------- yük taşımacılığı konusunda anlaşmaya vardığını, daha sonra bahse konu yükün müvekkili firma tarafından alt yüklenici olarak ---------- nakli konusunda davalı/borçlu şirket ile 26.680,00 TL bedel karşılığında ikinci bir anlaşma yapıldığını, anlaşma konusu yükün müvekkili firmaya ait olan --------- ve ----------- plaka numaralı iki kamyon vasıtasıyla --------- nakledildiğini ve teslimat adresi olan -------- İkmal Merkezi'nde İkmal -------- imzasıyla 11.09.2024 tarihinde irsaliye evrakı düzenlendiğini,
yapılan teslimat sonrası iş sahibi olan ----------- Şti. tarafından ana yüklenici (borçlu/davalı) şirkete ödeme yapıldığını, bu hususta 11.09.2024 tarihinde davalı firma tarafından----------VK No'lu --------- Şti. adına düzenlenen fatura olup olmadığının --------- Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak sorulmasını ve varsa faturanın celbini talep ettiklerini, ---------- Şti. tarafından 11.09.2024 tarihinde ana yüklenici borçlu/davalı firmaya nakliye bedelinin ödendiği bilgisinin müvekkiline verilmesinin ardından 12.09.2024 tarihinde 26.680,00 TL bedelli faturanın müvekkili tarafından düzenlenerek borçlu/davalı şirkete gönderildiğini,
ancak davalı/borçlu şirket tarafından kabul edilen ve herhangi bir itirazda bulunulmayan bahse konu faturaya rağmen ödeme yapılmaması üzerine ---------- İcra Müdürlüğü'nde ---------- sayısıyla icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu firma vekili tarafından yapılan itiraz sonucu icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili firma yetkililerinin davalı/borçlu şirketi araması üzerine borcun kabul edildiğini, ödemenin yapılacağını ancak nakit problemi sebebiyle zamana ihtiyaçları olduğu bilgisinin mesaj yoluyla verildiğini, yapılan haksız itirazın gerçeği yansıtmaması,
hiçbir hukuki dayanağının bulunmaması ve tahsilatı geciktirme amacıyla kötü niyet taşıması sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla, davalının kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın, alacaklı olduğunu iddia ederek icra takibi başlattığını ve itiraz üzerine işbu davayı açtığını, ancak davacı taleplerinin, ödeme şartlarının netleşmediği bir süreçte ve hukuka aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, davacı tarafça sunulan irsaliyenin, taraflarınca imzalanmamış olduğunu, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, teslimatın kesin olarak gerçekleştiğini ispatlayan bir belge niteliğinde olmadığını, Davacı vekilinin bila tarihli dava dilekçesinden alınmıştır. teslimata dair sunulan tartım fişinin, yalnızca taşınan yük miktarını göstermekte olduğunu,
malın veya hizmetin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğine dair kesin bir delil teşkil etmediğini, ayrıca, teslim edilen malların niteliklerine ve kalitesine ilişkin herhangi bir kontrol yapılmadığı göz önüne alındığında, davacı taleplerinin dayanaktan yoksun olduğunu, şöyle ki.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 21’de faturanın tanımının verilmiş olup faturanın tebliğinden itibaren 8 günlük itiraz süresi ve süresinde itiraz edilmediği takdirde ilgili fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hususunun hüküm altına alındığını, sözlükteki anlamı itibarıyla da faturanın;
yapılmış, verilmiş, gönderilmiş, iş, imal ve hizmeti gösterdiğini, fatura içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu anlamının doğduğunu, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını gelmeyeceğini,uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun, eğer fatura konusu mal ise de teslim edilmiş olduğunun kanıtlanması gerektiğini, Yargıtay’ın bir kararında faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmaması halinde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğacağı,
yani faturanın verilmesine sebep olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceğine hükmettiğini, anılan karara göre sözleşme konusu işin yapılmış olduğunun davacı/alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiğini ve faturanın ticari deftere kaydedilmiş olmasının bile yalnızca karine teşkil etmekte olup her zaman aksinin ispat edilebileceğini, "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada verilen 2.4.2004 tarih ve --------- sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,
dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki mevcut ticari ilişkiden dolayı davalı adına 5600 USD'lik fatura düzenlendiğini, fatura tutarının ödenmemesi üzerine faturaya dayalı icra takibine geçildiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 oranında icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında fatura konusunda ihtilafların bulunduğunu, fatura ve içeriğine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının taşıma edimini yerine getirmediğini, bu bedele hak kazanmadığını, hak kazansa bile taşıma ücretinin 5.000 USD olduğunu, bu hususun gümrük beyannamesinden anlaşıldığını, borcun gerçek yabancı para borcu niteliği taşımadığını, aynen ödeme koşulunun bulunmadığını, fiili ödeme günündeki TL. karşılığının talep edilemeyeceğini, fatura tarihindeki kur üzerinden ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirket adına 6.12.2000 tarihli 5600 USD'lik fatura düzenlediği, faturanın davalı şirket defterine 10.12.2000 tarihinde kendileri hesabına borç, satıcılar hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacının taşıma işini gereği gibi yerine getirmediği ancak, davalının yapılan takipte borç miktarının faturanın düzenlendiği tarih itibariyle 5000 USD olduğunu beyan ve ikrar ettiği, davalının 12.2.2001 tarihli noter ihtarnamesi ile fatura içeriğini kabul etmediğini davacı şirkete bildirdiği,
davalı şirketçe TTK.nun 23. madde hükmü uyarınca 8 günlük sürede faturaya itiraz etmeyerek defterlerine işlemek suretiyle fatura kapsamını aynen kabul ettiği, BK.nun 83/son maddesi hükmü uyarınca fatura bedelinin fiili ödeme tarihindeki kur esas alınarak hesaplanması gerektiği, davalı tarafından takip dosyasına yatırılan 3.413.400.000 liranın belirtilen kur karşılığının 2.394,02 USD olduğu gerekçesiyle, kısmi itirazın kısmen iptali ile icra takibin 3.205,98 USD üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesine dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taşıyanın düzenlediği fatura, davalı taşıtan tarafından süresinde itiraza uğramamış ve takip dosyasında temel ilişki benimsemek suretiyle faturadaki miktarın bir kısmı olan 5000 USD'lik bölüm fatura tarihi esas alınarak ödenmiştir.
Mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı taşıyanın taşıma işini gereği gibi yapmadığının tespitine rağmen, davalı taşıyanın yukarıda yazılı faturayı ticari defterlerine kaydetmesi ve TTK.nun 23. madde hükmünce 8 günlük sürede itiraz etmemesi ve dolayısıyla fatura münderecatının aynen kesinleştiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar; yoksa faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımaz. Uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir. Ayrıca, davalıya tebliğ edilmiş olan fatura içeriğinin kesinleşmesi söz konusu olamaz. Faturanın deftere kaydı taşımanın gerçekleştiğine yalnızca karine teşkil eder.
Bu karinenin aksinin ispatı her zaman olanaklıdır. Somut olayda, taraflar arasında temel ilişkide davalı tarafından davacının edimini yerine getirmediği savunulup uyuşmazlık konusu edildiğine göre, Dairemizin 2.6.2003 gün ---------- nolu ilamına yanlış anlam yüklenerek faturanın kesinleştiğinden söz edilmesi olanaklı değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, taraflar arasındaki temel ilişki olan taşıma ilişkisinde davacının edimini yerine getirip getirmediği hususunda ispat yükünün davacı da olduğu gözetilmek, davacıya ispat olanağı sağlanmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bilirkişi raporunda özetle: Yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler sonucunda davalı yanın ticari defterlerini ibraz etmemesi hakkında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Davalı defterlerinin incelenememesi dolayısıyla taraf defterleri üzerinde karşılaştırmalı olarak inceleme imkanının olmadığı ve bu aşamada davalı nezdinde borç, alacak ve bakiye tespiti yapılamadığı, Rapor içerisinde detayı açıklandığı üzere; davacı yanın talimat ile incelenen ticari defterlerinde, davacının, davalı yandan 2024 yılı kapanış kayıtları itibarıyla 45.820,00 TL alacağının göründüğünü, -------- ile -------- illeri arasında gerçekleştirilen bu taşımacılık ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında olduğunu, bu nedenle;
taraflar arası uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.’nun 4. Kitap – Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiğini, davacı tarafından dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde; taraflar arası sözleşmenin whatsapp üzerinden kurulduğunun tespit edildiğini, davaya konu taşımacılık faaliyetinde birden fazla taşımacının yer aldığını, somut taşımacılık faaliyetinde davalı firmanın alt taşıyıcı, davacı firmanın fiili taşımacı olduğunu, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin TTK – 4. Kitap madde 856/2 hükmüne göre taşıma sözleşmesinin kurulduğunu, yükün, alıcı tarafın taşıma irsaliyesine şerh düşülmeden teslim alındığı tespit edilmiş olup;
yükün alıcıya tam, zamanında ve hasarsız olarak teslim edildiği kanaatine ulaşıldığını, fiili taşımacı davacı firmanın alt taşıyıcı davalıdan; taraflar arasında ----------- yazışmasında belirlenen taşıma 23.000,00 TL lik taşıma için düzenlediğini, 12.09.2024 tarihli ----------- numaralı 26.680,00 TL tutarındaki faturayı tahsil etmesi gerektiği kanaatine varıldığı yönünde oluşan kanaati bildirir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında. 2024 yılı içerisinde Davacı --------- Şirketi tarafından Davalı ---------- Şirketi adına 26.680,00 TL tutarlı ve 19.140,00 TL tutarlı iki adet fatura düzenlenmiş olduğu ve toplam fatura tutarının 45.820,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı ----------- Şirketinin davalı ----------Şirketinden 45.820,00 TL alacaklı olarak 2024 yılı yıl sonu yasal defter kayıtlarının kapatıldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.
Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ve dava konusu takibe ilişkin fatura borcu bulunduğu, davacının alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından faturaların tebliğ edilmediğine ilişkin bir iddia bulunmadığı,
aksine davalının ödemede bulunduğunu iddia ettiği bu hali ile faturaların davalıya tebliğ edildiği ve taşıma irsaliyesinin incelenmesinde fatura konusu hizmetin verildiği kanaatinin oluştuğu, ispat yükünün ödeme iddiasında bulunan davalıda olduğu, ödemenin yazılı delil veya kesin delil ile ispat edebileceği, davalının ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediği, ödemeyi ispatlayamadığı,
davacının davasını tüm bu açıklamalarla davasını ispatladığının kabulü gerektiği,davanın kabulüne karar verilerek davanın kabulüne, davalının--------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmakla, asıl alacak üzerinden % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla, asıl alacak üzerinden % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gerekli 1.822,51 TL Karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.394,91 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 17.535,00 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 26.680,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1008, K. 2026/348, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama