KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/19
- Karar No
- 2024/374
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/19 Esas
KARAR NO: 2024/374
DAVA
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ: 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 10/05/2021 tarihinde davacı müvekkile ait ---- plakalı araç ile---- sahibi ve ---- sürücüsü olduğu ------ plakalı araç arasında kaza meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, karşı tarafın asli kusurlu olduğunu, kaza sonrası ----- plakalı araçta meydana gelen hasar, ----numaralı kasko poliçesi ile sigortalı olduğu davalı -------tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketi eksperince düzenlenen raporda araçta 49.991,51 TL hasar meydana geldiğinin belirtildiğini,
müvekkilin kusurlu olduğu iddiası ile davalı kasko şirketince ödenen 49.991,51 TL hasar tazminatının 43.000,00 TL'si müvekkilin zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine, geriye kalan 6.991,51 TL'si müvekkile rücu edildiğini, müvekkile rücu edilen kısım için -------sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve müvekkilden toplam 10.966,25 TL tahsil edildiğini, davalı sigorta şirketince yapılan hasar ödemeleri müvekkile rücu edildikten sonra karşı araç maliki tarafından aracında meydana gelen değer kaybının tazmini için müvekkile karşı------- Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını,
açılan dava kapsamında kaza yerinde keşif yapılarak bilirkişilerce alınan raporlar doğrultusunda karşı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu 47/c, 57/a, 84/h maddeleri uyarınca ASLİ kusurlu olduğu (%75), müvekkilinin ise 52/a maddesi uyarınca tali kusurlu olduğunun (%25) tespit edildiğini,------ bilirkişisi raporu doğrultusunda davalı müvekkili lehine davanın reddine karar verildiğini, ---- alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin asli kusurunun bulunmadığını,
bu durumda davalı sigorta şirketince------ plakalı araç için yapılan hasar ödemesinin rücu edilmesi sonucu müvekkilden ------ esas sayılı dosyası kapsamında 10.966,25 TL'nin haksız olarak tahsil edildiği, davalı sigorta şirketinin haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilin uğradığı zararın giderilebilmesi için iş bu istirdat davasının açıldığını, açılan davanın kabulü ile,
müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 10.966,25 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına ve yargılama, giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından dayanak sunulan kararın kesinleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini, henüz kesinleşmeyen bir kusur oranı üzerinden müvekkil şirket aleyhinde açılan istirdat davasının usule aykırılık teşkil ettiğini ve burada hukuki yararın bulunmadığını, kusur oranlarındaki değişikliğin kabulünün mümkün olmadığını, davacının %100 asli kusurlu olduğunu,
görevli mahkemenin---- olduğunu, bu yönüyle davanın usulden reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Somut olayda halefiyet ilkesi bağlamında taraflar arasındaki ilişkinin niteliği sigortalı ile karşı taraf arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi sigortalısına ödeme yaptığı anda sigortalısının haklarına halef olduğu ve dolayısıyla bu nednele ödediği tazminatı sigortalısının yerine geçerek kazada kusurlu olan taraftan rücuen tahsil ettiği, bu kapsamda davalı sigorta şirketi sigortalısının gerçek kişi olduğu, davacının da gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari işletmelerini ilgilendiren bir uyuşmaz niteliğinde olmadığı,
davacının yalnızca rücuen ödemiş olduğu bedelin iade edilmesi gerektiğini iddia ettiği, ayrıca davacının tacir niteliğine haiz olduğu ihtimalinde dahi her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı dikkate alındığında huzurdaki uyuşmazlığın ticari bir uyuşmazlık olmadığından davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/19, K. 2024/374, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama